Korkusuz
Memduh Bayraktaroğlu

Saraydaki danışmanların nezaket ve terbiyesi parmak ısırtıyor

Korkmaz Karaca, kendisini savunmak için...

Elindeki ateş topunu:

Mesai arkadaşı...

Yani...

Kendisi gibi Cumhurbaşkanı danışmanı olan...

Ancak iki gün önce...

Bizzat Cumhurbaşkanı tarafından görevden alınan:

Serkan Taranoğlu’na attı...



Nasıl mı?..

Söyleyeyim...



Sanırım duydunuz...

Serkan Bey’in...

Cumhurbaşkanlığı danışman kadrosu tarafından rüşvet kıskacına alındığını iddia eden...

İş kadınına:

“Korkma Karaca’ya gitme çünkü o senden daha çok para ister” dediği iddia olundu...

[caption id="attachment_375406" align="alignnone" width="600"] Taranoğlu-Karaca[/caption]



Korkmaz Karaca işte o cümle için:

“Benimle ilgili ne biliyorsa Savcıya anlatsın” dedi...

Bunun meali şudur:

“Ben masumum, her şey Serkan’ın başının altından çıktı...”.



Canlarım...

Lord Chesterfield, saraylarda neler döndüğünü şöyle anlatır:

Saraylar hiç kuşkusuz:

Nezaket ve...

Terbiyenin egemen olduğu:

Yerlerdir...

Böyle olmasaydı...

Adam öldürülen:

Harabeler olurlardı...

Şimdi...

Gülümseyip...

Birbirlerini kucaklayanlar...

Eğer...

Terbiyeleri araya girmeseydi...

Birbirlerine hakaret edip:

Bıçaklarlardı...”.



Demek istemem o ki canlarım...

Bizim saraydaki danışmanlar da bereket:

Çok nazik...

Çok terbiyeli...



Korkmaz Karaca:

Nezaketi...

Ve...

Terbiyesi(!) izin vermediği için...

Mesai arkadaşını bıçaklamak yerine:

Ateşe attı...

Reis sözünü tuttu(!)


Erdoğan:

“Vatandaş su ve otobüs ücretlerinde ciddi sıkıntı içinde. Bunların sözünü seçim meydanlarında farklı vermişlerdi...”.

[caption id="attachment_375407" align="alignnone" width="600"] Kavcıoğlu-Erdoğan[/caption]



Reis haklı...

Neden mi haklı?..

Çünkü...

Kendisi...

2018 seçimi öncesi...

Meydanlarında verdiği her sözü:

Yerine getirdi...



Meselâ...

“Verin oyu kardeşinize 1 dolar 20 liraya nasıl çıkarmış göstereyim size” sözünü...

Biraz eksiğiyle de olsa...

Yerine getirdi...



Söz verdiği tarihte...

Yani, 2018 yılı haziran ayı başında...

1 dolar:

4.55 liraydı...

Bugün: 18.20

Ve...

Yıl sonuna daha çok var...



“Verin oyu kardeşinize yıllık enflasyon oranını %100’ün üzerine çıkarayım” diye söz verdiğinde...

Yani 2018 haziranında...

Yıllık enflasyon oranı:

%11.49’du...

Bugün kaç?..

Henüz %100’ü geçmedi ama...

Eli kulağında...

Bir dıj güç raporu daha


SÖZCÜ’den Özlem Ermiş Beyhan’ın haberine göre Türkiye:

Kutuplaşma ile en çok otoriterleşen 5 ülkeden biri olarak...

Dünya demokrasi liginde...

Ekonomik güç olarak...

Yakınında bile olmayan ülkelerin:

Gerisinde kaldı...





Raporda Türkiye’nin:

“Toksik/zehirli bir kutuplaşma” içinde olduğu vurgulandı...



İktidar partileri ve yandaşları:

“Amaannn ne derlerse desinler umursamıyoruz çünkü bunlar dış güç ve bizim Reis’i kıskanıyorlar” diyecekler...



Ama...

Ve bence...

Bu haberi ciddiye alsınlar...

Çünkü...



Raporu veren İsveç Göteborg Üniversitesi V-Dem Enstitüsü...

Dünyanın saygın kurumlarından biri...

Raporları pek çok yatırımcı için de:

Yol gösterici...

Kanat oluşturucu...

200 yıl önceydi


Fazla romantikmişim...

Sevgili Enver Aysever doğru yapıyormuş...

Ben ise: Hayal kuruyormuşum...

