Ahmet Takan
23 Ekim 2020

Tecrübeden bakınca İYİ Parti…


Ülkenin iç siyaset gündemi İYİ Parti’deki iç karışıklığa kilitlendi. Lambadan çıkan Anayasa Mahkemesi tartışmaları bile neredeyse unutuldu!.. İsteseniz de istemeseniz de kaçamıyorsunuz. Belki de okurlar farklı şeyler okumak istiyorlardır, bıkkınlık gelmiş olabilir diye sabahın erken saatlerinde mesaiye başladım. Kimle konuştuysam laf döndü dolaştı İYİ Parti’ye geldi. Anlaşıldı… Bir süre daha kaçış yok!.. Ancak, yazıyı (alışık olmadığınızı biliyorum) kısa keseceğim.

Siyaset, -hayatın her alanında olduğu üzere- tecrübe demektir. Bugünkü yazının özünde o tecrübe konuşacak. Oraya geçmeden önce siyasi kulislerden kısa birkaç not;

İYİ Parti’de keskin muhalif milletvekillerinin sayısı 3’e düştü. Aytun Çıray, Ümit Özdağ ve İsmail Koncuk.  İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın partisine yönelik FETÖ’cü suçlamasının ardından İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği dünkü röportaj da hararetli yorumlara sebep oldu. Siyaset kulislerinde şu yorumlar yapılıyordu;

– “Aytun Çıray, CHP kapısını aralamak istiyor”.

– “Ümit Özdağ, Türk milliyetçi entelijanın sesi olmak istiyor. CHP- HDP parantezinde sıkışmış İYİ Parti… MHP’ye esir olmuş Tayyip Erdoğan… Bu durumdan rahatsız olan tek başına siyaset yapmayı savunan Türk milliyetçileri… İşte, Ümit Özdağ kendisini buraya hazırlıyor. Yaptığı hamle kendi açısından rasyonel; Koray Aydın itirazı, Buğra Kavuncu  üzerinden FETÖ karşıtlığı, seçim ittifakı karşıtlığından HDP, Türk milliyetçilerinin bağımsız iktidarı hedefi… Hepsi adrese teslim hamleler. İnşa etmeye çalıştığı algı sürecinin yol taşları.”

Görünürdeki sebepler bunlar olabilir. Katılır veya katılmazsınız… Takdir sizlerin…

Gelelim tecrübenin sesine;

Adalet Partisinin efsane isimlerinden, Süleyman Demirel kabinelerinde çok önemli Bakanlık görevlerinde bulunmuş çok ünlü bir siyaset insanı dün sabah aradı. Kendisinden izin almadığım için ismini vermeyeceğim. Bu isim, aynı zamanda Zincirbozan’da Demirel’in hep yanındaydı. Sonrasında da hep yanında oldu. Çizgisi hiç değişmedi. Sık sık konuşur, görüşürüz. Kendisini çok sever ve saygı duyarım. Önerileri ve analizleri benim için çok önemlidir. Her görüştüğümüzde ellerinden öperim. Gerçek bir vatansever ve ATATÜRKçüdür. Üstelik, nezaket ve üslubu ile günümüzde görmeye hasret kaldığımız bir siyaset insanıdır. Yıkıcı değil hep yapıcıdır!..

Adalet Partisi’nin o efsane ismi, halimi hatırımı, sağlığımı sorup “Anlat bakayım evladım, nasıl görüyorsun İYİ Parti’deki gelişmeleri” dedikten sonra bir süre beni dinledi. Büyük tecrübe karşısında çekine çekine, dilim döndüğünce ve onun karşısında mantara basmamak için oldukça dikkatli bir şekilde birkaç laf ettim. Tabii ki benim ne söylediğimi değil onun ne dediğini merak ediyorsunuzdur. Konuştuklarımız “kayıt dışı”ydı. Ancak söylediklerinin özünü yansıtmanın bir vatan görevi olduğuna inandığımdan birkaç satır kaleme alacağım;

Adnan Menderes’in, Süleyman Demirel’in ihtilallerle başlarına gelenleri anlattı. Daha doğrusu hatırlattı!.. Meral Akşener’in kadrolaşırken yaptığı hataları isim isim somut olaylarla örnekleyerek sıraladı. İYİ Parti içinde öne çıkan muhaliflerin ataklarını analiz etti ve geçmiş tecrübelerden süzerek şu değerlendirmeyi yaptı;

Türkiye de siyasette, çok öne çıkanları asarlar arkada gidenin ise üstüne basarlar. Ölçülü olacaksın. Ölçülü olmayı bileceksin.”

Adalet Partisi’nin o efsane ismi, İYİ Parti’de olup bitenleri “parçalama” hareketi olarak görüyor. Meral Akşener’in Cumhur İttifakı’na katılma iddialarını ise “Hiç sanmıyorum ama Meral hanım böyle bir iş yaparsa siyaseten biter, parti tabanını tamamen kaybeder” diye değerlendiriyor. İYİ Parti’nin bugün başına gelenlerin sadece bir iç çekişme değil dış güçlerin de planlarından kaynaklandığını belirttikten sonra şunları söylüyor;

“BOP devam ediyor. Vazgeçmediler… Tamam, Batı, Tayyip Erdoğan’dan çok memnun değilmiş gibi gözüküyor olabilir. Ancak, henüz Tayyip Erdoğan’dan vaz geçmediler. Batı, Türkiye’de demokratik, laik, Cumhuriyetçi ve Anadolu’nun öz değerlerine sahip bir yapının yükselmesinden haz etmez ve bunu asla istemez. Tayyip Erdoğan’a hâlâ ihtiyaçları var. Benim tanıdığım Meral hanım diz çökmez. Meral hanım, geleceğin Türkiye’sine asla zarar vermez”.

Kıssadan hisse!..

★★★

Eskiden, Türkiye’de siyaset, halkın gerçek sorunları ve geleceğin projeleri üzerinden yapılırdı. Ucube rejim geldi mertlik bozuldu!.. Artık, varsa yoksa yüzde 50 artı 1… Siyaset, matematik hesaplarına dönüşünce de iç enerjimizi yok yere heba ediyoruz. Cambaza bak oyununu kurgulayanlarda bundan maksimum fayda elde ediyorlar… Olan kime oluyor?.. Bu vatanın gerçek evlatlarına!..

★★★

-Bugün yine mahkeme kapısında olacağım. Saray mensubu bir bakanın hakkımda açtırdığı bir davanın duruşmasına çıkacağım. Rutine dönüşen bu faaliyetim (!) öğle saatlerinde gerçekleşeceği için yarınki yazıyı yetiştiremeyebilirim. Erken kurtulabilirsem bir şeyler yazmaya gayret ederim. Okurlarımızın bilgisi olsun hem de sağda solda tezvirat yapanların haberi olsun istedim!..

–Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Tecrübeden bakınca İYİ Parti…
Ahmet Takan