Ahmet TAKAN
8 Eylül 2020

Seçim yatırımı hangisi? İdam cezası mı, Kürt devleti mi?..


Zırt vırt af yasalarının çıktığı bir ülkede idam cezasının geri getirilmesi tartışılıyor!..

Tartışmayı gündeme sokan kim?..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli… Anasol-M Hükümeti döneminin Başbakan Yardımcısı Bahçeli ikna olmuş, terörist başı Abdullah Öcalan’ın idam edilmemesini sağlamıştı. Bu yüzden tepki koyan ülkücüleri de partiden kovmuştu!..

Şimdi aynı Bahçeli idam cezasının geri getirilmesini istiyor. Şaşıracak bir durum var mı?.. Yook!..

AKP sözcüleri de, iktidarın küçük ortağının muz ortasını göğüs istopu yapıp önlerine aldıktan sonra, “Vatandaşlarımız idam cezası istiyorsa biz de parlamentoda bunun gereğini yapmak zorundayız” diyerek tartışmaya destek veriyor. Bugüne kadar AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan da, “Meclis kabul ederse ve önüme gelirse ben onaylarım” demişti. Peki ortada bir yasa teklifi var mı?.. Yook!..  Hep konuştular ama hiç getirmeye yeltenmediler.

2011 yılında ilk imzayı Türkiye’nin attığı kadın ve çocukların korunması, kadına, çocuklara yönelik şiddet, istismar, cinsel taciz, aile içi şiddetin, cinsel ayrımcılık ve cinayetlerin önlenmesini içeren İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeyi kendi içinde gündemine alarak hararetli bir şekilde savunan iktidar ve küçük ortaklarının şimdi aynı gerekçelerle bu suçlar için idam cezasını önermesi inandırıcı mı?.. Gerçekten samimiler mi?..

Her gün, pek çok kadın cinayetinde polise, savcılıklara yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığı, koruma taleplerinin, uzaklaştırma taleplerinin uygulanmadığı, faillerin yargı kararlarına rağmen rahatlıkla bu eylemleri gerçekleştirdiklerine şahit oluyoruz. Pek çok şiddet, tecavüz, istismar, cinayet zanlısı mahkemelerde iyi hal indiriminden yararlandırılarak kısa sürede tahliye ediliyor. Küçücük kız ve erkek çocuklarının dini cemaat, tarikat okullarında, iktidara yakın vakıf yurtlarında, dergahlarda maruz kaldığı taciz ve tecavüzlerin, cinsel istismarların üzeri itina (!) ile örtülürken, kanıtlı belgeli haberlere mahkemelerce erişim yasağı getiriliyor. Her gün, sosyal medya üzerinden kadınların, çocukların “kurtarın beni” çığlıklarını duyuyoruz. İçimiz kan ağlıyor. Cezasızlık, yaptırımsızlıkla cesaretlendirilen şiddet, saldırı, taciz, tecavüz, cinayet faillerine karşı topluma sosyal medya kampanyalarıyla isyanını, tepkisini dillendirmek dışında seçenek bırakılmadı. İnsanların seslerini duyurabileceği tek platformun da  köküne kibrit suyu döküleceği günlerde çok yakın!.

Mevcut yasaların yargı makamlarınca tam olarak uygulanması durumunda bile bu ve benzer pek çok suçun önleneceği, cezasız kalmayacağı da aşikar. Peki, iktidar ve küçük ortağının gündemde tuttuğu tartışma, dış politikada yapıldığı gibi kozmetik itiş kakışlardan biri mi?.. Sadece gündem değiştirmeye mi yönelik?.. Veya bir erken seçim yatırımı mı?.. Hiiç sanmıyorum!.. Böylesine zor günler yaşadığımız bir süreçte gündem değiştirmekte sıkıntıları yok ki..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, idam cezasının geri getirilmesini gündeme getirmişse mutlaka ama mutlaka bunun ardında özel bir dosya veya dosyalar vardır.  Cevabını çok merak ettiğim soru; acaba kim veya kimlerin üzerine yürümek isteniyor?.. AKP cenahından bakıldığında, bu yasanın çıkarılması cazip bir seçim yatırımı olarak görülebilir. Ancak, Türkiye’yi tüm dünyadan dışlayacak böyle bir yatırımın ardındaki özel ve genel tuzaklarda dikkate alınmalı derim!.. Bir zamanlar “al da Apo’yu as” diyerek idam ipi atan Bahçeli’nin  sırf iktidarı kurtarmak için can simidi attığını düşünmüyorum.

