Can Ataklı
17 Ekim 2021

Muhalefete akla ziyan sorular


ACAİP YAZILAR

Muhalefete akla ziyan sorular

Muhalefet kanadı giderek güçleniyor.

İttifak genişliyor.

Yeni katılımlar oluyor.

Anketlere bakıldığında da durum iktidarın aleyhine gidiyor.

Artık bırakın yüzde 50 artı 1’i bulmayı AKP-MHP koalisyonu yüzde 40’a bile ulaşamıyor artık.

Böyle giderse, CHP’li Engin Koç’un dediği gibi, gerçekten Meclis’te 360’ın üzerinde muhalefet milletvekili olması hiç de zor değil.

Yani bir anlamda, “geliyor gelmekte olan” sözü sanki gerçekleşecek gibi.

Bugün muhalefete biraz önerilerde bulunmak istiyorum.

Günümüz gerçekleri ile ilgili ne yapacaklarını artık birer birer açıklamak zorundalar.

İktidar değiştiği zaman hazırlıksız yakalanmamaları gerek.

Şimdiden hangi konuda ne yapacaklarını hem bilmeli, hem de bunları kamuoyuna açıklamalılar.

Kendimce muhalefete “akla ziyan” bazı sorular sormak istiyorum.

Diyelim ki çalışmalar iyi sonuç verdi, Meclis’e anayasayı değiştirebilecek ölçüde muhalefet milletvekili girdi iktidar devralındı.

Peki şu konularda nelere olacak?

+ S-400’ü ne yapacaksınız?

+ İdlib’den çekilecek misiniz?

+ PYD’yi kollayan Amerika’ya karşı ne yapacaksınız?

+ Afganistan’da havaalanına siz de talip olacak mısınız?

+ Amerika’dan istenen F-16’larda siz de ısrarcı olacak mısınız?

+ Libya’dan askeri çekecek misiniz?

+ Doğu Akdeniz’deki gerilimle ilgili ne yapacaksınız?

+ Suriye ile diplomatik ilişkiyi tekrar kuracak mısınız?

+ Esad’la tekrar dostluk kuracak mısınız?

+ İsrail’le ilişkileriniz nasıl olacak?

+ Mısır’da Sisi yönetimini tanıyacak ve yine iyi ilişkiler kuracak mısınız?

+ Katar’daki askeri üssümüz konusunda bir girişim olacak mı?

+ Suudi Arabistan’la ilişkiler nasıl olacak?

+ Taliban’la ilişkiniz sürecek mi?

+ Cumhurbaşkanı ve bakanları hakkında anayasal suçlar ile ilgili davalar açacak mısınız?

+ Bu iktidarın emrine girip her türlü suça ortak olan tüm kamu görevlileri hakkında davacı olacak mısınız?

+ Otoyol ve köprülerin parasının halktan çıkarılması devam edecek mi?

+ Varlık barışı ile ilgili yeni bir karar alacak mısınız?

+ Diyanetin protokoldeki yerini koruyacak mısınız?

+ Merkez Bankası Başkanı’nı değiştirecek misiniz?

+ Amerika’daki Halkbank davası konusunda ne yapacaksınız?

+ Güneydoğu’da açılım başlatacak mısınız?

+ Yunanistan’ın işgali altındaki 18 ada konusunda ne yapacaksınız?

Sorular şimdilik bu kadar.

Daha pek çok soru akla gelecektir.

Muhalefet bu sorulara cevap vermeye hazır mı, onu bilemiyorum işte…

 

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Acımdan ölsem bile buraya girer de yemek yer miyim, bilemiyorum…

ÇOK GÜLDÜM

Bu Pazar için 4 fıkramız var

Güzel bir pazar günü neşesiz geçmez. Yıldırım Tuna, bu hafta 4 fıkra birden göndermiş.

Okuyalım:

Hayalet var mı?

– Hayaletlere inanır mısın?..

–  Hahaha.. Hayır.. Asla.. Anneannem her gün beni karşısına oturtur ve ‘hayaletlere inanmak aptallıktır’ der

–  Hayatım Anneannen öleli 10 yıl oldu??

