TCMB: Para politikasındaki sıkı duruş 2023’e kadar sürdürülmeli

TCMB: Para politikasındaki sıkı duruş 2023’e kadar sürdürülmeli

Merkez Bankası (TCMB), hükümete yolladığı enflasyon gelişmelerine ilişkin mektupta, para politikasındaki sıkı duruşun 2023 yılına kadar sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

TCMB’nin hükümete, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan’a hitaben yolladığı, TCMB Başkanı Naci Ağbal ve Başkan Yardımcısı Uğur Namık Küçük imzalı açık mektupta, “Enflasyonda mevcut seviyeler, yukarı yönlü riskler ile birlikte değerlendirildiğinde, yüzde 5.0 hedefinin oldukça uzağında olunduğu açıktır. Ocak Enflasyon Raporunda sunduğumuz tahminler yüzde 5.0 enflasyon hedefine 2023 yılında ulaşabileceğimizi göstermektedir. Bu nedenle, para politikasındaki sıkı ve ihtiyatlı duruşun, yüzde 5.0 hedefine ulaşılması beklenen 2023 yılına kadar, uzun bir süre kararlılıkla sürdürülmesi gerekmektedir” denildi.

TCMB Kanununun 42. maddesi uyarınca “hesap verme yükümlülüğü” mekanizmasının devreye girdiği anımsatılan mektupta, “Bu kapsamda, TCMBnin hedeften sapmanın nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükümete yazılı olarak bildirmesi ve kamuoyuna açıklaması gerekmektedir. 2020 yıl sonu enflasyonu hedef aralığının üzerinde gerçekleşmiştir. Bu metin, enflasyonun hedeften sapmasının nedenleri ile hedefe ulaşmak için alınan ve alınması gereken önlemleri açıklamaktadır” denildi.

Mektupta, 2020 yılında güçlü kredi ivmesine bağlı talep yönlü etkilerin, doğrudan ve dolaylı kanallarla enflasyon üzerinde belirleyici olduğu belirtilen TCMB mektubunda, “Talep koşullarının güçlü seyrettiği gruplarda enflasyon baskıları artarken, kredi genişlemesiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanmanın rezervler, risk primi, dolarizasyon ve enflasyon beklentileri arasında oluşturduğu olumsuz döngü döviz kuru kanalıyla da enflasyondaki yükselişte önemli rol oynamıştır” denildi ve eklendi:

“Yılın ikinci yarısında küresel ekonomideki toparlanmayla birlikte uluslararası petrol, endüstriyel metal ve tarımsal emtia fiyatlarındaki güçlü artış eğilimi de enerji, temel mal ve gıda grupları üzerinden enflasyon üzerinde etkili olmuştur.”

Enflasyonun ana eğilimine ve fiyatlama davranışlarına ilişkin göstergeler, çekirdek enflasyonun halen yüksek seyrettiğine ve fiyat artışlarının genele yayıldığına işaret etmektedir.

Tüketici enflasyonunun, 2020 yılı sonunda yüzde 14.6 olarak gerçekleştiği ve yüzde 5.0 hedefi etrafında belirlenen belirsizlik aralığının dışında kaldığı anımsatılan mektupta, “Enflasyondaki yükselişte hem talep hem de maliyet yönlü unsurlar etkili olmuştur. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 12 civarında yatay bir seyir izleyen tüketici enflasyonu, salgına bağlı etkilerle Nisan ayında yüzde 10.94 ile yılın en düşük seviyesine gerilemiştir. Yılın ikinci yarısında ise güçlü kredi ivmesine bağlı etkiler doğrudan ve dolaylı kanallarla enflasyon üzerinde belirleyici olmuştur” diye açıklandı.

Türk lirasının, 2020 yılı genelinde döviz kuru sepeti karşısında yüzde 25 değer kaybettiğine di dikkat çekilen TCMB mektubunda, “Bu değer kaybı, döviz kuru geçişkenliğinin yüksek olduğu temel mallar başta olmak üzere alt gruplar geneline yayılmıştır. Temel mallarda enflasyon yılın ilk çeyreğinde yüzde 8.18 olarak gerçekleştikten sonra yıl sonunda yüzde 17.24e yükselmiştir. Temel mal enflasyonundaki artışın ana sürükleyicisi dayanıklı mallar olmuştur. Dayanıklı mallarda (altın hariç) enflasyon ilk çeyrekteki yüzde 11,39 seviyesinden yıl sonunda yüzde 30.4e yükselmiştir” denildi.

Enflasyondaki yükselişte gıda fiyatlarının da “önemli bir rol” oynadığı belirtilen TCMB mektubunda, “2020 yılı başında yüzde 16.08 olan işlenmiş gıda enflasyonu yıl içinde dalgalı bir seyir izleyerek yılı yüzde 15.52 ile bitirmiştir. İşlenmemiş gıda enflasyonu ise daha olumsuz bir görünüm sergilemiştir. Ocak ayında yüzde 2.22 olan işlenmemiş gıda enflasyonu yılı yüzde 26.34 gibi yüksek bir oranda tamamlamıştır. Turizmdeki zayıf seyre karşın birikimli döviz kuru etkileri ve uluslararası tarımsal emtia fiyatlarındaki yükseliş gıda fiyatlarındaki artışta etkili olmuştur” diye açıklandı ve eklendi:

“İç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş, bazı sektörlerde belirginleşen arz kısıtları ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam etmektedir.” (DHA)

Gündem

TCMB: Para politikasındaki sıkı duruş 2023’e kadar sürdürülmeli
Gündem