Prof. Dr. Hasgür uyardı, İzmir için tehlike hala geçmedi

Prof. Dr. Hasgür uyardı, İzmir için tehlike hala geçmedi

Vatandaşlar yaşadığı bölgenin deprem riski taşıyıp taşımadığını merak ederken Deprem Mühendisliği Uzmanı Prof. Dr. Zeki Hasgür, Türkiye genelinde deprem riskinin yüksekliği bakımından dikkat çeken bölgeler hakkında açıklamalarda bulundu.

Hasgür, İzmirde yatay atımlı yeni faylar olduğunu belirterek, Bunlar harekete geçmediği için hâlâ risk altındayız. Bunlardan biri harekete geçerse büyük enerjiler açığa çıkar. İzmir için tehlike hala geçmedi dedi.

Türkiyede meydana gelen depremler, her ilde yaşayan vatandaşı korkutuyor. Son aylarda İzmir başta olmak üzere Ege ve İç Ege’de yaşanan depremlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Altınbaş Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Hasgür, tehlikenin henüz geçmediğine dikkat çekti. Tektonik olarak Afrika Levhasının, Anadolu Levhacığı ile Ege Denizinin altına girdiğine dikkat çeken Hasgür, Literatürde Hellen Yayı denilen, Adriyatikten başlayan, Giritin güneyinden, Rodostan ve Datçaya uzanan bir yay var. Anadolu Levhacığının da Ege Denizine doğru, İstanbuldaki Kuzey Anadolu Fayına benzer, bir dönüşü var. Bu yatay atımlı bir faydır. Bu fay hâlâ bekliyor. Bu bölgede nispeten büyük bir deprem olabilir dedi.

İZMİR DEPREMİ BÖLGENİN KARAKTERİSTİK DEPREMİ DEĞİLDİ 

İzmir depremiyle ilgili konuşan Prof. Dr. Hasgür, İzmirde yaşanan 6.6 şiddetindeki deprem, bu bölgenin karakteristik depremi değildir. Bu deprem Sisam Adasına yakın gerçekleşti. Bunun arkasından o bölgede bizim gözlemlediğimiz, normal atımlı faylar bakımından 900 artçı sarsıntı oldu. O bölgede oluşacak enerji kısmen azalmış durumda. İzmirde deprem haritamıza işlenen yatay atımlı yeni faylar var. Bunlar harekete geçmediği için hâlâ risk altındayız. Bunlardan biri Kuzeydoğu – Güneybatı yönünde harekete geçerse büyük enerjiler açığa çıkacaktır. Bizim ilgilendiğimiz asıl faylar bunlardır. Bu bakımdan henüz tehlike geçmiş değil.

HANGİ BÖLGELERDE DEPREM BEKLENİYOR?  

Prof. Dr. Zeki Hasgür, Türkiye genelinde deprem riskinin yüksekliği bakımından dikkat çeken bölgeler hakkında, şu bilgileri verdi: 

İstanbulda, Adalar ve Marmara Ereğlisi arasındaki bir fayın, 7 büyüklüğündeki bir deprem ile kırılabileceğini hesaplayabiliyoruz. Benim beklentim de bu yönde. Elazığdaki deprem de önemli. Bu deprem, Doğu Anadolu Fayı olarak adlandırılan sol, yanal atımlı fayda gerçekleşti. Bu fay, İskenderun Körfezinden geçerek güneyde Lut Gölüne uzanır. Bunun üzerinde de önemli depremler bekliyoruz. Her ne kadar Elazığ Kuzey Anadolu Fayının kavşak bölgelerine yakın olsa da güneyde, Hatay ve İskenderun bölgesinde de deprem olması muhtemel. Bu bölgede geçmişte küçük depremler oldu ama İskenderun ve Hataya bağlı büyük bir deprem gerçekleşmedi. Kuzey Anadolu Fayının doğudaki başlangıç noktası olan Karlıovada bir deprem olmuştu. Dolayısıyla buradaki hareketlenme ve etkileşim devam ediyor.

