Hüsnü Mahalli
10 Haziran 2022

Senaryolar


AKP iktidarının seçime doğru çok daha sertleşeceği ve kendisine karşı olan herkesi susturmaya çalışacağı ve bu yönde akıl almaz ve çok tehlikeli adımlar atacağı bekleniyor.

Bunun hazırlıklarını sürdüren iktidar gerekli olan yasal düzenlemeleri bitirdikten sonra var olan algı operasyonlarını yoğunlaştıracaktır.

İki amaçla;

1- Bildik kurgu, yalan ve düzmece hikayelerle kendi seçmenini kandırmak.

2- Kendisine oy vermeyecek olan insanları korkutarak sindirmek.

Ülke hızla çöküşe doğru gidiyor ama AKP’nin umurunda değil. Çöküşü yaşayan ve AKP’ye oy ve gönül vermiş yoksul kitlelerin bir bölümü anlaşılmaz bir şekilde yandaş medyanın algı yaratma gücüyle bağlılığını sürdürüyor.

Medyanın Fetö artıkları sürekli yalan söylüyor, sürekli hayal ürünü kurgulanmış hikayeler anlatıyor ama gerçeği kendi izleyicisine anlatmıyorlar.

Daha açık bir ifade ile insanlara aptal muamelesi yapıyor ve aklıyla hatta vicdanıyla dalga geçiyorlar.

Çelişkiler diz boyu.

18 Mayıs’ta “SADAT’ın yöneticileriyle yakından uzaktan hiçbir alakam olmadığı halde bunu bizim kullandığımız darbeci bir oluşum olduğunu söyleyecek kadar bu başkan terbiyesizleşiyor. Bay Kemal ne dersen de sen sabahtan akşama yalanla yatıyorsun, yalanla kalkıyorsun. Hiçbir zaman senin dürüstlüğüne şahit olmadık ve bu yalanların da yine tutmayacak.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan 4 Haziran’da “SADAT’ın kurucusu denilen tuğgeneralle göreve getirdikten sonra benimle çalıştığı süre içerisinde cumhurbaşkanlığı külliyesinde görüşmelerim var ama evinde herhangi bir görüşmem olmamıştır bunu da bilesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çelişkileri elbette bununla sınırlı değil ama ne yaparsa yapsın “hayranlarının” büyük bölümü ondan vazgeçmiyor.

Çok ilginç!

Gelelim yaratılmak istenilen korku ortamına…

Çok kurnazca yaygınlaştırılması istenen senaryolara göre;

1- Erdoğan yüzde yüz kazanmayacağı seçimi yapmaz.

2- Seçimi kazanmak için, seçim kurullarını değiştirmek dahil her türlü düzenleme yapılacak.

3- Seçimi ertelemek için içeride bir güvenlik sorunu yaratılır ya da dışarıda bir savaşa gidilir.

4- Seçim yapılsa bile YSK sonucu Erdoğan’ın lehine açıklar ve bu iş biter.

5- YSK kararına karşı çıkanlar iktidar yanlısı paramiliter gruplar ve İdlib’teki İslamcı gruplar tarafından bastırılır ve ülke çok tehlikeli bir kaosun içine sürüklenir.

Gelelim en kurnaz ve tehlikeli söyleme…

Muhalif çevrelerde bile giderek dillendirilen algıyla göre…

“Kemal Kılıçdaroğlu aday olursa kazanamaz çünkü Alevi olduğu için bazıları ona oy vermez”.

Suriye krizinin ilk ay ve yıllarında mezhep söylemini sıkça tekrarlayan ve bu söylemiyle Kılıçdaroğlu’nu da hedef alan Erdoğan ülkeyi çok tehlikeli bir tartışmanın içine çekiyordu.

Peki Altılı Masa’nın birlikteliğini koruyan “Sünni” 5 lideri ortak bir açıklamayla Kılıçdaroğlu’nu aday gösterirse ne olur o zaman?

Erdoğan; seçim kampanyasını Kılıçdaroğlu’nun Aleviliği üzerine kurar ve kazanamaması için gereken her şeyi yapar. Erdoğan’ın ülkeyi nasıl perişan ettiğini bilen ve görenler ise onun “Sünniliği”den söz etmez ve etmemesi gerekiyor çünkü böyle bir söylem çok tehlikeli ve toplumun inanç duygularını tümüyle yaralar.

Aday olması durumunda Kılıçdaroğlu’na oy verecek olanlar onun Alevi olmasına değil dürüst, yurtsever ve halkın tüm kesimlerini temsil etme yeteneğine ve samimiyetine bakacak ve bakmalıdır.

Seçmen vatanı sevenlerle sevmeyenler arasında bir tercih yapacaktır.

Seçmen ülkeyi batıranlarla ülkeyi kurtarmaya çalışan/çalışanlar arasındaki farkı önemseyecektir.

Seçmen kim ne yaparsa yapsın ve ne tür dümen çevirirse çevirsin çağdışı ideoloji ve yöntemlerle ülkeyi karanlığa sürükleyenleri değil ülkeyi aydınlık ve esenliğe çıkarmak isteyen/isteyenleri seçecektir.

Çünkü bu seçim ülkenin kaderini ve Cumhuriyet’in ikinci yüz yılını aydınlığa doğru çevirecektir.

Kim ne düşünür ne yapar bilinmez ama herkes bu gerçekleri unutmamalı ve gereğini yapmalıdır.

Sonradan pişman olmak, mızmızlanmak ve palavra sıkmak yok.

 

Yazarlar

Senaryolar
Hüsnü Mahalli