Ahmet Takan
17 Kasım 2020

Sudan’da havamızı aldık… IMF reçetesine kucak açtık!..


Kokuşmuşlukları, çürümüşlükleri unutturmak, çöküntüyü saklamak, kısacası ahaliyi uyutup kandırmak için sürekli “yeniler” icat ediyorlar!.. Bu martavalların hepsini “reform” diye paketliyorlar. Yutturmacada pek başarılılar doğrusu. Belgesi ortada… 18 yıldır iktidardalar… Daha da acısı; ahalinin bir kısmı, koltuk kavgası yüzünden onlardan kopan sicili kirli günah ortaklarının bile peşine “acaba umut olurlar mı?” diye düşmekten, “acaba ne diyorlar” diye kulak kabartmaktan geri durmuyor. Gerçekten, siyaset biliminin çok titiz bir laboratuvar çalışması yapması gereken acayip olağan üstü  bir durumla karşı karşıyayız!..

Hararetli bir haftanın ardından ortalık pembe hayallerle boğuldu. Cebinde Türk Lirası olmayan ahali, dolar düşüyor diye göbek atmaya başladı!.. Kodeslerde haksız yere çürüyenler, işini, itibarını, hayatını kaybedenler yokmuş gibi… Dün; iradesini ve vicdanını bir yerlere ipotek veren, satan, bugün; gücü bir başka yerde görüp cüppesini kiraya veren, hakim, savcı, avukatlar yokmuş gibi… “Yeni hukuk reformu” masallarına inanlar var!.. Kısa bir süre önce KKTC’de yumruk yumruğa kavga edenler, birbirlerine silah çekenler bugün piknik yapmağa gittiler… Çıldırmamak elde değil… Ama ne yapalım?.. Anlatmaya devam edeceğiz…

★★★

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, ülkemizi batağa sokan ihvancı zihniyetin gizlenmeye çalışılan beceriksizliklerini ve başarısızlıklarını bu haftaki değerlendirme raporunda da belgeledi. Önce dış politika başlığından çarpıcı bir bölüm;

-Rusya, Suriye’de Doğu Akdeniz’deki üslerden sonra, Sudan’daki yeni yönetim ile anlaşarak kuracağı üsle Kızıldeniz’e iniyor. İktidar, Türkiye’yi Sudan’daki tüm yatırımını 30 yıllık diktatör Ömer el Beşir’e yapmanın faturasıyla karşı karşıya bıraktı. Rusya 25 yıllık üs anlaşmasıyla Sudan’da Türkiye’nin önünü keserken iktidarın ihvan endeksli dış politikasının yanlışlığı Sudan’ın kaybedilmesiyle bir kez daha somutlaştı.

-2017 yılında devrik başkan Ömer el Beşir ile Putin arasında Soçi’de imzalanan savunma ve askeri üs anlaşmasını göreve gelen yeni yönetim de kabul ederek onayladı ve Rusya’ya ülkenin Kızıldeniz’deki liman kenti Port Sudan’da 25 yıl süreyle deniz ve hava üssü tahsis edilmesini kararlaştırarak Rusya’yı Sudan’da asker bulundurmaya davet etti.

-25 yıl süreli Port Sudan Rusya Askeri Üssü anlaşması Putin’in onayına sunularak imzalandı ve resmen yürürlüğe girdi. Rusya bu adımla Suriye’de Doğu Akdeniz’deki Tartus ve Hmeymim deniz ve hava üslerinden sonra Kızıldeniz’e ve Afrika’ya da açılmış oldu.

-Anlaşma ile 25 yıllığına Rusya’ya tahsis edilen Port Sudan üssünde en az 300 Rus askeri personeli bulunacak. 25 yıllık sürenin dolması ardından en az 10 yıl daha uzatılabilecek. Sudan yönetimi üssün yer aldığı alana ve üsteki Rus askeri personeline diplomatik statü ve dokunulmazlık tanıyacak.

-CB Erdoğan’ın devrik başkan Ömer el Beşir ile imzaladığı Serakin Adası’nın Türkiye’ye tahsis edilmesini öngören anlaşmanın yeni yönetim tarafından askıya alınmasıyla akıbeti belirsizliğe büründü.

★★★

Erdoğan Toprak, “örtülü IMF dönemine” nasıl geçeceğimizi de anlatıyor;

-CB Erdoğan, AK Parti Genel Başkanı olarak partisinin meclis grubunda yaptığı konuşmada ekonomide ‘yeni bir dönem’ başladığını belirterek ekonominin gerekleri için acı reçeteleri uygulamaktan kaçınmayacaklarını, nitelikli istihdam ekonomik istikrar-büyümeye odaklı yatırım ortamını hedefleyeceklerini açıkladı. Oysa daha 1.5 ay önce 29 Eylül’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) 2021-2023 dönemi için müstafi bakan Albayrak tarafından ekonomide yeni dönemin açıldığı ilan edilmişti. Her şeyin başına ‘yeni’ sözcüğü getirilerek halkın yıllardır aldatılmasının, Cumhurbaşkanının iddia ettiği ekonomideki bu yeni dönemde de daha da ağırlaşarak süreceği, Cumhurbaşkanının ve göreve getirdiği ekonomi yönetimi ile iktidarın ‘çaresiz’ olduğu yapılan açıklamalardan net biçimde anlaşılmaktadır. Cumhurbaşkanının ifade ettiği ‘acı reçete’ uygulamaları bugüne kadar ülkemizde ve dünyada sürekli şekilde Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) ülkelere ve hükümetlere dikte ettiği ekonomik programların herkes tarafından bilinen adıdır.

-İktidarın acı reçete uygulamasına geçileceğini ilan ederek, halktan ‘sabır ve metanet’ talep etmesi, önümüzdeki dönemde kemer sıkma politikalarının, yeni ilave vergi artışları, yüksek oranlı zamların uygulamaya konulacağının işaretidir.

-CB Erdoğan’ın bu açıklamaları ardından JP Morgan, Goldman Sachs, Societe General, Madley Global Advisors vb. uluslararası yatırım bankaları, portföy yönetimi ve yatırım danışmanlığı kuruluşları 19 Kasım’daki PPK toplantısında alınacak faiz artışı kararına ilişkin beklentilerini paylaşarak MB’nin politika faizini artıracağı öngörüsünde bulunan açıklamalar yaptılar. Müşterilerine ve yatırımcılarına bugünden TL yatırım araçlarına, menkul kıymetlere, hisse senedi, hazine bonosu ve tahviline yatırım yapmalarını, yüksek getiri sağlayacaklarını duyurmaya başladılar.

-Küresel ve yerli faiz lobilerine, sıcak para ve varlık sahiplerine yüksek faiz geliri döneminin başlatacağını müjdeleyen Cumhurbaşkanı ve AK Parti iktidarı, halka, dar gelirli, işçi-işsiz-çiftçi-emekli-memur-küçük esnaf ve sanatkâra ise ‘acı reçete-kemer sıkma-sabır-fedakârlık-metanet-yokluk-yoksulluk-sefalet’ vaat etmektedir!

Atılacağı belirtilen bu adımlar sözde IMF ile anlaşmaksızın, ‘örtülü bir IMF Programının’ yürürlüğe konulmasıdır.

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Sudan’da havamızı aldık… IMF reçetesine kucak açtık!..
Ahmet Takan