Memduh Bayraktaroğlu
20 Ağustos 2020

RTÜK’ün özrü kabahatinden büyük utanma duygusu itirafı gibi…


Kişisel YouTube kanalımda yayınlanan iki videom nedeniyle açılan davalardan yargılanıyorum…

Davalardan biri RTÜK Başkanı’nın, kendisine hakaret ettiğim iddiasıyla açtığı tazminat davası…

Diğeri, kurumsal olarak RTÜK’ün şikayeti üzerine açılan ceza davası…

Bu iki davam nedeniyle RTÜK’ün SÖZCÜ’ye karşı yaptığı adaletsizlik, hukuksuzluk, vicdansızlık hakkında yazmak istemedim ancak…

SÖZCÜ’nün bu hukuksuzluğu kamuoyuyla paylaşması üzerine RTÜK’ ten yapılan kurumsal açıklama, şu satırları yazmama sebep oldu…

Çünkü…

Bu yazacaklarım kişisel husumetin değil kamu yararının gereğidir…

Hünkar, soytarısına diyor ki:

“Bana karşı öyle bir kabahat işle ki özrün kabahatinden büyük olsun…”…

“Kabul” diyor Soytarı ve oyun başlıyor…

Bir süre sonra Hünkar üst kata çıkmak için merdivenleri tırmanmaya başlıyor…

Üçüncü basamakta Soytarı, Hünkar’ın poposunu avuçluyor…

Hünkar, bunu yapan Soytarıya

“Bre melun!” diye gürlüyor… “Bu ne haddini bilmezlik?..”.

“Affedin Hünkarım” diyor Soytarı beline kadar eğilerek… “Ben sizi Valide Sultan sanmıştım…”.

RTÜK’ün, SÖZCÜ’nün haberi üzerine yaptığı gecikme açıklamasını okuduysanız ne demek istediğimi zaten anlamışsınızdır…

Bu kıssadan sonra ayrıca yorum yapmayacağım…

RTÜK’ün hukuk ve adalet tanımazlığı üzerine analiz de yapmayacağım…

Yorumu da sizlere bırakacağım…

ÖDÜ PATLIYOR…

Biliyorsunuz canlarım…

RTÜK TV’ler halka düşmanlık eder, “sanal yaşam” gözlükleri dağıtırken…

SÖZCÜ, acı gerçekleri bütün çıplaklığıyla yazıyor…

Haliyle SÖZCÜ TV de korkusuzca halkın sözcülüğünü yapacak…

Halk…

Aç karnına, boş buzdolabı ve kahreden işsizliğiyle kendisine takılan gerçeküstü görüntülerle aldatıldığı gözlükleri fırlatıp atacak…

Sözün özü…

RTÜK, SÖZCÜ’den çekinmiyor…

RTÜK, SÖZCÜ’den korkuyor…

Ödü patlıyor…

ERDOĞAN YİNE YANLIŞ YAPTI

Erdoğan’ın yurt dışında serveti olduğunu söyleyen ana muhalefet partisi genel başkanı hakkında hem de 2 milyon liralık tazminat davası açması yanlış…

Çünkü…

Bu kadar yüksek tazminat talebi (Haklılık payı olsa bile) nedensiz zenginleşmeye sebep olacağı nedeniyle reddedilir…

Ya da…

“Bu kadar büyük servete sahip olan biri için 2 milyon TL nedensiz zenginleşme sebebi değildir” denilerek, servetin var olduğu kabul edilir ve…

“Serveti var” iddiasında bulunan davalının lehinde karar verilir

Erdoğan ille de dava açacak idiyse…

Doğru olan…

Sadece bir liralık bir dava açmak…

Kazanınca da Kılıçdaroğlu’nun “yalan söylediğini” haykırmaktı…

YÖNTEM ESASTIR…

Canlarım…

Türkiye’de servet sahibi olmak suç değil…

Serveti yurt dışında tutmak da suç değil…

Suç olan…

Servetin elde ediliş yöntemi…

Bir kişi (İşi, mesleği, görevi ne olursa olsun) servetini yasal yollardan yapmışsa

Bir kişi kazandıklarının vergisini ödemişse…

Bir kişi devleti yönetme yetkisini kötüye kullanmadan aldığı maaşları biriktirip servet sahibi olduğunu kanıtlarsa; servetinden utanmamalı…

Ama…

Bir kişi kendi servetinden şüphe duyuyorsa…

Önünde sonunda yargılanıp mahkûm olacağını da unutmamalıdır…

KİŞİ SERVET SAHİBİ OLMAKTAN UTANMALI MI?..

Erdoğan, Kılıçdaroğlu aleyhinde bu defa 2 milyon liralık tazminat davası açtı…

Neden?..

Kılıçdaroğlu “Sen ve aile yakınların yurt dışındaki servetlerinizi getirin” dediği için…

Canlarım benim…

Bir ana muhalefet partisi lideri, bir cumhurbaşkanının serveti olduğunu söylerken “devleti soyarak elde ettiğin servetin” gibi bir suç iddiasında bulunmadıysa (Ki öyle bir suçlama yok) ortada suç da yoktur…

Hem…

Bir cumhurbaşkanı servet sahibi olduğundan neden utanır anlayamıyorum…

Servet sahibi olmak suç ise…

Bütün servet sahiplerini yargılayıp hapse atalım…

Servet sahibi olmak ayıp ise…

Bütün servet sahiplerini ayıplayalım…

Haliyle…

Bir cumhurbaşkanı, bakan ya da iş insanı için “yurt dışındaki servetini getir” çağrısında bulunmak suç olmadığı gibi…

Bunu söylemek ayıp da değil…

POLİTİKACININ KALİTESİ ARTMALI…

Türkiye son 30 yıldır devlet insanı yetiştirememenin acısını çekiyor…

Politikada sıradan insanların isimleri ve partileri değişiyor ancak…

Zihniyetleri aynı…

Haliyle koşu bandında yürüyoruz…

Enerji harcıyoruz ve fakat…

Hep aynı yerde olduğumuzun farkında değiliz…

Ahmet Davutoğlu

Son söz:

Siyasi partiler yasası ve seçim sistemi mutlaka değişmeli…

Davutoğlu, başbakan iken bunu yapmak istemişti ama…

Erdoğan, kaliteli politikacıdan korktuğu için midir nedir; Davutoğlu’nun istifasını istedi…

Ve o çağdaş siyaset yapabilme imkanı heba edildi…

Yazarlar

RTÜK’ün özrü kabahatinden büyük utanma duygusu itirafı gibi…
Memduh Bayraktaroğlu