Korkusuz
Memduh Bayraktaroğlu

Ne kadar çok yoksul o kadar çok oy...

Benim gibi düşünmek zorunda değilsiniz elbette...

Ama...

Lütfen not edin:

Erdoğan ülkeyi daha da fakirleştirdikten sonra...

2023 yılına akıl almaz bir popülizmle girecek...



Çalışan kesimler için değil...

Üreten (Sanayici) ve dağıtan (Tüccar) kesimler için de değil...

(Çünkü onlar Erdoğan’ın seçim politikasının sadece altı ay süreceğini, sonra en az 4.5 yıl yine kendileri için çalışacağından eminler...).

Kesenin ağzını:

İşsizler, yardıma muhtaç olanlar için açacak...

[caption id="attachment_341697" align="alignnone" width="600"] Erdoğan[/caption]



Yani önce:

Ne kadar çok yoksul...

Ne kadar çok işsiz...

O kadar çok “oy” yöntemini devreye sokacak...



Yani önce...

Fukaranın eşeğini çaldırıp saklayacak...

Sonra, çaldırdığı eşeği fukarayla aramaya çıkacak...

Eşeğin yerini bildiği için de...

Eliyle koymuş gibi bulacak...



Ve fakat...

Eşeği, kendi bulmuş gibi olacağı için...

Fukara da kendisine medyun olacak...

Ve...

Yeniden Erdoğan’ı seçecek...





Ya buna rağmen seçimi kaybederse?..



Erdoğan seçimi kaybederse...

Belki de...

Siyasi hayatının en rahat sürecine girecek...

Çünkü...



Yeni iktidar...

Sorumluluklarını yerine getirecek...

Bir süre kemerler sıkılacak...



İşte o süreçte...

Yeni iktidarın...

Devir aldığı enkazı kaldırmak için doğrulttuğu her çivi:

Kendi siyasi tabutunda kullanılacak...



Bu arada Necip(!) Türk Müslümanları sokaklara dökülüp:

“Kurtar bizi Tayyip” diye haykıracak...



Çünkü...

Milletimizin en az %80’inin derdi “ekmek...”.

Ne rejim umurlarında...

Ne hak, hukuk, adalet...

Ne demokrasi...

Ne de yargı bağımsızlığı...

BABAMIZIN UÇAĞI MI?..


Hüsmen ve küçük oğlu ilk defa uçağa binmişler...

Uçak, havalandıktan bir süre sonra türbülansa girmiş...

Zangır zangır titriyor...

Yolcuların çoğu salavat getirirken...

Hüsmen’in oğlu ağlamaklı bir sesle:

“Te be bu tayyare düşüyo mu ne?.” diyor...

Hüsmen sakin:

“Elleme be kızanım düşerse düşsün, babamızın tayyaresi mi?..”.



Kıssadan hisse...

Bu yıl sonuna kadar Erdoğan sıkacak da sıkacak...

2023 ocak ayı itibariyle ise:

Salacak da salacak...

Ve...

Yalancı bir cennet:

Yaratacak...



Sorumluluk sahipleri:

“Sayın Başkan siz de seçilseniz muhalif biri de seçilse türbülanstan çıkamayacağız” derse eğer...

Cevap hazır:

“Düşerse düşsün, babamızın tayyaresi mi?..”

SEÇMENE GÜVENMEM...


Erdoğan “Verin oylarınızı bu kardeşinize; bakın görün faiz, enflasyon ve kurlar nasıl düşecek” deyip de...

Aksine...

Hepsini iki ve hatta üç kattan daha fazla yükselttiği halde...

Halen ondan vazgeçemeyenler değil mi?..



Geçin canlarım geçin...

Ben son 20 yılın Türk Müslüman seçmeninin %60’ına:

Asla inanmam...

Güvenmem...



O nedenle ve ısrarla diyorum ki:

Erdoğan’ın 2023 yılı seçimleri hedefi şu olacak:

Ne kadar aç, sefil ve yoksul, o kadar çok oy...”.



Kanıtım:

Ekmek ya da yağ veya kıyma kuyruğunda beklerken:

“Ülkenin ekonomisini nasıl görüyorsunuz?” sorusuna:

“Cumhurbaşkanımız yedi düvelle mücadele ederken biz de bu kuyruklarda bekleyerek ona yardımcı oluyoruz” diyen on binlerce örnek yurttaş...

TAKİPÇİLERİMDEN...


Aşağıdakiler, Youtube kanalımdaki videolarımdan birinin altına yapılmış iki yorum:



Ortaya Karışık YouTube Kanalı:

“‘Fakirden alıp zengine vereceğiz siz hiç telaş etmeyin’ dendi ve buna en çok fakirler sevindi...”.



Bradypaulo:

Eğer Bir Ülkede Halk Güçlüyse Avrupa’dasınız.

Liderler Güçlüyse Orta Doğu’dasınız.”



Dert Değil

“Biz öyle bir toplumuz ki bakkalımız olsa kasasının başına koyacağımız insan için fellik fellik güvenilir insan arıyoruz ancak, devleti yönetenleri seçerken aynı hassasiyeti göstermiyoruz.

Bakkalımızın kasası açık verdiğinde kasanın başındaki insanı anında işten atıyoruz ama devletin kasası açık verip batsa bile aynı yöneticilere inadına güvenmeye devam ediyoruz.

Garip bir milletiz vesselam...”.

BAŞKA YOLU YOK...


Erdoğan’ın siyasi projesi kötü bir senaryo mu?..

Evet:

Kötü senaryo...



Bu senaryoyu sahneye koymasını engelleyebilir miyiz?..

İmkânsız...

O halde:

İktidara talip olanlar...

Daha bugünden:

Böyle olacağını seçmene anlatacak...

Başka yolu yok...

ÖRNEĞİ ÇOK...




Haber şu:

Limak ve Mapa (Beşliden ikisi...) İstanbul Havalimanı’ndaki hisselerini satışa çıkardı...



Belliydi çünkü...

Öz kaynak yerine...

%100 krediyle...

Hem de döviz kredisiyle yapılan iş...

Ne kadar ballı olursa olsun:

İşte buraya kadar...



Emin olabilirsiniz ki:

Satın alacak olan firma büyük ihtimalle...

En az yarısını:

Öz kaynağından karşılayacaktır...



Ve yeni sahip...

Adını bilmediğim...

Hatta hiç duymadığım...

Ama...

Bu tür işlerden aldığı komisyonlarla ülkenin en zengin kişisi olmuş biri adına satın alım yapmış:

Olabilecek...



Az gelişmiş ülkelerde örneği çok...