Memduh Bayraktaroğlu
28 Haziran 2020

Tahir Elçi’nin neden öldürüldüğünü unuttun… Şimdi de gözü Prof. Mithat Sancar’a mı diktin?..


Sevgili Ahmet (Hakan);

HDP Eş Genel Başkanı Prof. Mithat Sancar’a belli ki çok kızmışsın…

Çünkü…

Sancar, kendisine “Sizin PKK ile aranızda bir kırmızı çizgi var mı?” diye sorulduğunda…

“Bizim PKK ile hiçbir ilişkimiz yok. Uzaktan yakından bir alakamız yok” cevabını vermiş…

Prof. Mithat Sancar

Bu cevaba inanmadığın gibi, rahmetli Elçi’ye kurduğun tuzağın benzerini Sancar Hoca’ya da kurmuşsun:

“Bundan PKK’nın haberi var mı?..”

Tahir Elçi

Sancar seni muhatap alıp “var” dese kıyameti koparacaksın…

“Yok” dese “yalan” diyeceksin…

Kaldı ki Ahmet

Sancar seni inandırmaya, seni ikna etmeye mecbur mu?..

Ahmet Hakan

Ah Ahmet ah…

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, konuğun olduğu programdan sonra, bugün Sancar’a yönelttiğin saçma sapan sorulara verdiği cevaplar yüzünden öldürülmedi mi?..

Bunu unutmuş olabilir misin?..

Hiç utanmadan, hiç arlanmadan ve acımasızca soruyorsun:

“PKK’dan gelebilecek zılgıt için bir hazırlığınız var mı?”

Hoca “var” dese “hani ilişkin yoktu?” diye babalanacaksın…

“Olması mı lâzım?” dese “sahte kabadayı” diyeceksin…

Kardeşim…

Hoca bir örgüte yapılabilecek hakaretin en ağırını yapmış…

Daha ne yapsın?..

Seni ikna etmek için “Ekmek kuran çarpsın, anam ölsün” falan mı desin?..

Hem temcit pilavı gibi günde beş vakit:

“Terörü lanetle, örgütle araya mesafe koy” de…

Hem de araya mesafe konulduğunda “İnanmadım, yalan” falan demeye getir…

Yürü git be…

Yürü git maskara…

Sen de…

KADININ ADI YOKTU ŞİMDİ BEDENİ DE YOK…

AKP Meclis Grup Başkan vekillerinden Özlem Zengin, “Ak Parti iktidarından önce kadının adı yoktu” dedi…

CHP’li milletvekilleri itiraz etti…

Oysa…

Özlem Hanım doğru söylemişti…

Nitekim…

CHP’liler de Özlem hanımla aynı fikirde olmalıydılar ki; “Kadının adı yok” romanının yazarı Duygu Asena’yı en çok onlar sahiplenirken…

AKP’nin ataları olan siyasi partiler ise Duygu Asena’ya yıllarca nefret kustular…

Duygu Asena

Ama…

“AKP iktidarına kadar kadının adı yoktu” diyen Özlem Zengin bir şeyi söylemeyi unuttu…

AKP iktidarına kadar kadının adı yoktu…

AKP iktidarının son 10 yılında, kadının kendi de yok…

Özlem Zengin

AKP’nin son on yılında kadın:

Horlanarak…

İtilerek…

Kakılarak…

Sövülerek…

Dövülerek…

Ve…

Öldürülerek…

Bedenen de yok oldu…

Sözün özü:

AKP öncesi “Adı olmayan kadın…”..

AKP döneminde “Namusu olmayan, bedeni olmayan” bir objeye dönüştürüldü…

Etek boyu diz üstündeyse, “Tecavüz edilmesi caiz” diye aşağılandı…

Saçı açıksa “Ya kiralıktır ya satılık” denilerek fahişeleştirildi…

Özlem Hanım keşke bu konuda bir özeleştiri yapabilseydi…

BU DA BENİM KOMPLO TEORİM…

Komplo teorileri “Tanrı” gibidir…

Bilimsel olarak ne varlığı kanıtlanabilir…

Ne de yokluğu…

Yani…

Komplo teorileri de inançtır…

Günün mana ve önemine binaen bir komplo teorisi de ben kurdum…

Bakalım beğenecek misini?..

Koronavirüsü, sigorta şirketleri ve ilaç şirketleri ortak çıkardılar

Ve böylece…

Aralarındaki savaş, uzlaşmayla sona erdi…

İki taraf da acayip kazandı…

Sigortacılar kazandı çünkü…

Hep yaşlılar ve emekliler ölüyor…

Bundan sonra da yine yaşlılar ve emekliler ölecek…

İlaç sektörü kazandı çünkü…

İlaçları gençler içiyor…

Aşıyı gençler olacak…

Nasıl buldunuz?..

Uydu mu?..

AÇLIK GREVİ YAPAN VATANDAŞ ZATEN AÇ…

Yurttaşı KHK ile işinden atıp aç bırakmışlar…

Yurttaş ise “Madem açım, o halde ben de bunu ‘açlık grevi’ olarak tanımlayıp protesto edeyim’” diye düşünmüş…

Kendi görüntülerini yayınlayıp:

“Açlık grevindeyim” demiş…

Sonra ne mi olmuş?..

Polis, vatandaşı yaka paça almış götürmüş…

Hangi gerekçeyle?..

Açlık grevi yaptığı için…

Kara mizah…

Yurttaşı açlığa mahkum eden bizzat devleti yönetenler…

Neden açlık grevi yapıyorsun diye alıp götürenler de yine devleti yönetenler.

Kara mizah…

Devlet kendi yurttaşını aç bırakıyor…

Sonra da “Neden açlık grevi yapıyorsun?” diye yakasına yapışıyor…

Dedim ya…

Kara mizah…

BAŞKA SORUM YOK…

Genç popçu Aleyna Tilki, önceki gün Bebek’te objektiflere yakalanmış…

Demek ki birilerinden kaçıyormuş

Genç ve güzel Tilki yakalandığında yalnız değilmiş…

Yanında; bilhassa kendi evlilik partilerini çok seven ünlü iş insanı ve medya patronu Acun Ilıcalı varmış…

Aleyna – Acun Ilıcalı

İkilinin buluşma nedeni bilinmiyor…

Bu arada ben iki soru sormak istiyorum:

Aleyna evlenecek yaşa geldi mi?..

Daha önce evlilik yaptı mı?..

Başka sorum yok…

HERKESİN SESİ OLDU…

Pandemi süreci online satış yapan şirketlere yaradı ancak…

Bazıları istismara başladılar hemen…

Bergüzar Korel de aynı süreçte bilhassa çocukları için online alışveriş yapanlardan…

Ve bakın nasıl sitem ediyor:

“…… isteğim dışında siparişimin yanında hediye yollayıp bir zahmet paylaşın demek çok çok ayıp! İnsana kendisini borçlu hissettiriyorsunuz, ben zaten içime sinen, sevdiğim, emek verilen her şeye kendimce destek olmaya çalışıyorum ama bu emrivakiniz çok kaba!..”…

Bergüzar Korel

Bergüzar Korel’in bu açıklaması, bir sanatçının medeni cesarete sahip olmasının değerini ve önemini anlatıyor…

Tebrikler hanımefendi…

Herkesin sesi oldunuz…

Yazarlar

Tahir Elçi’nin neden öldürüldüğünü unuttun… Şimdi de gözü Prof. Mithat Sancar’a mı diktin?..
Memduh Bayraktaroğlu