Memduh Bayraktaroğlu
19 Şubat 2021

Tek adam rejimini Demokratik Hukuk Devleti’ne çevirecek çoğunluğu yakalayamamış seçmenler bakalım ne yapacak


Yaşadığımız krizlerin sebebini sadece “tek adama” bağlamak ne derece doğru olabilir ki…

Çok güçlü bir toplum

Çok güçlü bir devlet sadece bir kişi tarafından yıkılabilir mi?..

O tek kişiyi milletin çoğunluğu ve hem de defalarca seçtiğine göre…

Demek ki…

Çöküşün sorumlularının en başında milletin çoğunluğu geliyor…

O tek kişi…

Her imzaladığı kararnameyi tek başına uygulamadığına…

Tek başına yasalaştıramadığına göre

Demek ki…

Yasama organındaki milletvekili çoğunluğu da çöküşten sorumlu…

Bütün soruşturmaları

Bütün yargılamaları o tek kişi yapmadığına göre

Demek ki…

Adaletsizliklerden sorumlu olanlar:

O ülkenin yargısında görev alan

Sorumlulukları gereği adil olmak durumunda olan…

Ama…

Kararlarını vicdanlarıyla değil…

Kinleriyle…

Öfkeleriyle…

Ve…

Nefretleriyle veren:

Savcı ve yargıçlar da çöküşte en az Tek Adam kadar sorumlu…

Soru şu:

Henüz, “Tek Adam” rejimini Demokratik Hukuk Devleti’ne çevirecek çoğunluğu yakalayamamış seçmenler birleşebilecek mi?..

Giderek Devlet’in çöküşüne dönüşen bu durumu düzeltmek için aralarında uzlaşacak mı?..

En azından…

Çöküşü durdurmak için…

Demokratik protesto haklarını kullanacak mı?..

Bu durumun yaratılmasından bir numaralı sorumlu olan Tek Adam’ı uyaracak mı?..

Yok eğer bunların hiçbirini yapmayacak…

İşini gücünü bırakıp…

Hafriyat yapan makinelerin bir binayı yıkışını izleyen “boş gezenin boş kalfası” yurttaşlar gibi seyredecekse…

Balığın kuyruğu bile kokmuş demektir…

ÖYLESİ KINAMA OLMAZ BİR KİŞİNİN EMRİNİ YERİNE GETİRMEK OLUR

Arkadaş diyor ki:

“Terörle mücadele meselesi her türlü siyasi çekişmenin, hesabın polemiklerin üzerinde tutulması gereken milli bir konudur. ‘Ama’sız, ‘fakat’sız, ‘lakin’siz bir şekilde terör örgütünü kınamayan hiç kimse, kendini bu ülkenin partisi, siyasetçisi olarak takdim edemez…”.

Nasıl yani?..

Terörü kınadıktan sonra…

Teröristler bile öldürmüş olsa yurttaşlarımızı…

“Ama” deyip…

Devleti yönetenlerin:

Hatalarını…

Kusurlarını…

Kabahatlerini…

Yanlışlarını…

Ve dahi suçlarını…

Tarif edip anlatamayacak mıyız?..

Ya arkadaş…

Öylesi kınama olmaz ki…

Öylesi…

Bir kişinin emrini yerine getirmek olur…

MAFYA EKONOMİSİ ÇÖKÜŞÜ HIZLANDIRIR

Demokratik hukuk devleti olarak ekonomiyi büyütemeyen iktidar…

Her an mafya ekonomisiyle büyümeye dönüş yapabilir…

Oysa…

Gelişmiş dünya ülkelerine baktığınızda demokratik hukuk devleti olarak büyüdüklerini görüyoruz…

Türkiye ekonomisi ise…

Hukuk ahlakıyla yönetilemediği için büyümüyor.

Mafya ekonomisi ise…

Hem hiçbir işe yaramaz

Ama hem de…

Çöküşü hızlandırır…

HERKES YERLİ AMA YETKİLİ MAHKEMELER İNGİLİZ…

Anlayamadığım şu…

Köprü, otoyol, hastane, hava alanı, alt-üst geçiş inşa
eden yüklenicinin kullandığı dış kredilerin tamamı Hazine (Devlet/Millet) garantisinde…

Oysa…

İhalelere çıkan; T.C. Devleti…

İhaleyi yöneten, yükleniciyi (Müteahhit) seçen siyasetçi ve bürokrat yerli…

İhaleyi kazanan yerli…

Ama…

Anlaşmazlık durumunda…

Yetkili kılınan mahkemeler Londra’da…

Tamam…

Çok ayıp…

Devlet etiğine de siyaset etiğine de aykırı bir durum…

Ama…

Herhalde bunun böyle olması durduk yerde tercih edilmiş değil…

O halde soru şu:

Neden ulusal mahkemelerimiz değil de (Emperyalist!..) İngiliz mahkemeleri yetkili?..

Keserin döneceğini…

Sapın döneceğini…

Gün gelip hesabın döneceğini anlayanlar…

Geleceklerini garantiye almış olmak için mi Londra mahkemelerini yetkili kılmış olabilirler mi acaba?…

Uyuyan bir halk bu soruyu kendi kendine sorup cevaplar mı acaba?..

Bİ GİT ARKADAŞ YAAA… BU HABERİN NESİ GÜZEL?..

Hürriyet’te yayımlanan haberin başlığı şöyle:

“Aşı tuttu; sonuçlar olumlu

Güzel haberler gelmeye başladı: İki kişiden birini aşı kurtardı…”.

Demek ki…

83 milyon aşılanırsa

41.5 milyonumuz yaşamaya devam edeceğiz…

Şaka gibi yaaaa…

Ne yani?..

Karı kocadan biri gidecek diğeri kalacak

Öyle mi?..

Bu haberi yapan arkadaş var ya…

Kesin bekar…

Ya da…

Kalacak olanın kendisi olduğundan çok emin…

Bi git arkadaş yaaa…

Bu haberin nesi güzel?..

DUYURMAN ŞART MIYDI ALİŞAN?

Saray türkücüsü Alişan, eşi Buse Varol’a 563 bin TL değerinde yüzük hediye etmiş…

Sosyal medyada “helal” diyenler de varmış…

“Yuh yani” diyenler de…

Alişan kızmış…

“İmkanım varsa alırım tabii. Bana iki evlat verdi…”.

He ne kadar “imkanım varsa” dese de…

Belli ki imkanı varmış, almış…

İyi de etmiş…

Ama be Alişan…

Duyurman şart mıydı?..

Yazarlar

Tek adam rejimini Demokratik Hukuk Devleti’ne çevirecek çoğunluğu yakalayamamış seçmenler bakalım ne yapacak
Memduh Bayraktaroğlu