EGEDE DEPREMLER ARTACAK 

Prof. Dr. Zeki Hasgür, Egede de deprem hareketliliğine dair ise şu değerlendirmelerde bulundu:

Bu bölgede Akhisar ve Simav yakınlarında depremler oldu ve artçıları 6 ay kadar sürdü. Daha sonra güneye indi. Şimdi Ege Denizi içerisinde oluyor. Datçaya yakın bölgelerde ve Antalya Körfezine yakın orta sığlıkta depremler meydana geliyor. Bu bölgelerde daha büyük depremlerin etkili olabileceğini öngörüyoruz. Manisa depreminin olduğu bölgeningüneyinde depremler de olabilir. Egede de depremler artacaktır.

SIĞ DEPREMLER DAHA ÇOK ZARARA YOL AÇAR 

Sığ depremlerin daha fazla zarara yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. Zeki Hasgür, 10-20-30 kilometreye kadar odak derinliklerde oluşan bu depremlerin yapılardaki şiddeti daha fazla hissedilir. Yüzeye yakın olduğu için kaydedilen ivmeleri daha büyük olur dedi.

Daha derinlere indikçe ivmelerin küçülmeye başladığını kaydeden Hasgür, sözlerine şöyle devam etti: 

Bu durum yüzeyde yumuşak zemin katmanları ve alüvyonlu birikimler için bir istisnadır. İzmirdeki beklenmedik yıkımlar sığ depremlerde görülebilir. Orta sığlıktaki depremlerin dalgaları çok uzak mesafelereetkisini koruyarak, ivme değerleri büyük periyotlu dalgalar halinde ulaşır. Bu tip zeminlerde depremin kuvvetli hareket, etkin süresi de uzar; önemli yapım kusuru taşıyan yapıların göçmesi gerçekleşir.1970 Gediz Depremi sonrasında oluşan depremdalgaları,Bursa ovasında kurulu Tofaş fabrikasının büyük açıklıklı yapısında hasara neden olmuştur.1977de RomanyadakiVrancia Depreminde benzer olay yaşanmıştır.Daha sonra jeofizik metotlarla incelenip kanıtlanan büyük katmanların zemin büyütmesi, yaklaşık 150 kilometre uzaklıktaki Bükreşte deprem ivmesini7 kat büyüterek yapılarda hasarlarayol açmıştır.

RİSKLİ BİNALAR ORTA ŞİDDETLİ DEPREMDE BELLİ OLDU 

Kayıpların en aza indirilmesi için depreme hazırlıklı olunması gerektiğini vurgulayan Hasgür, riskli binaların orta şiddetli depremde belli olduğuna vurgu yaparak, şu uyarılarda bulundu:

Yeni yapılarımızın denetimikadar eski yapılarımızın da depreme karşı taşıma güçlerinin yeterli olması, olmayanların dagüçlendirilmesi şarttır. İstanbulda 17 Ağustos 1999 depreminden önce yapılmış büyük bir yapı stoğu vardır. Son gerçekleşen 5.8lik depremde iki okul boşaltılmıştır. Topun ağzındaki yapılar bu orta şiddetli depremle kendilerini belli etmişlerdir. Kolonlarda oluşan çatlaklar, donatılardaki korozyon dolayısıyla betonla arasında aderansınkaybolduğu, boşluklar nedeniyle kendini göstermiştir.Geçtiğimiz dönem, Zeytinburnunda, Kartalda kendiliğinden göçen binalar olmuştur. Bir an önce bu tip yapıların İnşaat Mühendisleri Odası desteği ile belediyeler tarafından ayıklanmasıgerekiyor. Bu denli zayıf binaların toptan göçme tehlikesini önleyecek güçlendirme ekonomik olmuyor ise yapınınyıkılıp yenisinin yapılmasıgerekmektedir.Risk altında yapılar bulunuyor. Bunların, üniversitelerimiz, araştırma kurumlarımız, meslek odalarımız, belediyelerimiz ve devlet işbirliği ile bir deprem seferberliği kapsamında ya ortadan kaldırılması ya da güçlendirilmesi gerekiyor.

(DHA)

Gündem

Prof. Dr. Hasgür uyardı, İzmir için tehlike hala geçmedi
Gündem