★★★

Gerçekten bir seçim yatırımı emaresi mi arıyorsunuz?.. O zaman dönün, Suriye’ye ve Irak’ın kuzeyine bakın!.. Geçen hafta, Irak’ın kuzeyindeki yönetimin başkanı Necirvan Barzani’nin Türkiye ziyareti sırasında yine masada şanlı Türk Bayrağı’nın yanında o paçavra vardı. Üstelik, sözde Kürt yönetimin Türkiye’de bir temsilcilik açma kararının alındığını işittik. “KDP ve KYB’nin de Türkiye’de temsilcilikleri var“ dediklerine aldanmayın. Benim bildiğim bu partilerin temsilcilerine Türkiye’de oturma izni veriliyor ve sanki ofisleri varmış gibi yansıtılıyor… Üstelik, Irak anayasasına göre dış politikayı belirlemek, dış ticaret ve iktisat politikasını belirlemek federal hükümetin yani Bağdat’taki merkezi hükümetin görevi. Irak anayasası Md.110; “Federal otorite dış politikayı ve diplomatik temsil faaliyetlerini, dış ticaret ve iktisat politikasını belirler”. Irak anayasası Md. 12; “Kültürel, sosyal işler ve kalkınmayı takip etmek üzere Irak büyükelçiliklerinde ve diplomatik misyonlarında bölge yönetimleri ve valilikler için ofisler açılır” der… Yani; Irak anayasası, bölgesel yönetimin ayrı bir diplomatik temsilcilik açmasına izin vermiyor… Buradaki Irak büyükelçiliği içinde olması lazım, büyükelçilik kontrolünde…

Bizdekilerin, Barzani’den beklentileri duygusal mı?..

İşin sırrı, iktidarın sessizce onay verdiği ABD ve Rusya’nın kontrolü (mutabakatı) ile Suriye kuzeyinde kurulacak sözde Kürt devletinde saklı. ABD, oradaki grupları bir araya getirme yönetimin nasıl olacağını belirleme yani özerk yönetimin bölge anayasasının temeli olacak metni birleme, yönetimin siyasi idari yargı yaşama güvenlik teşkilatı vs. için işleri yürütüyor. Suriye anayasa komitesinde PYD/PKK’nın yer almasını hallediyorlar. Hatta bu gelişmeleri Ruslara anlatmaları için Moskova’ya PYD güdümündeki Suriye Demokratik Konseyi’nin başkanı ve ekibini gönderdi. Lavrov ile görüştüler. Dün de üst düzey bir Rus heyet, Esad ile görüşmek için Şam’daydı..

Bu bölgelerle Türkiye’nin özel ilişki geliştirmesine ticaret, sınır geçişleri güvenlik işbirliği  güvenlik işbirliği vs. imkan verilir mi?.. Belki bu saray iktidarına sunulan bir havuç olabilir.  Veya, Türkiye’yi Suriye kuzeyindeki oluşuma razı ederek Suriye’nin yeniden inşasında alabileceği projeler havuçlardan biri olabilir… Bilirsiniz iktidar pek sever TOKİ konutlarını!..

Sarayın Barzani ile muhabbetlerine de bu çerçevelerden bakmak lazım!..

Bir diğer bakmamız gereken yer de; artık saray Suriyelileri ülkelerine geri göndermekten hiç bahsetmiyor. Şu an itibarıyla vatandaşlık verilen Suriyeli sayısı kaç oldu?.. Bileniniz var mı?.. Muhalefetin yerinde olsam, her ay bunu takip eder ve resmen rakamların açıklanmasını isterim. Neden?.. Erken veya zamanında yapılacak bir seçim için bu rakamlar çook önemli de ondan. “Nerdee öyle muhalefet” dediğinizi de duyar gibiyim!..

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Seçim yatırımı hangisi? İdam cezası mı, Kürt devleti mi?..
Ahmet TAKAN