Temmuz 2009’da Güney Staffordshire’da metal dedektörüyle arama yapan Terry Herbert, bir tarım arazisinde çok sayıda altın ve gümüş parçaya rastladı. Buluntuların önemini fark eden Herbert, durumu yetkililere bildirdi. Bölgede yürütülen çalışmalar sonucunda binlerce tarihi eser ortaya çıkarıldı.

Uzmanların incelemelerinin ardından Staffordshire Definesi’nin değeri 3,285 milyon sterlin olarak belirlendi. Dönemin yasal düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedel, defineyi bulan Terry Herbert ile arazinin sahibi Fred Johnson arasında paylaştırıldı. İki isim de yaklaşık 1,64 milyon sterlin elde etti.

5 KİLOGRAM ALTIN VE 1,3 KİLOGRAM GÜMÜŞ

Staffordshire Definesi, içerdiği değerli metallerin miktarı ve eserlerin niteliğiyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 5 kilogram altın ve 1,3 kilogram gümüş içeren koleksiyonda 3 bin 900’den fazla parça bulunuyor.

Eserlerin önemli bir bölümü kılıç kabzalarında kullanılan süslemeler ve çeşitli silah aksamlarından oluşuyor. Koleksiyonda ayrıca bir miğfere ait olduğu düşünülen parçalar ile Hristiyanlık sembolleri taşıyan nadir buluntular da yer alıyor.

Bu özellikler, hazinenin yalnızca maddi değeriyle değil, erken Orta Çağ’daki savaş kültürü, inançlar ve sanat anlayışı hakkında sunduğu bilgilerle de öne çıkmasını sağlıyor.

SUTTON HOO BULUNTULARIYLA KARŞILAŞTIRILIYOR

Staffordshire Definesi, İngiltere’nin en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olan Sutton Hoo buluntularıyla da karşılaştırılıyor. Sutton Hoo’da bulunan gemi mezarı, Anglo-Sakson döneminin seçkin kesimlerine ait değerli eşyalarıyla tanınıyor.

Staffordshire’da ortaya çıkarılan hazinenin yaklaşık 6,3 kilogramlık toplam altın ve gümüş içeriği, dönemin metal işçiliğinin ölçeğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte iki keşif, buluntu türleri ve arkeolojik bağlamları bakımından farklı özellikler taşıyor.

USTALIK DÜZEYİ DÖNEMİN GÜÇLÜ KESİMLERİNİ İŞARET EDİYOR

Staffordshire Definesi üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar, Anglo-Sakson ustalarının altın işleme konusunda gelişmiş teknikler kullandığını ortaya koydu. Araştırmalarda, altın eserlerin yüzeyindeki gümüş ve bakırın azaltılmasına yönelik işlemlere ilişkin bulgular elde edildi.

Journal of Archaeological Science dergisinde yayımlanan araştırmalar, eserlerin metal bileşimleri ve üretim teknikleri hakkında önemli bilgiler sundu. Bulgular, altının saflık derecesinin tek başına bir eserin yaşını belirlemek için yeterli olmadığını da gösterdi.

MS 7. yüzyıla tarihlenen eserlerin yüksek işçilik kalitesi, bunların dönemin varlıklı ve nüfuzlu çevreleriyle bağlantılı olabileceği değerlendirmesini güçlendiriyor. Hazinenin doğrudan kraliyet ailesine ait olduğu kesinleşmiş değil. Ancak eserlerin niteliği, Anglo-Sakson toplumunun siyasi ve ekonomik açıdan güçlü kesimlerine ilişkin önemli ipuçları veriyor.