[caption id="attachment_375409" align="alignnone" width="600"] Enver Aysever[/caption]



Enver’in doğrusu ne mi imiş?..

“Radikal tahammülsüzler cephesi” kurmak...



Ben ise:

“Ne pahasına olursa olsun, herkese tahammülü olanlardan bir cemaat” kurmak istiyormuşum...



Canlarım...

İyi bir Honore de Balzac okuruyum...

Hem romanlarını...

Hem de...

Büyük usta Stefan Zweig’in yazdığı:

“Honore de Balzac” romanını okudum...



Hatta...

Yaşadığı dönem için:

“Prensipler yoktur yalnızca olaylar vardır.

İyi ve kötü yoktur yalnızca şartlar vardır.

Üstün insan onlara rehberlik etmek için olayları ve şartları benimser.

Eğer prensipler ve sabit yasalar olsaydı, ülkeler onları bizim gömlek değiştirdiğimiz gibi değiştirmezlerdi ve bir insanın bütün bir ulustan daha akıllı olması beklenemez” deyişine de...

Hak verenlerdenim...

Ama...



Dünkü yazılarımdan birinde de hatırlattığım gibi: Hegel’i de sever, sayarım...

Onun:

“Zamanın Ruhu” olduğu söylemine de inanırım...



Demek istemem o ki...

Honore de Balzac’ın görüşleri o zaman için doğru...

Ve hatta...

Haklıydı...

Ancak...



Kabul edin ki...

Üzerinden yaklaşık:

200 yıl geçti...

Dünün tweeti


Ayşe Sucu

@aysesucu

Hz. Peygamber kamu malından hırsızlık yapan kişinin cenaze namazını kılmamıştır.

“Devlet malından bir hırka bile aşıran, savaşta ölse bile şehit olmaz...”.

Hz. Muhammed

Günün dedikodusu


AKP’liler yapılacak seçimi kaybetseler bile...

İktidarı asla teslim etmeyecek...

Gerekirse...

Ortalığı:

Ateşe vererek...

Erdoğan’ı:

Ölümüne savunacaklarını...

Birbirlerine:

Fısıldıyorlarmış...



NOT:

Adı üstünde dedikodu...

Takmayın kafanızı...

Hiçbir şey:

Yapamazlar...

Sıkar...

Günün teşekkürü


2012’de 12,594 dolar olan kişi başına milli geliri...

2022’de...

9.500 dolara düşüren Reis-i Cumhurumuz...

Muhterem Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’ye şükranlarımızı sunar...

Daha da aşağı düşürerek...

Cennetimizi garantilemesini niyaz ederiz...

AKFUKFON Yönetimi

Günün vicdanlısı


Bülent Tutluoglu

@BulentTutluoglu

Ev sahibi iş adamı arkadaşım memur babayla konuşuyor.

Baba, biri tıp fakültesinde iki çocuk okuttuğunu ve öngörülen kira artışını karşılayamayacağını söylüyor.

Arkadaşım talimat verip bu öğrenciden hiç kira alınmasın diyor.

Ne yazık ki böyle mutlu sonla çok seyrek karşılaşıyoruz.

Günün hatırlatması


ATAKIZ

@ATAISIK_

Köy Enstitüleri neden kapatıldı biliyor musunuz?

Köy Enstitüleri köy çocuklarını:

ağaya ırgat,

cehalete köle,

şeyhe mürit,

politikacıya kurban olmaktan kurtaran

kurumlardı.

Tavsiye etmem


Birileri, Göteborg Üniversitesi V-Dem Enstitüsü’nün raporu için:

“Bizim Reis de İsveç’in NATO üyeliğini veto eder olur biter” diyebilir...



Ya da:

“Bizim üniversitelerden biri de İsveç’i terörist ülke” ilân eder” diyebilir...



Amman ha...

Hiç tavsiye etmem...

Bizim üniversitelerden biri...

Veya hatta Cumhurbaşkanı bile buna benzer açıklama yapsa:

Kimse inanmaz...



Neden mi?..

Bir anekdotla cevaplayayım...



Ülkemizin uluslararası üne sahip “deli doktoru” (Hemşerim) Prof. Mazhar Osman kendisine “deli” diyen birine gülümseyerek şöyle dedi:

“Bana deli dediğin için benim deli olduğuma kimse inanmaz ama ben senin için ‘deli’ dersem cümle alem inanır...”.



Bilmem anlatabildim mi?..