CHP'de seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel, son kez CHP Grup Toplantısı'nda son kez kürsüye çıktı...
Toplantı salonuna girişte "Her son bir başlangıçtır" mesajını veren Özel, partililer tarafından "Özgür Başkan, Özgür Gelecek" sloganlarıyla karşılandı. Salonda konuşma öncesinde coşkulu bir atmosfer yaşandı.
İLK ADIMINI ATARAK KURUYORUZ"
CHP'ye veda konuşması yapan özel, "Buradan ilan ederiz, dosta olmayana, yanımızda olanlara, düne kadar karşımızda olanlara ilan ederiz ki Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz.Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz." diyerek, yeni partiyi böyle ilan etti:
"Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş parti meclisimiz MYK'mızla ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş parti meclisimiz MYK'mızla ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partiyi milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizde hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ana muhalefet partisi oluyoruz"
Özgür Özel'in CHP Grup kürsüsünden yaptığı son konuşmadan öne çıkanlar şöyle:
"Türkiye'nin dört bir yanından belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz var ve seçildikleri günden beri, seçildiğimiz günün ertesi sabahı ayrılıkları bir tarafa bıraktığımız, Kol kola girdiğimiz o günden bugüne yüzünü birlikte millete dönen partisine ve birbirine hiç sırtını dönmemiş.
Bu partinin her bir tanesi mücadelenin en derinlerinden gelen bu partinin kıymetli evlatları, 74 il başkanım burada seçilmiş il başkanlarım burada. Hoş geldiniz. Bugün bu kürsüden çok farklı, çok önemli beklentiler var. Ona dair konuşacağız.
NATO TUTUKLAMALARINA TEPKİ
Ancak bir yandan da unutmamamız gerekenler var. NATO toplantısı yaklaşırken yüzlerce gözaltı yapıldı. Toplantı geldi geçti ki, toplantı geçince bırakın demek ne haddimize. Bize toplantıdan önce yapılan bu önleyici tutuklamanın utancını hafifletmek olur.
Ancak 29 gündür onu tema gönüllüsü, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin üyeleri, halk evleri üyeleri, ses çeşitli sendikaların üyelerini, hukukçular, çağdaş hukukçular, gazeteciler yüzün üzerinde arkadaşımız, dostumuz, kardeşimiz içeride haksız yere tutuklu bulunuyor. Buradan bu haksızlığa ve hukuksuzluğa en şiddetli itirazlarımızı bildiriyor. Kendilerine dayanışma duygularımızı iletiyoruz.
"BİR VEDANIN HÜZNÜNÜ TAŞIYARAK HUZURUNUZDAYIM"
Değerli arkadaşlarım, değerli konuklarımız bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım.
Hep beraber, hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, bugün buradan çok sıra dışı bir konuşuma değil. Bugün buradan tarihe not düşen, hatırlatan, tarihe emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma.
Açık açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında Hep birlikte, hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.
"TARİH BUGÜNLERİ YAZACAK"
Değerli arkadaşlarım, yol arkadaşlarım. Kasım 2023'ten bu yana hep beraber yaşadıklarımızın siyasi tarihimizde çok önemli bir yer tuttuğundan, Kasım 2023'ten bu yana hep beraber yaşadıklarımızın siyasi tarihimizde çok önemli bir yer tuttuğundan, unutulmayacağından hiçbirimizin şüphesi yok. Yıllar geçse de tarih sayfalarının her siyasi başarıyı, her hukuksuz saldırıyı, her acıyı, her sevinci yazacağını emri hak vaki olduktan sonra bile bizler bu dünyadan göçtüğümüzde bugünlerdeki tutumlarımızın bazı tutumların, bazı kumpasların ve Ve bazı onurlu duruşların evlatlarımıza, torunlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz.
Zaten bugün bu salonun atmosferinden de uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra darlanıp, daralıp çıktığımız sokakta karşılaştığımız herkesle kurduğumuz diyaloglardan da tüm il başkanlarımızın tüm ilçe başkanlarımızın illerinden, ilçelerinden beldelerinden, üyelerin mahallelerinden ailelerin akşam sohbetlerinden gelen her şeyin bu memlekette bir şeyler olduğunu, bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu ve bir milletin kendi önüne yeni bir rota koyduğunu gösteriyor. Bunun farkında olarak bugün buradayız Hep birlikte göz gözeyiz, gönül gönüleyiz. Size söz veriyorum.
