CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, YouTube kanalında yayımlanan "Timur Soykan ile Cevap Hakkı" programına katıldı.

CHP'de yaşanan tartışmalar, olası yargı süreçleri ve cumhurbaşkanlığı adaylığ konularına değinen Özel, CHP'deki mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğinin altını çizdi. Özel, parti içindeki girişimlerin sonuç vermesi halinde dahi mücadeleden vazgeçmeyeceğini belirterek, "Son çaba da boşa çıkarılırsa millete soracağım. Bana hangi yoldan yürümem gerektiğini onlar gösterecek" dedi.

Özel, mahkeme kararıyla CHP'nin başkanlık koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu'nun  "Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı'' söyleminin kendisini rahatsız ettiğini ifade etti. Özel, Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin ardından ise uykusunun kaçtığını söyledi.

"ŞU ADAMLARA PARTİYİ BIRAKTIK DİYE KENDİME KIZDIM"

Özel’in konuşmasından satır başları şöyle:

Kendime de şu yüzden kızdım. “Şu adamlara şu partiyi bıraktık” dedim ya. “Yani nasıl oldu bu” dedim ya. TGRT'nin haysiyet cellatları partinin bir hafta 10 gün öncesine kadar partinin namuslu, çalışkan şoförlerine çek bu arabayı buraya buraya, bunu koy, al paylaş. Olacak iş değil. Nasıl bir seviyesizlikle karşı karşıya olduğumuzu ve nasıl bir şer ittifakıyla karşı karşıya olduğumuzu daha iyi anladım. Meselenin ne kadar kötü niyetlilerle, ne kadar kötü insanlar tarafından yönetildiğini o an anladım yani.

"ÖZGÜR ÖZEL'İ CHP'DEN İHRAÇ EDERLERSE.."

Meclis Başkanı da Cumhuriyet Halk Partisi'nin usulüne uygun seçilmiş grup başkanlığını tanıdığını söyledi. Hatta genel merkeze de grup başkan vekilliklerinin yerine atamayı kabul etmeyeceğini, burada bir seçim yapılması gerektiğini ki yapılırsa yine bizim arkadaşlarımız seçilirler. Grup başkanlığının da yazıyla düşürülemeyeceğini ancak bir güvensizlik oyu ve salt çoğunlukla düşürülebileceğini grup iç yönetmelikleri yazıyor. Meclis başkanı bu talebi reddetti ve böyle bir risk şimdi yok. Yani tabii tenezzül meselesidir.

Partinin seçilmiş genel başkanını partiden ihraç etmeye niyet ederler, göze alırlar mı? Yani Özgür Özel'i CHP'den ihraç ederlerse o zaman grup başkanlığı düşebilir.

"BEN BU OYUNU BOZMAK İÇİN KENDİMİ CUMHURBAŞKANLIĞI DENKLEMİNİN DIŞINA ÇIKARDIM"

“Cumhurbaşkanı adayıyım” desem, “ne güzel Ekrem'i sattın. Mansur Başkanı dışladın, kendine bir hayal kurdun”, Cumhurbaşkanı… Rüyanda yıldızlar dönüyor Türk devletlerinin falan. O zaman iyi. O zaman CHP nasıl bölünür, belki Mansur Bey gider hani yapar diye demiyorum, 100 bin imzayla aday olur veya bazı siyasi partiler o tarafa destek açıklar, bazıları buraya açıklar. Ekrem Başkan oradan küser. Mansur Başkan buradan alınır. Biz paramparça oluruz. Saraydakiler rahat otur. Ben bu oyunu bozmak için bir kere kendimi cumhurbaşkanlığı adaylığı denkleminin dışına çıkardım.

"KEMAL BEY'İN O SÖZLERİNDEN SONRA UYUYAMADIM"

Stresin en yüksek olduğu zamanda vurur kafamı yatarım. Ben butlan geliyor dediler, yattım uyudum. Butlan kararı çıktı, yattım uyudum. Partiye sabah saldıracaklarmış, saat 7’de geliyorlarmış dediler. Yattım uyudum. Bizi polis zoruyla attılar. Dolu altında yürüdüm. Burada geldim. Miting yaptım yağmur altında, yattım uyudum. Sırrı Süreyya'nın cenazesinde biri geldi saldırıda bulundu. O gece yattım uyudum. Kemal Bey'in metninde Osmanlı coğrafyasına büyümek, CHP'de burada yerini alacak... Yani Barrack’ın “merhametli monarşi lazım, demokrasi bu ülkeye çok” dediği, Cumhur İttifakı'nın sahiplendiği söylemlerde, “bu köşeyi de biz doldurabiliriz” tonu ve vurgusundan sonra ben uyku uyuyamadım. Uykum kaçtı benim.

"'NE TARAFTAN YÜRÜYEYİM' DİYE MİLLETE SORACAĞIM"

Biz bu partide bir mücadeleyi sonuna kadar verme kararlılığındayız. Son çaba da boşa çıkarılırsa bu kötü niyetli çabalarla, ondan sonra millete soracağım. Ben ne taraftan yürüyeyim? Yani yol bitti. Ne taraftan gidilecek diyeceğim. Onlar bana bir yol gösterecekler. Ondan çok eminim. Ama onu öyle hani gecikmeden veya uzatarak yapacak değilim. Ama sokakta şimdi iki ses çok. İlk gün yüzde 90 partiyi asla bırakma sesi çoktu. Yüzde 10 da sen yürü biz arkandayız diyorlardı. Bu önce 70’e 30’a düştü. Şimdi 51’e 49. Partiyi bırakma diyenlerle sen yürü diyenler... Sokak ne diyecek onu duymak lazım ama sonuna kadar bu mücadeleyi vermek lazım.

"TUTUKLANMAYI BEKLEMİYORUM”

(Tutuklanmayı) Şimdi beklemiyorum. Zira şöyle beni ne diye tutuklayacaklar? Yani neyle suçlanıyorum ben? AK Parti’yi yenme suçu. Onun dışında 56 tane fezleke var. Onu demişim, bunu demişim, bilmem ne falan. Son birkaç tane de orada biri bir şey demiş. Benim de adım geçmiş ama diyor ki genel başkan benim hakkımda aman genel konuşmasında partimize sahip çıkın dediği için genel başkanla parti bir şey isterse verin dedim oğlum da istiyorlar diye vermiş buradan bana fezleke yazıyor adam yani şimdi böyle bir şey olamaz. Yani böyle yine de göze aldılarsa şöyle bir şey söyleyeyim. Bu tip görevleri göze alanlar her şeyi göze alarak yola çıkıyorlar. Her şeyi göze alarak yola çıkmadıysan zaten bir teklife evet diyorsun. Bir kenarda oturuyorsun. Ben o teklife hayır dedim diye yani gel mutlu mesut 20 yıl muhalefette otur keyfini çat teklifine olmaz dedim ve iktidar hedefledim diye hedefteyim. Bu hedefin sonunda ne varsa ben onu göze almışım ama bu milletin bu sahiplenmesi ve bu tepkisi oldukça partilerini baraj altı yapmak isteyenler böyle şeylere kalkışabilir."