Ahmet Takan
5 Mart 2021

“Plan”a mevzuat mı zorladı?..


Başkent Ankara’nın önemli bir özelliği de bürokrasi şehri olmasıdır. Hem de öyle böyle değil!.. Taş gibi bürokrasi şehridir Angara…

Her zaman derim; siyasetin nereye doğru gittiğini gerçekten anlamak istiyorsan. Ankara bürokrasisini iyi takip et. Göstergeler, seni hiç boşa çıkarmaz!..

Ülkenin ağırlıklı iç ve dış gündem maddeleri belli. Peki, başkentte, bürokrasi ağalarının gündeminin ilk sırasında ne var?.. Cevap; AKP büyük kongresi… AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın attığı her adım bürokrasi ağaları tarafından çok yakından takip ediliyor. Erdoğan, günlük çalışmasının ne kadarını partiye ayırıyor, MKYK’da neler konuşuluyor, hangi MYK üyesini çağırdı ve ona neler söyledi?.. Hepsinden haberdarlar maşallah!..

Bürokrasi ağaları, AKP ve saraydaki kaynaklarından aldıkları bilgilere göre tahminlerde bulunuyorlar. Kimilerine göre, Erdoğan kongre öncesinde bakanlıklarda büyük değişiklik yapacak. Kimilerine göre, bakanlıklardaki büyük değişiklik kongre sonrasına bırakılacak. Bürokrasi ağalarının üstünde ittifakla birleştiği görüş ise; “Hem bakanlıklarda hem de AKP yönetiminde çok büyük değişiklikler olacak.”

★★★

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın “İnsan hakları eylem planı”nı açıklamasının ardından üst düzey birkaç bürokrat arkadaşımla buluştuk. “Yazılmama kaydı” konulan sohbet konularımızı kolaylıkla tahmin edebilirsiniz. Muhabbetin en koyu anında bir dostum konuyu, ”İnsan hakları eylem planı”na getirdi. Masada konuşulan “plan” analizleri de “kayıt dışı”ydı. Ancak o dostum dedi ki “Takan, sana bir değerlendirme yapsam, yazar mısın?”.. “Okuyucunun ilgisini çekecekse neden olmasın” diye cevap verdim. O anlattı ben satır satır not aldım. Bakalım ilginizi çekecek mi?

“9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge… Adı, İnsan Hakları Eylem Planı.

Bir anda ortaya atılan, tüm taraflarda bir şaşkınlık yaratan, mevcut durum itibarıyla inandırıcı bulunmayan bir dokümanın lansmanı.

Peki nereden icap etti? Kimin aklına geldi?.. 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni birisi yeni okumuş ve ‘Aa ne güzel bir yazı, kullanalım bunu’ demiş olabilir mi?

Tabi ki hayır… Tahminim şu ki, ağır ekonomik şartlar, işsizlik, hayat pahalılığı karşısında tıkanmışlığın geldiği son noktadır bu dokümanın lansmanı. İlk duyduğumda, ben de şaşırdım. Ama bir tarafım da diyordu ki; Amaç? Hedef? Faaliyet? Ben bunları nereden hatırlıyorum?

Sonunda buldum;

2003 yılında kabul edilen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu vardır. Çoğu kimse bilmez bile. Performans esaslı yönetimi getirmiştir ama bize mevzuat tarafı gelmiş uygulama tarafı henüz gelememiştir. Avrupa’dan alınıp birebir çeviri yapılıp kabul edildiği için diğer kanunlarla hep çelişmiştir. Örneğin, 5018 sayılı Kanun memuriyette performansı esas alır, 657 sayılı Kanun ise memuriyette tüm hakları kazanılmış görür, geri alamazsın der. 657 sayılı Kanunun yeniden düzenlemesi gerekir ki 18 yıldır kimse rahatsız olmamıştır. Bu şekilde çelişkilerle doludur bahsettiğim bu 5018 sayılı Kanun. Yamalı bohça gibi.

★★★

Biz konumuza dönelim. Bu Kanunla stratejik planlama yaklaşımı benimsenmiştir. Hatta Kalkınma Bakanlığı bu konuda koordinasyon makamıdır. Bunun için kılavuzlar yayımlanmıştır. İlki 2006 yılında olmakla birlikte, 2018 yılında Kamu İdarelerinde Stratejik Planlamaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik resmi gazetede yayımlanmıştır. Bu Yönetmelik Cumhurbaşkanlığı, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı dışında tüm kurumları stratejik plan hazırlamakla zorunlu kılmıştır. Bu yönetmeliğin dördüncü maddesinde ‘Eylem Planı: Stratejik planın uygulanabilirliğini artırmaya yönelik faaliyetleri, bu faaliyetlerden sorumlu ve ilgili birimler ile bu faaliyetlerin başlangıç ve bitiş tarihlerini içeren planı’ ifade eder olarak tanımlanmıştır.

İşte açıklanan bu İnsan Hakları Eylem Planı’nın hazırlanma gerekçesi budur. Ne günlük bir ihtiyaçtan, ne de konuya atfedilen özel önemden kaynaklanıyor. Sadece bir mevzuatsal zorunluluk yerine getiriliyor. Yanlış anlaşılmasın, bu iyi bir şey. Sadece mevzuat olarak bile geç kalmış bir eylem planı.

Yeri gelmişken bir hususa daha değinmek isterim. Stratejik Planlama teorisine baktığınızda, genellikle kâr amacı güden işletmeler için geliştirilmiş ama kamu yönetiminde de kullanılan en az 6 aylık bir hazırlık süreci olan, en önemlisi de eksik yönlerinizi kapatacak bir dokümandır. Bu konuda uzman birinden duymuştum, stratejik planlama neleri yapacağın değil neleri yapmayacağının yazılı hale getirilmesidir demişti. Öncelikle çeşitli analizlerle (Paydaş, Swot, Pestle, Vrio vb) güçlü ve zayıf yönlerini belirlersin, sonra hedef koyarsın, bu hedeflere götürecek eylem planları hazırlarsın.

Yani demem o ki, açıklanan bu insan hakları eylem planı mevzuat olarak en zayıf ve eksik yönlerine yönelik olmalıdır yoksa laf salatası demektir. Ben demiyorum, mevzuat ve bu işin teorisi diyor.”

★★★

Hazreti bürokrasi, böyle diyor!.. Peki, siz ne dersiniz?..

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

 

Yazarlar

“Plan”a mevzuat mı zorladı?..
Ahmet Takan