İbrahim Daş
3 Ağustos 2022

Tayvan Çin toprağıdır!


2004’te Endonezya depremi ve oluşan tsunami sonucu 230 bin kişi hayatını kaybetmişti. Bunu fırsat bilen ABD, insani yardımı bahane ederek Hindistan, Japonya ve Avustralya ile bir araya geldi.

Bu başlangıcı yaratan ABD, 2007’de ise kısa adı Quad olan Dörtlü Güvenlik Diyaloğu’nu kurdu. Yakın zamanda öldürülen eski Japonya başbakanı Abe Şinzo da 2007’nin mimarları arasındadır…

Bölgede ABD-Çin çekişmesinde Hindistan’ın tarafsız durması mümkün değildir. 2019’da Çin-Hindistan arasındaki sınır çatışmaları ile bu durum daha da belirginleşmiştir. Quad sadece ekonomik zirveler değil bölgede askeri tatbikatlarda düzenler oldu. Özellikle son üç yılda Quad zirveleri ve askeri tatbikatları, pandemiye rağmen artmıştır.

Dünya haritasında bu dört ülkenin coğrafi konumları birleştirildiğinde Hint-Pasifik okyanuslarını tamamen kapatan bir dörtgen ortaya çıkıyor!

ABD, Quad’a Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği üyelerine de dâhil etmeye çabalıyor. Başarılı olacak gibi de gözüküyor. Tüm gelişmelere bakıldığında ABD, Çin’in arka bahçesine karargâh kurmuştur.

Kamuoyunda, ABD başkanı Biden’ın, Suudi Arabistan/Cidde Zirvesi, ABD politikasının başarısızlığı olarak gösterilmeye çalışılmıştı. İktidar çevresi Biden’ı başarısız hatta zavallılıkla itham etmişti. Elbette bilinçli bir şekilde kamuoyu yanıltılıyordu.

Biden Cidde Zirvesi arasına, 14 Temmuz 2022’de Hindistan, BAE ve İsrail başkanları ile sanal bir toplantı sıkıştırdı.

ABD bu toplantı ve Cidde Zirvesi ile İsrail’den Pasifik’e kadar Çin’i çevreleyen bir çalışmayı tamamlamış oldu.

Bunun sonucu olarak ABD, Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi’yi, Çin toprağı olan Tayvan’a göndererek Çin’e meydan okudu. Esas amacı ise Çin’i, Tayvan üzerinden köşeye sıkıştırıp yakın zamanda gerçekleştireceği İran saldırısını da güvenceye altına alıyor.

Çin’e gelince, ABD’nin barış içinde savaş zokasını yutmuş durumdadır.

Çin gerçekten antiemperyalist bir devlet olsaydı ve amacı emperyalizmi yok etmek olsaydı bu tuzağa düşmezdi.

Çin’in devrimci bir duruşu olsaydı, Arap baharını devrim zannetmez ve Türkiye’den ilişki kurduğu parti AKP olmazdı…

ABD emperyalizmi ile mücadele, ekonomik rekabet adı altında yürütülmez.

Çin’in tarihsel gelişimine bakıldığında da emperyalist olamayacağı ortadadır.

Dolayısıyla ABD’yi ekonomik anlamda yenmesi mümkün değildir.

Çin, Mao dönemindeki politikalarına dönerse ancak ABD’yi yenebilir.

Bu temel politikaya geri dönemezse bugün Rusya’nın yaşadıklarını, 2030 sonrası Çin yaşayacaktır.

Yazarlar

Tayvan Çin toprağıdır!
İbrahim Daş