Ahmet Takan
5 Şubat 2021

Rahip Brunson’u babam mı serbest bıraktı!..


Vallahi, evlere şenlik bir memleket olduk!..

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrenci eylemleri üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama geliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price, İstanbul’un önde gelen üniversitesindeki gösterilerden endişe duyduğunu ve onları çevreleyen LGBT karşıtı söylemi kınadığını söylüyor. Price,”Rektöre karşı yapılan barışçıl protestoları yakından takip ediyoruz” diyor, “LGBT  bireylerine dönük ayrımcı söylemleri sert bir şekilde kınıyoruz” ifadelerini kullanıyor, “Rahatsız etse bile ifade özgürlüğü demokrasinin önemli bir parçasıdır” diye de sözlerini tamamlıyor.

Biz de her naneye gecikmeden anında maydanoz olmaları ile ünlü Cumhurbaşkanlığı sözcüleri İbrahim Kalın ile Fahrettin Altun susuyor… Herhalde Biden’dan telefon bekliyor olmalarından sebep!.. Ee, bir cevap verilmesi lazım. Topu Dışişleri Bakanlığının kucağına atıyorlar. Oradan da gele gele yazılı bir açıklama geliyor. Ne diyor Dışişleri Bakanlığı yazılı açıklamasında;

Türkiye’nin içişlerine müdahale etmeye kalkışmak kimsenin haddi değildir.”

Breh!..Breh!.. Breh!..

Başka neler deniyor Dışişleri Bakanlığı açıklamasında?..

Sanki İçişleri Bakanlığı’ndan kopyala/yapıştır yapılmışçasına  üniversitedeki terör örgütlerinden bahsediliyor. Diplomasi lisanı terk edilmiş yerini polis copu  dili almış… Anayasa’dan bahsediliyor… Anayasa’ya uymaktan dem vuruluyor… Sanırsınız, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararının gereği Tanzanya’da yerine getirilmiyor… Değil  Amerika herhalde bütün dünyanın bir yerleri ile güldüğüne emin olduğum açıklamayı ne olur bir kez daha okuyun:

“Üniversite dışından ve terör örgütü iltisaklı çevrelerin olaylara sızma ve kışkırtma girişimleri tespit edilmiş olup, protesto hakkını aşan bu yasadışı eylemlere karşı kanunlarımız çerçevesinde gerekli ve orantılı önlemler alınmaktadır. Yasadışı yollara tevessül eden grupları kışkırtıcı ve illegal eylemleri teşvik edici bir dil kullanmama konusunda söz konusu çevreleri uyarıyoruz. Yakın dönemde de ‘gelişmiş’ demokrasi olarak adlandırılan pek çok ülkede yönetimler aleyhine en küçük bir itiraza karşı dahi masum ve sivil vatandaşlara karşı güvenlik güçlerinin orantısız şiddet görüntüleri halen hafızalardadır. Hal böyleyken, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan olayları ve Türkiye’nin bu olaylarla hukuk çerçevesinde yürüttüğü mücadeleyi görmezden gelerek ülkemize demokrasi ve hukuk dersi vermeye kalkanlara aynaya bakmalarını tavsiye ediyoruz. Türkiye’nin içişlerine müdahale etmeye kalkışmak kimsenin haddi değildir. Türkiye, Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri koruma konusundaki iradesini gerçekleştirmekte olduğu reform adımlarıyla göstermekte olup, bununla birlikte terör örgütleri ve terörle iltisaklı çevrelerin bu alanlardaki istismarına karşı mücadelesini sürdürmekte de kararlıdır.”

Neresinden tutsanız sapır sapır dökülen bu açıklamayı kim akıl etti acaba?..

★★★

Türkiye’nin içişlerine karışmak kimsenin  haddine değilmiş… Öyle mi?..

