Otobana girmeden son uyarı!..

2 Aralık 2019

AKP iktidarının dış politikadaki stratejik çukurluğu, mucidi Ahmet Davutoğlu’nun partiden ayrılması ile sona ermedi. “Stratejik derinlik” diye pazarlanan politikasızlık kılık değiştirip stratejik körlüğe dönüştü!… Hatırlayın, Annan planına referandumda Rumlar “hayır” demese Kıbrıs elimizden gidecekti. İktidarın, bugünlerdeki Doğu Akdeniz efelenmelerine dünü hatırlayarak bakmanızda fayda var!..

Türkiye ile Libya arasındaki deniz sınırını belirleyen Mutabakat Muhtırası’nın olumlu bir adım olduğunu fakat eksiklikleri ile birlikte dikkat edilmesi gereken yönlerine sesimizi duyurabildiğimiz ölçüde dikkat çekmeye çalıyoruz. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Muhtıra’nın parlamentoya gönderileceğini ifade etti. Bu da olumlu bir adım. Ancaak!..Türkiye’yi Akdeniz’de boğmaya çalışan güçlere en ufak yeni bir kapı açmamak  adına eksik gedik hiçbir şey bırakmamak gerekiyor. Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım ile günlerdir bu konuya kafa patlatıyoruz.  Yalım, iktidarında, muhalefetin de asla ıskalamaması gereken bir acı gerçeğe, “Türkiye ile Libya arasındaki deniz sınırını belirleyen Muhtıra’nın mevcut haliyle TBMM onayına sunulması halinde birçok sorunu da beraberinde getirecektir. Çünkü anılan muhtırada belirtilen sınırların batısı, kuzeyi ve güneyinde bulunan 42 bin kilometre karelik Türk Kıta Sahanlığı, Yunanistan tarafından 2014 yılında parsellenerek satışa çıkarıldı” diyerek dikkat çekti.

Ümit Yalım, Yunanistan’ın 8 Ağustos 2015 tarihli Resmi Gazetesi’ni belge olarak ortaya koyarak şunları söyledi;

“Yunanistan, Girit güneyinde halihazırda işgal altında bulundurduğu 3 Türk Adası’na ait karasuları ve kıta sahanlığını 7 parsele ayırdı. Lozan Antlaşması’nın 12’nci maddesine göre Türk egemenliğinde kalan Gavdos, Gaidhouronisi ve Koufonisi adalarının karasuları ve kıta sahanlığına ait 13, 14, 15, 17, 18, 19 ve 20 numaralı parselleri satışa çıkaran Yunanistan, satış duyurusunu 8 Ağustos 2014’te Yunan Resmi Gazetesi’nde, 13 Kasım 2014’te de Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde yayınladı.”

Ümit Yalım’ın bundan sonraki açıklamalarına çok dikkat edelim;

“Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti, söz konusu satış duyurusu ile ilgili olarak Yunanistan ve AB’ye itiraz etmedi, edemedi. Çünkü, karasuları ve kıta sahanlığı satışa çıkarılan 3 Türk Adası, 2004 yılında Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Yunanistan tarafından işgal edildi.

Erdoğan, Libya ile imzaladığı Mutabakat Muhtırası’nda 25 derece 30 dakika Doğu Boylamı’nın batısına geçemedi. Muhtıra’da sadece 15’nci parselin bir kısmına sınırlı giriş yapıldı.

Mutabakat Muhtırası ile Girit Adası’nın etrafında bulunan 5 Türk Adası ile bu adalara ait 74 bin 860 kilometre karelik Türk Kıta Sahanlığı, Yunanistan’a terk edildi. Terk edilen ve Yunan işgali altında bulunan Gavdos Adası’ndaki Yunan otelini, Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ETS tur şirketi pazarlıyor.

Eylül 2018’de Yunanistan ile anlaşma imzalayan Exxon Mobil ve ortağı Qatar Petroleum, Total ve Hellenic Petroleum (HELPE) şirketlerinin önümüzdeki dönemde Girit güneyi Türk Kıta Sahanlığı’nda petrol ve doğalgaz sondajı yapması bekleniyor.

Doğu Akdeniz’de yeni bir krizle muhatap olmamak için, 27 Kasım 2019 tarihli Türkiye-Libya Mutabakat Muhtırası, Lozan Antlaşması’nın 12’nci maddesi esaslarına göre yeniden düzenlemeli ve Libya ile Münhasır Ekonomik Bölge Sınırlandırma Anlaşması yapılmalıdır.”

Mutabakat Muhtırası’nın Meclis’e geldiği anda  Genel Kurul’un yapması gereken müdahaleyi de Ümit Yalım şöyle izah etti;

“Mutabakat Muhtırası’nda belirtilen deniz sınırları, yeniden düzenleme yapılmadan ve mevcut haliyle TBMM onayına sunulursa, kanun teklifine ‘Türkiye,anılan sınırların batısı, kuzeyi ve güneyindeki deniz yetki alanları üzerindeki haklarını saklı tutmaktadır’ ifadesi eklenmelidir. Aksi halde, yabancı petrol şirketlerinin Girit güneyi Türk Kıta Sahanlığı’nda petrol ve doğalgaz sondajı yapmasının önünde hiçbir engel kalmaz. İktidar Partisi ve muhalefet partilerinin milletvekilleri bu konu üzerinde hassasiyetle durmalı ve Türkiye’nin Deniz Yetki alanlarına sahip çıkmalıdır.”