"ASLA UNUTKAN OLMAYACAĞIZ"
Her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, bugüne kadar ki duruşlarımızda bugüne kadar ki yaptıklarımızdan birileri gelir geçer unutulur biter. Acaba bunun da üstünden yıllar geçer? Bu işler unutulur, yapanın yaptığı yanına kar kalır. Bir takım kişilerin, bir takım yapıların bugünlerdeki sorumluluklarının üstünden rüzgar alır sel alır diye kimse düşünmesin. Söz veriyorum, zalimi zalim, mazlumu mazluk olarak. Sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak. Dost olanı, dost olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak biz de anacağız. Millet de anacak.
14 VE 28 MAYIS SEÇİMLERİNDEN SONRA YAŞANANLAR
Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bizim bu düzene karşı ilk farkındalıklarımız, ilk itirazlarımızın birkaç farklı tarihi olabilir. Ama bu salonda olanlar, bu itirazı büyütenler, bu düzenin çarkına çomak sokanlar 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim yenilgilerini hazmedemeyen, kabul edemeyen Cumhuriyet'in 100. yılında Cumhuriyet ile meselesi olanların bu cumhuriyeti yönetmeye devam etmesine mani olamamanın bir mazeretini kendine kabul ettiremeyenlerdir.
O günlerden sonra, 14 ve 28 Mayıs yenilgilerinden sonra bu AK Parti'nin kara düzeninin bir dönem daha devam edeceği görüldüğünde müesses nizamın kurgusuna karşı milli egemenliği hakim kılmak, eski nesil siyasete karşı yeni nesil siyaseti kurmak için yola kendiliğimizden hemen orada çıkmadık. Orada il başkanı ise il başkanı, milletvekili ise milletvekili, genel başkan yardımcısı ise genel başkan yardımcısı, bir duyguya sahip olanlar bu milletin duygusal kopuşunu görenler, başı önde yürüyen gençleri görenler öğretmen evine çıkmaktan vazgeçen Akşam ağızların bıçak açmadığını hatta 5 yıldır kanalı değişmemiş kumandanın açılış düğmesine basılmadığını görenler bu milletin karşısına çıkıp bir öz eleştiri yapmanın, bu milletin karşısına çıkıp yeni bir yol açmanın, yeni bir yola çıkmanın ama kaybetmeye alışmamanın, hiçbir şey olmamış gibi yapmamanız, yapılamayacağına olan inancın bunun en başta kendine, annesine, evladına, eşine, sevdiklerine karşı, yol arkadaşlarına karşı bunu yapmamanın izahı olmayacağını bilenler bir tutum takındılar.
KILIÇDAROĞLU'NA ÇOK SERT SÖZLER
Bunları hiç görmeyenler duymayanlar 'ya aslında bir tepki yok 3-5 güne geçer' diyenler ya da 'efendim televizyona çıktığında bir daha cumhurbaşkanı adayı olmayacağım. Bir daha genel başkan odayı olmayacağım. Demokratik bir yarışın önünü açacağım. Partide bir yenilenmenin, bir değişimin, Türkiye'nin önüne yeni bir muhalefet vizyonunu koymanın güvencesi ben olacağım' demek yerine 'Ben aday olmadım. Hiç Hiç olmadım. Gösterirlerse olurum, o gün gelince düşünürüm' diyenler. Onun için 'bir yerel seçimi geçireceğim, sonrasına bakacağım ama sonrasında da arkadaşlar ne derse o tarafına bakacağım' diyenlere karşı bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek. Bu millet eğer böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Tarihin en düşük katılımı oranı olacak.
'ÖNEMLİ OLAN PARTİNİN ÖNÜNÜ AÇMAKTIR'
Doğru yere milletle örgütle birlikte gelen herkesi de o gün ilk yola çıkıldığında, ilk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm. Kıymetli görmeye devam ediyorum. ilk karar veren olmak değil.