Birden aklıma geliverdi… Eski Başkan Trump, aralarında rahip Brunson’un da bulunduğu  daha önce farklı ülkelerde tutuklu ya da rehin tutulan 6 vatandaş ile Beyaz Saray’da bir söyleşi gerçekleştirirken, “Seni bir süre orada tuttular, ve seni geri getirmemiz gerekiyordu. Şunu söylemeliyim ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan çok iyiydi. Senin ne kadar masum olduğunu biliyordum, (Erdoğan) onunla biraz konuştuktan sonra o da bunu kabul etti “demişti.

Trump’ın danışmanlarından meşhur Bolton da, “Rahip Brunson’un Erdoğan tarafından rehin olarak kullanıldığını düşünüyoruz. Türkiye’ye uygulanan yaptırımlar dövizin değerini çok önemli ölçüde artırıyordu. Erdoğan bunun Türkiye için kötü sonuçlanacağını anladı. Bu nedenle Brunson’un serbest bırakılmasına izin vermenin bir yolunu buldu“ diye bir çuval inciri berbat etmişti!..

Bizdekiler de bu açıklamalar karşısında sus pus olmuş, süt dökmüş kediye dönmüşlerdi…

Türkiye’nin içişlerine karışmak kimsenin  haddine değilmiş… Öyle mi?..

O zaman sormak hakkımız değil mi?.. “Terör örgütüne yardım” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan Rahip Brunson’u babam mı serbest bırakıp ABD’ye gönderdi!..

★★★

Gelelim, Boğaziçi Üniversitesi öğrenci ve öğretim üyelerinin, saray rektörü Melih Bulu’ya karşı düzenledikleri haklı protesto eylemlerine… İktidarın, ekonomi, hukuk, eğitim, yatırımlar, dış politika vs. alanlarda hiçbir başarı hikayesi yok. Tam bir çöküş yaşıyorlar. Ne yazık ki, protestoları simdi fırsata çevirmeye gayret ediyorlar.. Bunu da terörle mücadele üzerinden yürütmeye çalışıyorlar. Çamur at izi kalsın mantığı devrede!. Terörist olmadığını ispatlamak kolay mı bu memlekette?..

Saray, uzunca bir süredir Gezi’nin bir terör eylemi olduğunu, terör örgütlerinin saldırısı olduğunu söyleyip duruyor. Yani, Gezi’yi terörle etiketledi. Onun için iktidar, “Buradan yeni Gezi çıkmasına müsaade etmeyeceğiz” derken o terör bağlantısını akıllara getirtiyor. Terör deyince o da hemen dış güçlere de bağlandığı için normal bir vatandaşın aklını çekmek kolaylaşıyor. Saray ve bağlı çevreleri, bu hamlesiyle, söylemiyle  karşı ittifaktan seçmen ayartmaktan ziyade kendi seçmeninin kaçmasını önlemeye çalışıyor.

Acaba farkındalar mı veya işlerine mi gelmiyor?.. Önüne gelene terörist demek Türkiye’nin terörle mücadelesini zayıflatır. Sayı vereceksin, gösteriler sırasında tutuklanan öğrencilere “terörist” diyeceksin mahkeme serbest bırakınca da “terörist” demedim “iltisaklı, irtibatlı” dedim diye kıvırtacaksın !.

Olmaz böyle bir şey!..

Tekrar ediyorum; Önüne gelene terörist demek Türkiye’nin terörle mücadelesini zayıflatır…

Karadeniz’in dağlık yerlerinde, kuş uçmaz kervan geçmez en sarp bölgelerinde hâlâ PKK’li teröristleri kovalayan kahraman askerlerimizin, komando timlerimizin mücadelesini zayıflatır.

Boş siyaseti bırakın.. Gerçek terör yuvalarına odaklanın… Karadeniz’de gece gündüz, yeri geldiğinde aç, susuz, uykusuz PKK’lı hainlerin peşinde koşan askerlerimizin sıkıntı ve sorunları ile ilgilenin….

Herkesi de  saf ve salak yerine koymayın!..

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar.  Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Rahip Brunson’u babam mı serbest bıraktı!..
Ahmet Takan