Hüsnü Mahalli
14 Ağustos 2020

Savaş çıktı çıkacak


Benim bildiğim kadarıyla Türk askeri şu anda Suriye, Irak, Libya, Katar, Somali, Afganistan, Azerbaycan ve KKTC’de.

Geçenlerde yandaş bir köşe yazarı övünerek “Türkiye’nin 12 ülkede üssü var” diye yazmıştı.

Hayırlı olsun!

Bazı ülkelerde Türkiye fiilen savaşta.

Suriye, Irak ve Libya’da.

Irak’ta PKK peşinde ama bazen de yanlışlıkla Iraklı generalleri vuruyor.

Suriye’de iki düşman var:

Esad ve PYD/YPG.

Ilımlı ve radikal İslamcı bütün gruplar AKP’nin müttefiği.

Rusya ve İran şimdilik “düşman” konumunda değil ama her iki ülke Esad’dan yana.

ABD ise PYD/YPG’nin müttefiği ama Ankara’yı da idare ediyor.

Katar’da Türk askeri Mısır destekli Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’e karşı.

Katar’da bulunan iki dev Amerikan üssü şimdilik seyirci konumunda.

Gelelim Libya’ya.

Katar finansmanıyla Libya’da bulunan Türk askerinin karşısında Suudi Arabistan, BAE, Rusya ve Fransa destekli Mısır var.

Başka?

Ege ve Akdeniz var.

Ankara’nın Trablus hükümetiyle imzaladığı Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması’ndan sonra işler çok karıştı.

Bu anlaşmaya karşı Yunanistan, İtalya ve Mısır’la benzer bir anlaşma imzaladı.

İsrail ile Lübnan arasında deniz sınırı konusunda kavga var.

Lübnan’daki durumu fırsat bilen ABD sorunu İsrail’in lehine sonuçlandıracak şekilde baskı yapıyor.

Kıbrıs’taki sorun en azından 1974’ten bu yana aynı.

Ege’deki kavgada değişen bir durum yok.

Daha önce de yazmıştım:

AKP yönetiminde Türkiye yedi düvele karşı savaşıyor.

Hatta yedi değil 70 çünkü AKP İslamcıların bulunduğu her yerde.

AKP’nin bu tavrından dolayı hemen hemen herkes Türkiye düşmanı.

Akdeniz’de bir tek Malta, Ankara’nın yanında gibi.

Son dönemlerde Türkiye’den kaçıp Malta’ya gidip vatandaş olan çok sayıda Türk vatandaşı var.

Cezayir, Tunus ve Fas ve bunlara komşu Afrika ülkeleri eski Fransız sömürgeleri.

Somali de öyle.

Libya’da olduğu gibi Fransa, Türkiye’nin Somali ve Afrika ülkelerindeki askeri varlığına karşı önlem alıyor ya da karşı atağa kalkıyor.

Benzer bir kavga Lübnan’da var.

AKP şimdi de Lübnan’ı karıştırıyor.

Geçen hafta Beyrut’u ziyaret eden Bakan Çavuşoğlu orada yaşayan 100 bin civarında Türkmen’e seslenirken “İsteyene Türk vatandaşlığını veririz” demişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre nüfusu 6 milyon olan “Libya’da bir milyon Osmanlı bakiyesi var”.

Suriye ve Irak’ta üç milyondan fazla Türkmen var.

Birçok ülkeyi tedirgin eden ilginç ve tehlikeli bir yaklaşım.

Örneğin Fransa da çıkıp “Türkiye’de yaşayan 20 milyon Kürt ve 1-2 milyon Arap’a ben de vatandaşlık vereceğim” derse ne olacak o zaman?

Kısa bir süre önce AKP’nin Fransa ve Avrupa’daki illegal çalışmalarından rahatsız olduklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Macron son olarak ordusunu Doğu Akdeniz’e yollayarak Türkiye’ye karşı Yunanistan’dan yana “savaşa hazır” olduklarını ima etti.

Avrupa’da birçok ülke Macron gibi düşünüyor.

Güney Kıbrıs’ta deniz üssü kurmaya çalışan Fransa adada bulunan iki İngiliz üssünden da yararlanıyor.

AB; Kıbrıs sorunu ve ada çevresinde arama ve sondaj çalışmalarından dolayı Türkiye aleyhinde birçok yaptırım kararı almıştı.

Pusuda bekleyen başka ülkeler de var.

Hep söylüyorum:

2011 sonrasında AKP’nin dış politikası tümüyle yanlıştır. Kısa vadede bazı kazanımlar elde edilmiş gibi görünür ama orta ve uzun vadede kaybeden taraf Türkiye olacak.

“Umarım ben yanılırım” diyeceğim ama görünün köy kılavuz istemez misali her şey ortada.

Kuru hamasetle hiçbir yere varılmaz.

Mehter takımının nağmeleri kulağa hoş gelebilir ama batının literatüründe onun için hep “Bir ileri iki geri” deyimi kullanılır.

İşler karışık ve daha da karışacak.

Kimse ilgilenmediği için vatandaş tehlikenin farkında değil.

Yandaş medya ise Muharrem İnce’yi pazarlamanın peşinde.

Bu hikaye “Bin gün sürecek”.

Hesapladım 2023 seçimlerine kadar.

O zamana kadar savaş çıkmazsa yaşadı Erdoğan!

Yazarlar

Savaş çıktı çıkacak
Hüsnü Mahalli