Hüsnü Mahalli
22 Ağustos 2021

Sıkıcı tekrarlar


Şubat 1979’da gerçekleşen İran Devrimi’nin önünü kesmek için Ağustos 1980’de Saddam’ı İran’a saldırtan ABD 8 yıl sonra savaş bittiğinde aynı Saddam’ı kendisine yardım eden Kuveyt’e karşı kışkırtmaya başladı. Bundan cesaret alan Saddam 2 Ağustos 1991’de gidip bu ülkeyi işgal etti.

Çok kızan(!) ABD yanına 35 ülkeyi de alarak Saddam’ı Kuveyt’ten çıkardı sonra da bölge ülkelerinde yerleşti.

Ordusu dağılan ve ülkesi perişan edilen Saddam Şubat 1992’de teslim oldu ve çok katı bir yaptırım ve ambargo koşullarında 11 yıl iktidarda kalmasına izin verildi.

Bölgesel ve uluslararası koşulların olgunlaştığını gören ABD 19/20 Mart 2003’de Irak’a saldırdı ve bir gecede Bağdat’a yönelik bin sorti gerçekleştirdi.

TBMM; Türkiye’nin hava sahasını ve topraklarını kullanmak isteyen ABD’ye 1 Mart’ta “Hayır” dedi.

Henüz Başbakan olmamıştı ama Erdoğan buna çok kızmıştı.

“Telkin ve emirlerine uymayan” Ankara’ya çok kızan ABD 4 Temmuz 2003’de 11 Türk askerinin kafasına çuval geçirdi.

ABD; Tezkere konusunda tepki koymayan Türk ordusundan intikam almak istemişti.

O günden bu yana TSK’de yaşanan hemen hemen tüm gelişmelere bu çerçevede bakılabilir.

Dönelim Irak’a.

9 Nisan sabahı elini kolunu sallayarak Bağdat’a giren Amerikan ordusu Irak ordusunu ve devlet kurumlarının tümünü dağıtmıştı.

İşgal sürecinde ve sonrasında yaşanan mezhep çatışmalarında Irak’da yüz binlerce insan ölmüş, daha fazlası sakat kalmış ve en az beş milyon Iraklı ülke dışına kaçmıştı.

2011’de yani Arap Baharı’nın başladığı sırada Irak’dan çekilmeye başlayan Amerikalılar bu yıl sonuna doğru toptan çekilmiş olacaklarını açıkladılar.

1980’i baz alırsak ABD ve müttefikleri 41 yıldır Irak’ı her anlamda ve her alanda perişan ettiler.

Irak’ın dağılmasıyla tüm bölge perişan edildi o da yetmeyince “mucize silah” IŞİD piyasaya sürüldü.

1993-1994’de Taliban’ın yine ABD tarafından piyasaya sürüldüğü gibi.

Irak gibi çok önemli ve stratejik ülke Afganistan’da.

Türkiye, İran, Suriye, Ürdün, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi önemli ülkeler Irak’ın komşuları.

İran, Pakistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Çin, Afganistan’a komşu.

Türkiye komşu değil ama iki müttefik Katar ve Pakistan üzerinden orada taraf olmaya çalışıyor.

Belki de İran, Rusya ve Çin’e karşı.

Moğollardan başlayan ve Yavuz Selim’e kadar uzanan anılarla.

Dönelim ABD’ye.

1993-1994’de Taliban’ı kurduran ve Eylül 1996’da Kabil’de iktidara taşıyan ABD yine kendisinin kurdurduğu Kaide’nin 11 Eylül saldırısını gerekçe göstererek 7 Ekim 2001’de Afganistan işgal operasyonunu başlattı. Operasyon Irak gibi 20 günde bitmedi ama 70 gün sonra ülkenin tümü ABD ve müttefiklerinin işgali altındaydı.

Yaklaşık 20 yıl.

Sonuç:

“Biz bu işten sıkıldık gidiyoruz”.

İyi de en az 200 bin askeri aracı, 40 savaş uçağı, yüzlerce helikopter ve türlü türlü ağır ve hafif silahı neden bırakıyorsunuz?

Yanıt yok.

Yanıt olmayınca her yerden pis kokular gelir.

ABD çekildi ama oraları Rusya, Çin ve İran’a bırakmaz ya da bıraktırmaz.

Önce Taliban’a çengel atar o da olmazsa müttefiklerini devreye sokar:

Türkiye, Katar, Pakistan, Suudi Arabistan ve BAE.

Türkiye’nin BAE ile aniden barışmasına bu çerçevede bakılabilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’de şu an 300 bin Afgan göçmen söz konusu” demesi bu çerçevede görülebilir.

Uzatmaya gerek yok.

Biz Irak’ı 40 yıldır konuşuyoruz..

Biz 30 yıldır Taliban ve müttefiği Kaide ve türevlerini konuşuyoruz.

Biz bu türevlerin 10 yıldır Kanlı Arap Baharı’nda coğrafyamızı ve elbette Türkiye’yi ne hale getirdiklerini görüp yaşıyoruz.

Yeniden Taliban’lı Afganistan’da, yeni türden tezgahlar yeni başlıyor.

Yazarlar

Sıkıcı tekrarlar
Hüsnü Mahalli