Gerekirse ilk baştaki hatadan dönmenin de bu kadar büyük bir erdem olduğunu görüyorum. Önemli olan samimiyettir. Önemli olan doğru yerde durmaktır. Önemli olan bencillik yerine, kendin için için bir şey istemek yerine gerekirse kendini feda etmek memleketin, partinin önünü açmaktır.
Yedi yıllık ilçe başkanıyla üçüncü kez tanışıp memnun olan yerine partinin on farklı ilinde çayı demleyen emekçinin adını bilen, torununun adını bilenler iktidara geldi. Ve o günden sonra şahitsiniz ki, aksini söyleyenle her mecrada yüzleşmeye hazırım ki. 'Efendim bizi ötekileştirdiler, itliler kalktılar'. Vallahi tersini gördüm. Tersini gördüm. Değişimcinin düğünün cenazesine gelmeyip, düğününü şereflendirmeyip aksine tutumda olana gidenleri de gördük. hep birlikte bu örgütü kucaklayıp bir kişiyi kenarda ötede bırakmayan defalarca 'Arkadaşlar bir salon varsa bu salonda Bir sorun varsa bu salonda tüm haklılardan, tüm haksızlar adına genel başkanınız olarak ben özür diliyorum' diyen, bundan sonra yeni bir sayfa iktidar hedeftir.
'PARTİNİN ADI DEĞİŞİR AMA BİZİ BÖLEMEZLER'
Bu partiyi bölemezler. Partinin adı değişir, partinin logosu değişir. Gün gelir devran değişir ayrı düşenler birleşir ama bizi bu birlikteliği bölemezler. Hele öyle söyledim ya karpuz gibi yarıdan ikiye, altmışa gir otuza yetmiş. yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan düşünmeyen bir bütündür.
'PARTİNİN MUHALEFETTE KALMAYA DOYDUĞUNU BİLİYORDUK'
Ben siyasetin kararlılık işi olduğunu, biz siyasetinin ekip işi olduğunu hepimiz artık bu partinin muhalefette kalmaya yenilgiye doyduğunu hedefinin iktidar olduğunu biliyorduk biz. Bunu söyledik biz. Şükürler olsun 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi Cumhuriyet Halk Partisi birinci partiydi. Çoktan yapmamız gerektiği gibi AK Parti artık yenilmiş, yenilgiyi tatmış ve '13 kere yarıştım. Hep ben kazandım' diyen bir kibrin karşısına 'Hadi ya bir kere yarıştık, onda da biz kazandık' diyen bir özgüveni görmüştür.
'GECİKEN VEDALAR DOĞRU YERE OTURUR'
Bir ikinci kayıp var. Yine İsmet Paşa'dan. Öyle bir noktaya öyle bir nokta geldik ki, öyle bir noktaya geldik ki bazı gecikmiş vedalar olur. O geciken vedalar en sonunda doğru yere oturur. O noktaya oturduktan sonra dönüp de kaybedene, çekilene, bırakana ne yapıyor diye bakarlar. İşte öyle günlerin, öyle günlerinin yani hem seçimi kaybettiğinde rakibine teslim edebilmenin hem seçimi kaybettiğinde emaneti teslim ettiklerinin huzur bulmasının, İşte öyle günlerin, öyle günlerinin yani hem seçimi kaybettiğinde rakibine teslim edebilmenin hem seçimi kaybettiğinde emaneti teslim ettiklerinin huzur bulmasının, onların bundan sonraki görevlerini yaparken diğer partilerle rekabet etmesinin, partilerini iktidara getirmesinin önünde bir engel olmamanın tarih yönünde çok büyük bir onuru ve gururu vardır. O gururu 1970'lerde yaşayan ve yaşatan İsmet Paşa'ya selam olsun. Seçim zaferleri Ecevit kadar İsmet Paşa'nın partisine huzur veren yaklaşımının eseridir.
