Ahmet TAKAN
16 Eylül 2020

Rakılar saraydan!..


Ana muhalefet partisi CHP içinde patlayan şu kavgaya bir bakın hele…

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Atatürk” demiyormuş, “Mustafa Kemal” diyormuş…

Kafa göz, uçan tekme birbirlerine daldılar…

Asslan sosyal demokratlar!..

Birbirlerine öyle girdiler ki; sarayın ve küçük ortakların iki-üç laf çakmasına bile fırsat tanımadılar…

Milletin onca sorunu varken gündemi saptırıyorlar diye iktidar partisine haksızlık ediyoruz galiba!..

Kovid-19 ile mücadelede Türkiye’nin dünyaya örnek olduğunu, 150’den fazla ülkeye tıbbi malzeme yardımı yapıldığını öne süren iktidarın sağlık alanındaki yanlış politikalarının faturası giderek ağırlaşıyor…

Hesabını soran var mı?.. Yok!..

Vatandaş hastanelerde yer bulamamakta, pozitif vakalar ellerine reçete verilip evlerine gönderiliyor. Hastalar yoğun bakım üniteleri tıka basa dolu olduğu için evlerinde ölüme terk ediliyor…

Hesap soran var mı?.. Yok!..

Her gün sokaklarda kıtır kıtır kadınlar doğranıyor…

Hesap soran var mı?.. Yok!..

Kirli sakallılar çocukları taciz ediyor… Cinci hocalar kadınların göbeğine yazıp çiziyor… Eğitim tarikatlara, devlet kadroları cemaatlere teslim edildi…

Hesap soran var mı?.. Yok!.. Laiklik kimsenin aklına geliyor mu?..

Vatandaşların BES hesaplarında biriken 154 milyar yandaş şirketlere ucuz maliyetli kaynak olarak kullandırılacak…

Peşine düşüp hesap soran var mı?.. Yok!..

İktidar bugüne kadar yaptığı 70 milyar doları aşan tutardaki özelleştirme gelirinin nereye harcandığının hesabını Meclis’e ve millete vermedi. Deprem vergilerinin nereye gittiği bilinmiyor. TVF’ye devredilen 60-70 milyar dolar değerindeki kamu varlığının  nasıl değerlendirildiği, kaynaklarının nerelere harcandığı, kamuoyuna açıklanmıyor… Ya o, kısıtlamaların ta en başında İBAN numaraları verilerek toplanan paralardan ses seda var mı?..

Hesabın peçine düşen var mı?..Yok!..

Türkiye hazinesinin Fitch ile birlikte resmi rating sözleşmesi bulunan iki derecelendirme kuruluşundan Moody’s, Türkiye’nin ülke kredi notunu B1’den B2’ye düşürerek risklerin oldukça arttığı vurgusunu yaparken, görümü ise negatif olarak teyit etti.

Bunun ne manaya geldiğini sokak sokak gezerek vatandaşa anlatan var mı?.. Yok!..

Bu not indiriminin uluslararası piyasalar açısından Türkiye’nin ‘yatırım yapılamaz bir ekonomi’ olarak durumunun daha da kötüleştiği ve risklerin olağanüstü düzeyde arttığı anlamına geldiğini kim anlatacak?.. Ethem Sancak mı?..

Merkez Bankası rakamlarına göre, Temmuz 2019’da aylık 1 milyar 990 milyon dolar ‘fazla’ veren cari işlemler hesabı, 2020 Temmuz’unda 1 milyar 817 milyon dolar açık verdi. Yine geçen yılın temmuz ayı itibarıyla yıllık 2.1 milyar dolar ‘fazla’ veren cari denge bu yıl temmuz sonunda 14 milyar 941 milyon dolar açık verdi…

Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının açıklamasına göre salgın nedeniyle işini kaybeden, işyeri kapanan ve bundan dolayı kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılanların sayısı 3 milyon. İşten çıkarma yasağı çerçevesinde ücretsiz izne çıkarılan ve nakdi ödeme desteği alanların sayısı ise 2 milyon…

TÜİK rakamlarında asla göremeyeceğiniz Türkiye’de işsiz sayısı 12 milyon civarında…

Ülkede üretim dibe vurdu ve yüzde 9.9 daralma yaşandı…

Hesap soran var mı?.. Yok!..

Milletin derdine kim tercüman olacak?.. Orhan Gencebay mı?..

İkinci el hurda arabalar neredeyse sıfır araba fiyatına satılıyor… Düğünlerde çeyreğin yerini sahte altın aldı… Uzaktan eğitim deniyor, milyonlarca gariban öğrencinin evinde internet yok…

Millet derdinin anlatılabilmesi için mikrofonu Ajda Pekkan’ın eline mi verilsin!..

TÜİK 2020 rakamları henüz yayınlanmadı… 2019 rakamlarına göre; En fakir yüzde 20 toplam gelirin yüzde 6’sını alıyor. En zengin yüzde 20 toplam gelirin yüzde 46’sını alıyor…

Sürekli yoksulluk oranı yüzde 12.7… 2019 yılı yoksulluk oranı yüzde 28.5…

Sosyal yardım olmadan hayatını sürdüremeyeceklerin oranı yüzde 12.7…

Pandemi sonrası 2020 rakamlarının tam bir kabus olacağını görebilmek için illa kahin mi olmak gerek?..

Siyasetçilerin gündemi toplumun gündemi ile örtüşmüyor, vatandaşlardan uzak yaşıyorlar, rakı masalarında “ne olacak bu memleketin halinden” de öte gidemiyorlar diye eleştirdiğimizde alınıyor ve hatta çok kızıyorsunuz…

Aranızda bileniniz yok mu Necip Fazıl’ın şu mısralarını;

“Allah’ın bir pulunu bekleye dursun on kul,

Bir kişiye dokuz, dokuz kişiye bir pul,

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa,

Yaşasın kefenimin kefili kara borsa”…

İktidarı kendi silahı ile vurmak hiç mi aklınıza gelmez!..

Dereyi, tepeyi geçtiniz başka işiniz kalmadı da, ATATÜRK’ün isminin nasıl kullanılıp kullanılmayacağını mı tartışıyorsunuz!..

Yazık hem de çok yazık!..

Canınız çok mu sıkılıyor?.. Başka işiniz gücünüz kalmadı mı?.. İlla öz eleştiri mi yapmak istiyorsunuz?..

O zaman, çok takıldığınız şu tartışmayı bir kenara bırakın. O meşhur Taksim toplantısında partinizin İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun CHP’nin bugünü ve yarınlarına ilişkin yaptığı değerlendirmeleri kamuoyunun gündemine getirin. Aynayı kendinize tutun. Eğer cesaretiniz varsa!..

Yoksa…

Rakı masalarınızdan kalkmayın… Bir büyük daha söyleyin…

Siz bu kafada gitmeye devam ederseniz, saray rakı hesaplarınızı seve seve öder!..

Yazarlar

Rakılar saraydan!..
Ahmet TAKAN