Barış Yarkadaş
2 Temmuz 2021

Tasarrufa üç maaş alanlardan başlayın!


Cumhurbaşkanlığı’nın yayımladığı “Kamuda Tasarruf Genelgesi” iktidarın halktan ne derece kopuk olduğunu bir kez daha gösterdi. Yoksulluk sınırı 9 bin TL’ye dayanmış ve yurttaşların büyük bir bölümü en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelmişken, Cumhurbaşkanlığı kamu kurumlarına “Gazete almayın, dergi basmayın” talimatı veriyor. Bunu da ‘’tasarruf yapıyoruz” diye pazarlıyor… Oysa ki; bunların palyatif çözüm bile olmadığı ortada…

‘OKUMAK’ İSRAF SAYILIYOR

Tabii bu arada, kamu kurumlarına alınan gazetelerin “israf” olarak değerlendirilmesi de başka bir gariplik… Dünyada okumayı israf olarak niteleyen başka bir hükümet var mıdır, doğrusu merak ettim… Ya ‘’Belediyeler kreş yapmasın” demek…  AKP yöneticileri bilmeyebilir ama kreş, modern kentlerin en önemli ihtiyaçlarından biridir.

İktidar, halkı adeta bir kene gibi emen geçiş garantili yol ve köprü soygununa son vermek yerine, sözde tasarruf tedbirleri ile halkı oyalıyor ve git gide yoksullaşan kesimlere “Bakın biz de tasarruf yapıyoruz, hepimiz aynı gemideyiz” diyor.

SARAY’IN BÜTÇESİ

Cumhurbaşkanlığı, eğer tasarruf konusunda samimi ise işe kendi bütçesini kısmak ve geçiş garantili soygunları önlemekle başlayabilir. Bilindiği üzere, Cumhurbaşkanlığı 2021 yılı bütçesi, önceki yıla göre yüzde 28.1 oranında artışla 4 milyar 39 milyon lira oldu. Bu kadar para ne yapılır, nerede ve ne için harcanır doğrusu merak ediyorum…

SEZER BAŞARMIŞTI!

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, görevi AKP’li Abdullah Gül’e devrederken, kendisine ayrılan bütçenin önemli bir kısmını harcamadığı ve bu parayı devletin kasasında tuttuğu ortaya çıkmıştı. Sezer, bütçede ciddi bir tasarruf yapmış ve gereksiz harcamaları kısmıştı. AKP ise Sezer’in bu tutumunu alay konusu yapmıştı. Dün akıllarınca Sezer’le alay edenler, şimdi “Gazete almayın, tasarruf yapın” noktasına geldi.

Nereden nereye…

Gelelim bugüne…

Bugün Tasarruf Genelgesi yayımlanıyor ama Cumhurbaşkanlığı makamı kendisini sözde tasarruf tedbirlerinin dışında tutuyor. Saray’ın tek bir harcama kaleminde bile tasarrufa gidilmiyor. Üstüne üstlük; Saray’a bu yıl 47 araç daha alınacağı belirtiliyor. Sözde tasarruf genelgesi var ama Saray çevresinin gediklileri için de değişen bir şey yok! AKP’li eski bakanlar, milletvekilleri ya da parti yöneticileri, kamu kurumlarındaki maaşlarının yanı sıra devletin yönettiği şirketlerden “huzur hakkı”nı almaya devam ediyor.

11 MAAŞ ALAN AKP’Lİ

Medyaya yansıyan haberlere göre, ‘’huzur hakkı” denilen uygulama tam bir “arpalık”a dönüşmüş durumda… Milyonlarca genç işsizlikten kırılırken, AKP’nin tanınmış isimleri, en az 3 ayrı maaş ya da huzur hakkı alıyor.
Bu isimlerden biri de AKP eski Milletvekili Fahrettin Poyraz…

SÖZCÜ Yazarı Saygı Öztürk, AKP eski Milletvekili Fahrettin Poyraz’ın çeşitli kurum ve kuruluşlardan 11 maaş ve huzur hakkı aldığını ortaya çıkardı. Poyraz’ın aylık gelirinin 150 bin TL’nin üstüne çıktığı biliniyor.

Görüldüğü üzere, Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Genelgesi, Poyraz ve benzerlerinin aldığı maaş ve huzur hakları için hiçbir düzenleme yapmıyor! Genelge, bu acı gerçek ortada durdukça, göz boyamaktan başka hiçbir anlam ifade etmiyor.

İsimleri hiç konuşulmayan iki AKP’li

TMSF eski yöneticisi Abdullah Güzeldülger, Karar Gazetesi’ne verdiği röportajda, Sezgin Baran Korkmaz’ın 2014-2015 yıllarında kendisine geldiği ve “Sizde kelepir şirket var mı?” diye sorduğunu açıkladı. Şu an Gelecek Partisi’nde siyaset yapan Güzeldülger, firari Sezgin Baran Korkmaz’ın bu girişiminin  Nurettin Canikli’nin bakan olduğu dönemde gerçekleştirdiğini ima etti.

BABACAN DÖNEMİ…

Nurettin Canikli ise TMSF eski yöneticisi Güzeldülger’in tarihleri karıştırdığı ve bahse konu olan ilişki ağının içinde olmadığını belirtti. Twitter’dan açıklama yapan Canikli, bir de soru sordu. Canikli, şu ifadeleri kullandı:

“Bu kişinin Sezgin Baran Korkmaz’la yaptığı görüşmeden veya görüşmelerden dönemin sorumlu Bakanı Ali Babacan’ın bilgisi ve onayı var mıdır? Bu kişi Sezgin Baran Korkmaz’la kaç defa görüşmüştür?

Açıklamalarından bir kez görüştüğü gibi bir sonuç çıkmakta, diğer taraftan 2014-2015 yıllarında görüştüğünü söylemektedir. Bu da birden fazla defa görüştüğü anlamına gelmektedir. Görüşmeyi hatırı sayılır bir milletvekilinin girişimiyle yaptığını söylüyor. Bu milletvekili kimdir?”

Sahi; Canikli’nin adını vermediği ve “Kim bu isim?” diye sorduğu AKP’li milletvekili kimdir?

AKP’LİLER NE DİYOR?

AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin bu açıklaması AKP içinde yeni bir tartışma yaratacak. Herkes bu ismin peşine düşecek… Canikli’nin yaptığı açıklamanın ardından, biraz AKP kulislerinde dolaştım. Konuştuğum bir AKP’li, “Sezgin Baran Korkmaz ortada kaldı. Kimse sahip çıkmıyor. Oysa ki; o Türkiye’deyken ona en yakın isimler Mücahit ve İhsan Arslan’dı. Yakınlıklarını herkes biliyor. Ama nedense bu iki isim hiç konuşulmuyor” dedi. Yoksa bahsedilen isim Mücahit Arslan mı?

Arslan Ailesi’nin SBK ile yakınlığını, firari iş insanının yakın çevresine de doğrulattım. Herkesin ismi ortalara saçılmışken, Erdoğan’a yakınlıklarıyla bilinen İhsan ve Mücahit Arslan’dan hiç bahsedilmemesi bana da garip geldi doğrusu…

Önümüzdeki günlerde bu konuya eğileceğim…

 

Yazarlar

Tasarrufa üç maaş alanlardan başlayın!
Barış Yarkadaş