O Tayyip Erdoğan dokunulmazlıkları kaldıracağım diye iktidara gelip üç ay sonra bu yargıyla mı Tayyip Erdoğan'ın bugüne getirdiği yargısının arkadaşlarımıza yaptığı kumpaslara haysiyet suikastlerine karşı önümüzde 'Elbette ki bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını takip edeceğiz. Arkadaşlarımızın aklanması lazım. Hatta aklanamazlarsa partimizin bunlardan arınmasını lazım' diyecek Genel Başkan, Bahçıvan Abdullah Ağa'nın torunu, iki emekli öğretmenin evladı 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı. Olmadı, olmayacak.
İşte bu arada o derin devlet dediklerim bir daha geliyor. İşte bu arada bizimle uzlaşacak mı yoksa biz onunla uğraşalım mı diyenler tekrar geliyorlar. Açık açık konuşmaya geldim, açık açık. Geliyor diyor ki, geliyor diyor ki sana Ankara merkezli siyaset yap. Otobüsün üstünden indiriyor. Ekrem'i bırak diyor. Onu AK Parti yargı kolları parçalayacak. Gel burada çimento var, kum var, harç var. Karalım, eline verelim. Arkadaşlarının üstüne betonu sen dök. Daha yaşın geç 50 yaşındasın 80'e kadar 30 yıl partinin başında oturursun diyorlar.
Bugün yol ayrımındayız. tarihin kritik kavşağındayız Bugün yol ayrımındayız. tarihin kritik kavşağındayız diyoruz ya öyle çok çok tarihi bir konuşma yapmayacağım dediğim budur. Tarihi hatırlatacağım. Yol ayrımı mı burasıdır? Yol ayrımı AK Parti'nin kadın kolları ile yenemediği, gençlik kollarıyla yenemeyip ana kademesinden umudunun olmadığı siyasetçileri dışlayıp bürokratları getirdiği yeni düzen, kara düzen siyasete ne? Bu memleketin namuslu temiz evlatlarını kardeşlerini teslim edip onların üstüne beton döküp o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım? Kardeşlerim için mücadele Onun kararının verildiği gündür.
'KÖR DÜĞÜMÜ KOPARIP ATACAĞIZ'
Ya biz bu kör düğüme oturup susacağız, milletin mahkumiyetine mahcubiyetle cevap vereceğiz ya bu kör düğümleri teker teker koparıp atacağız memleketin önünü açacağız.
'KADINLARIN SEÇTİĞİ BAŞKANI ERKEKLER GÖREVDEN ALDI'
Daha içimi yakana açık açık konuşmaya geldim. Dün Bilecik'teydim Bilecik'teki bütün kadın üyeler birleşip bir kadın il başkanı seçiyorlar. Kadın Kolları İl Başkanı. Kadınlar seçiyor, görevden alıyor onu. Bütün illerde yaptılar. Kadın üyelerin seçtiği kadın il başkanını 'sen bilmezsin biz biliriz' diyen erkekler seçiyor. Ankara'dan ve değiştiriyorlar.
Kadın üyelerin belirlediği il, ilçe ve genel başkanlarını butlanla yetki aldık diyen erkekler belirliyor. 30 yaş altı gençlerin seçtiği Gençlik Kolları Başkanları'nı 70 yaş üstü yaşlılar belirliyor Ankara'dan.
O yüzden bugünlerde yaşananları bir kere konuşacağız tam konuşacağız. Bugünlerde yaşananları herkes görsün. Kadının iradesine karar veren erkekler, yetki nereden? Butlandan. Butlan yetkisi nereden ? Saraydan. Kadının seçtiğine karşı sarayın seçtirdikleri karar verecek. Gençlerin seçtiklerine karşı sarayı yetkilendirdikleri karar verecek.
Delegenin seçtiklerine karşı sarayı yetkilendirdikleri karar verecek.
Herkes şunu bilsin ki CHP binalarına örneğin partiye genel sekreter yardımcısı atayacaksın. Son yerel seçimde Adana'da aday olamayınca karşımızda başka partiden aday olmuş. Zeydan Karalar'a ağzına geleni söylemiş birisi şimdi gelecek partide yönetime geçecek. Bilecik'e il başkanı atayacaksın. Bilecik'in kadın belediye başkanına her iftirasıyla burnundan getiren birisi olacak.
