Hüsnü Mahalli
16 Ağustos 2020

Sütten çıkmış kaşık


Bir Arap ülkesi BAE üç gün önce İsrail ile “barış” anlaşması imzaladı.

Benzer anlaşmaları 1978’de Mısır ve 1994’te Ürdün imzalamıştı.

Böylece İsrail’i resmen tanıyan Arap ülkesi sayısı üç oldu.

Sırada başka ülkeler de var.

“Bunda ne var” diyebilirsiniz ama İsrail Arap ülkesi olan Filistin’i işgal eden bir ülke. Aynı İsrail Suriye’nin Golan ve Lübnan’ın Şabaa bölgelerini de işgal etmiş durumda.

1917-1947 döneminde dünyanın dört bir yanından taşınan Yahudiler tarafından kurulan İsrail’in nasıl bir ülke olduğunu anlatmama gerek yok ama Arap ve Müslüman ülke yöneticilerinin ihaneti olmasaydı İsrail bugün bu durumda olamazdı.

İsrail’in arkasında onu kuran ABD ve kurulmasını sağlayan İngiltere ve bildik batılı ülkeler var.

Bu coğrafyada son 100 yılda olup biten dolaylı-dolaysız HER ŞEY İsrail ile ilgilidir.

Farklı bir cümleyle “İsrail olmasaydı belki de bu coğrafya çok farklı bir durumda olabilirdi”.

Dönelim “anlaşmaya”.

Anlaşmayı ABD Başkanı Trump bir Twitter mesajı ile duyurdu.

Bir gün önce de Trump’ın rakibi Biden seçilmesi durumunda Kamala Haris’i yardımcısı olarak atayacağını ilan etti.

Babası Jamaikalı ve annesi Hintli olan Kamala’nın kocası bir Yahudi ve kendisi de katı bir İsrail yanlısı.

Başkan seçilmesi durumunda 77 yaşındaki Biden’in ölümü ya da bunaması durumunda Kamala siyahi bir kadın olarak ABD başkanı olacak ve kocasının da etkisiyle İsrail yanlısı politikalar izleyecek.

Diğer başkanlar gibi.

Tıpkı damadı Yahudi olan Trump gibi.

Elbette insanlar Yahudi olabilir ama konumuz Arap ve Müslüman yöneticilerinin kendi davalarına ihanet etmesidir.

Çünkü Filistin bir Arap toprağı olarak Filistinlileri ilgilendirir ama Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’ten dolayı 1.7 milyar Müslümanı da ilgilendiriyor.

Onun için Cumhurbaşkanı Erdoğan son anlaşmaya “çok kızdı”.

Erdoğan kızınca BAE ve müttefiği ülkelerin medyası karşı saldırıya geçerek AKP’nin kuruluş aşamasından başlayarak Erdoğan’ın İsrail ve Yahudi lobilerle olan ilişkisini anlatmaya başladı.

Onlara göre “Yahudi lobilerinden madalya alan Erdoğan her zaman İsrail yanlısı olmuş ve bugün bile İsrail ile ticaretini ve ekonomik ilişkilerini sürdürmektedir”.

Rahmetli Erbakan’ın “AKP ve Erdoğan siyonistlerin hizmetindedir” söylemine dikkat çeken BAE ve Suudi medyası Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan’ın sahibi olduğu gemilerin ve tankerlerin İsrail’e mal ve petrol taşıdığını yazmaktadır.

BAE ve Suudi Arabistan Libya’da Mısır’ı destekleyerek Türkiye’nin karşısında duruyor.

Somali ve Yemen’de durum aynı.

2017’de Katar; Suudi Arabistan ve BAE ile kavga edince Erdoğan Türk Ordusu’nu bu ülkeye gönderdi.

Ama işin en ilginç yanı bu ve daha başka ülkeler 2011’den 2017’ye kadar Suriye’de Esad’a karşı savaşanlara destek veriyordu.

Daha açık bir ifade ile bugün Suriye’nin bu halde olmasının nedeni bu ülkelerdir.

ABD başta olmak üzere batılı emperyalist ülkeleri unutmadan.

Dolaylı da olsa İsrail’i de.

İsrail; Suriye’de savaşan teröristlere yardım ediyor ve yaralıları kendi hastanelerinde tedavi ederek tekrar cepheye sürüyordu.

Suriye’nin bu durumundan yararlanan ve sevincinden dört köşe olan tek ülke var o da İsrail.

Yani Suriye’de herkes dolaylı-dolaysız İsrail’in hizmetindeydi.

Tıpkı Türkiye’nin asker bulundurduğu Katar, Somali, Irak, Libya ve diğer ülkelerde olduğu gibi.

Arap ülkeleri perişan oldukça yani perişan edildikçe Nil’den Fırat’a kadar kurulması amaçlanan Büyük İsrail Devleti yakın gelecekte gerçek olacak.

OLACAK.

Arap ve Müslüman ülke yöneticileri hamasi palavralarına devam edebilir.

“Filistin halkının mücadelesine sonsuza dek sahip çıkacağız” diyen iktidarlar er ya da geç kendilerini İsrail ve Yahudi lobilerinin kucağında buluyorlar.

Arap ve Müslüman ülkelerin büyük bölümünde durum böyle.

Herkes “gaflet, dalalet ve hatta hıyanet” içinde.

Sonuç ortada.

Bu durumda olan ülkelerin hiçbirinde demokrasi, özgürlük ve insan hakları yok.

Bunlar olmayınca bu ülkelerde yoksulluk, cehalet ve safsatalara dayalı dini bağnazlık var.

Başka?

Bol miktarda palavra.

Hiç kimse sütten çıkmış kaşık değildir.

Yazarlar

Sütten çıkmış kaşık
Hüsnü Mahalli