'KİMSE PARTİLİCİLİK OYNAMAYACAK'
Bir kez daha söylüyorum, partiliyim diyene söylüyorum. CHP'liyim diyebilene söylüyorum. İster yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleriyle, İster en doğrusu odur 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya karar versinler genel başkana %90'ın altında oyu güvensizlik sayarım partinin önünü açarım.
İşte işte tam bu kararlılığın olduğu noktadayız arkadaşlar. Tam buradayız. Hani tarih bir yerde kırılacaksa burada kırılacak. İnceldiği yerden kopacaksa. Kimse bana kimse bana particilik oynamayacak Ya Cumhuriyet Halk Partili gibi davranılacak ya da sarayda alınan talimatlar unutulacak. Başkası yoktur.
KILIÇDAROĞLU'NUN ESNAF ZİYARETİNE GÖNDERME
Dünyanın lafını duyduk senelerce, bir kelime cevap vermedik. Ama milletin, partilerin gözünün önüne geçip de böyle bir şey yok. Ha şaşıyor musunuz? Sokakta sel yolu bakanlara şaşarsınız. Çünkü orada akan duygu adalet duygusudur. Taşan duygu yenilgiye isyan duygusudur. kabaran duygu iktidara O yüzden biz akıp gidiyoruz. Siz dört kişiyle davul zurna ile ettiğiniz tedbirli esnaf ziyareti yapmaya kalkıyorsunuz. Şükürler olsun ki bugün istikameti millete soran ve doğru yolu milletle bulan bir yolda ilerliyoruz.
'HÜZÜNLÜ BİR VEDANIN EŞİĞİNDEYİZ'
Bugün mecbur bırakılmış, vakti gelmiş, hüzünlü bir vedanın hemen eşiğindeyiz. Ancak yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu içimizde taşıdığımızı da milletimizle paylaşmak isterim. Bu partinin evlatları, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu ülkenin kurucu partisi olduğunun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu partinin kurucusu olduğunun.
Bu partinin onun iki eserinden birisi gurur duyduğu bir eseri ve onun emaneti olduğunun farkındadır. Demokrasi mücadelesinin ağır bedellerini ödemiş bir siyasi partidir bu. Kurulduğu gündeki milli mücadelenin yanında demokrasi mücadelesinde il başkanlarını suikastlere feda etmiş, İl başkanlarını hapislere atılmış, işkenceler görmüş.
mal varlıklarına el konmuş, darbeler görmüş, saldırılar görmüş bir partidir.
'KENDİ ARKADAŞLARIMIZIN TESLİMİYET SÖZLERİNDEN ARINARAK GELDİK'
Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası emaneti alıp da çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir. Cumhuriyeti kuran geleneğin bugünkü kuşakları ve anlayışı bizimle birliktedir.
Biz asla ve asla 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapan, AK Parti'ye ilk yenilgisini tattıran, Ankara'da partinin işgaline direnen, parti işgal edildiğinde direnen, Sabahleyin fedailerle, kriminal tiplerle girişine göğüsleriyle direnen, devletin polisi gelip üzerine gaz sıkılan, çöp vurulan, Atatürk'ün emaneti tarumar edilen odada her bir çekmecesi açılıp açılıp yere atılan o günden sonra milletvekillerimizle üyelerimizle Türkiye'nin dört bir yanından gelen il başkanlarımızla parti meclis üyelerimizle birlikte o binadan çıktık.
Geride yenilgileri, teslimiyetleri, hüzünleri geride bıraktık ve karşımıza umuda yürüyüşü, iktidara yürüyüşü aldık. Bir rahmet başladı, bir yağmur başladı. Doluya döndü. Uluslu, çalışkan ülkenin umudu arkadaşlarımızdan değil ama haksız yere üzerimize sıkılan biber gazlarından ve kulaklarımızda duymak istemediğimiz o kendi arkadaşlarımızın teslimiyet sözlerinden arınarak adım adım ilerliyoruz.
'MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN YOLU BİZİM YOLUMUZDUR'
Meclise geldik, önünde buluştuk, binaya sığındık ve o günden sonra bugüne kadarki bu mücadeleyi hep birlikte yürüttük. Bugün gelinen nokta sarayla uzlaşmanın ya da uzlaşanlarla uzlaşmanın teslim olmanın noktası değildir. Sinmek, susmak, durmak asla değildir Kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği yol bizim yolumuzdur.
Biz oradan buraya yaptığımız yürüyüşte, o günden bugüne yaptığımız ve bugünden sonra yapacağımız yürüyüşte her adımdan eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış siyaseti geride bırakıyoruz. Eski nesil siyaseti geride bırakıyoruz. Yeni bir rekabet ahlakını, özgür ve onurlu insanların ülkesini kurmak için yola çıkan ve bu konuda kararlılıkla yürüyen bir anlayışı hayata geçiriyoruz.
'ATEŞTEN GÖMLEĞİ HEP BERABER GİYİYORUZ'
Kontrollü muhalefet olmayı asla kabul etmiyoruz. Kısır tartışmaları, bitmeyen kutuplaşmaları insanları birbirine düşüren dili devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini ve bunun yarattığı korkuyu, sessizliği ve umutsuzluğu geride bırakıyor. Bunları yapanları cesaretle karşımıza alıyoruz. Daha güçlü şekilde değişimi sürdürme ve iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır. Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir siyasi parti Kurucusunun gösterdiği hedefe ulaşma azmini terk edemez. Hiçbir makam demokrasiden ileride, hiçbir yapı cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemde değildir. Biz dün olduğu gibi bugün de milletin emrindeyiz.
Herkesin haberi olsun. Buradan ilan ederiz, dosta olmayana, yanımızda olanlara, düne kadar karşımızda olanlara ilan ederiz ki Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz.Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.
YENİ PARTİYİ DUYURDU
Korkanlar, çekinenler, üç günlük dünyada şerefini değil de rahat koltuklarını düşünenler varsınlar geride kalsınlar. Biz demokrasiyi, milletin gerçek gücü, adaleti devletin temel vasfı ve umudu bu milletin evlatlarının en büyük hakkı olarak görüyoruz. Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş parti meclisimiz MYK'mızla ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz.
Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş parti meclisimiz MYK'mızla ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz.
Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizde hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ana muhalefet partisi oluyoruz.
Bugün bu kürsüye Cumhuriyet Halk Partisi'nin grup kürsüsüne veda ederken Ana Muhalefet Partisi Grup Kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.
Elbette bizler sosyal demokratız. Altı oka, altı oka sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz.
Yüzde 5 parti, yüzde 25 oy aldığımız yerden yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları Kürt demokratları Sosyalist demokratları liberal demokratları Atatürk'le sorunu olmayan, Misakı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan Cumhuriyetle sorun olmayan tüm demokratları Türkiye İttifakı'nda kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum.
'YENİ YOLDA BENİMLE YÜRÜMEYE VAR MISINIZ?'
Buradan önemli ricamdır. Bugünlerde bizim bu partiyi milletvekilleriyle kurmamızla birlikte doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Bir tane kuralımız var. Bir kere kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Şu kadarını söyleyeyim, ben Yeni Parti'de yokum. Özgür Özel'le, arkadaşlarıyla birlikte değilim diye kulağınızda duymadığınız herkes emin olun ki bizimle birliktedir. Bizimle birliktedir.
Kimse şundan şüphe etmesin. Bu iktidar yürüyüşünde bizler, sizler, biz hepimiz ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız Ne Mansur Yavaş'ı ne Zeydan Karalar Ne Vahap Seçer Mersin'de. Selam olsun Edirne'den Iğdır'a, Trabzon'dan Antalya'ya bir daha söylüyorum.
Ben onlarla değilim diyen diyebilir, tarihin önünde milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir, iktidar yürüyüşündedir.
Bu büyük yürüyüşe, bu yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları yeni bir yol açmaya var mısınız ? Yeni yolu açıyoruz. İktidara yürümeye mısınız? Yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz, iktidara yürüteceğiz. Yürüyelim arkadaşlar! "