–  Na.. Nasıl ya?..

Kayınvalide…

İki arkadaş yolda karşılaşmışlar,
Kayınvalideni kaybetmişsin, çok üzüldüm.. Nesi vardı?..
– Bir-iki bilezik işte.. Bir tüplü TV ve bankada da ufak bir meblağ…

– Yok yahu, onu demiyorum.. Ne sorunu vardı?..

– Hiçbir arkadaşı yoktu.. Komşuları ondan nefret ederlerdi.. Hiçbir…

– Yahu dur..! Neden öldü onu soruyorum..

– Haa.. Bize geldi, kendisinden patates yemeği yapmasını rica ettim, o bodrumdaki kilere inerken merdivenlerden düştü…

– Tüh be yahu..! Ee?.. Ne yaptınız?..

– Yahu ne yapalım?.. Patates nanay tabii.. Mecburen dışarıdan pide söyledik…

Sarhoş adamın parlak hilesi

Adam her gün eve sarhoş gelince karısı artık dayanamamış ve son derece kararlı ‘Eve bu şekilde içkili gelirse artık onu boşayacağını’ söylemiş..

İş çıkışında alışkanlık bu ya, bizimki yine girmiş bara, ikinci kadehte midesi bulanıp, kendi üzerine kusunca “ Eyvah..!” demiş ve başında toplanan barın diğer müşterilerine ağlayarak karısının ültimatomunu anlatmış, “Karım kesin beni boşayacak…” diye
“Sakin ol…” demiş aralarından biri, “Koy cebine 20 dolar, eşine ‘Adamın biri üzerime kustu, özür dileyerek bu 20 doları kuru temizleme parası olarak verdi..’ de, sana inanacaktır.. İnan hoşuna bile gider…”

Bu parlak fikre adam bayılmış, içmeye devam etmiş ve gece yarısı tutmuş evinin yolunu..

Kadın üzeri batmış gömleği görünce çıldırmış sinirden, bavulunu toplarken “Sakin ol..” demiş adam, “Cebime  bak… Çekinme… Sarhoşun biri üzerime kustu, temizleme parası 20 doları da verdi…Bak, lütfen kendin bak..!”

Çok şaşırmış kadın, elini adamın cebine sokmuş, parayı çıkarmış, saymış, “ Burada 40 dolar var ama…” demiş şaşırarak,
“ Haa.” demiş adam, “ O pis sarhoş bir de altıma kaçırdı..!”

Öde bakalım

ABD de restoranların önünde yazılı ilginç sloganları bilirsiniz.. “Ailece gelin, çocuklarınızın yediklerini biz ödüyoruz…” gibi, Adamın biri , “İstediğiniz kadar yiyin, hesabı torunlarınız ödesin…” diye ilanı görünce dalmış içeri, yiyebildiği  kadar yemiş, kürdan ağzında masada gerinirken hesap pusulası önüne gelmiş, adam dışarıdaki yazıyı göstermiş, “Görmüyor musun?..” demiş sırıtarak, “Hesabı torunlarım ödeyecek..!”

Garson, “Bu sizin yedikleriniz değil efendim..” demiş garson nazikçe, “Bu dedenizin adisyonu..!”

KOMİK

Saçma sapan gibi ama çok matrak cümleler

Kim yazmış, nerede yayınlanmış bulamadım.

Bana da en yakın akrabalardan oluşturduğumuz “Dayı-hala kuzuları” grubundan geldi.

Hepsi matrak cümleler.

Okuyan, daha önce görmüş olan varsa da sağlık olsun, birkaç kere okunsa bile yine keyifli.

Haydi buyurun o zaman;

+ Her kadın kocasına sıcak yemek yapmak zorundadır. Çünkü; Cenevre sözleşmesine göre; “ Her esir sıcak yemek hakkına sahiptir “

+ Misafirin yanında dayak yemeyeceğini bildiği için sınırları zorlayan çocuktaki cesaret kimsede yok

+ Kavgaların en çok ‘ne bakıyon len’ diye çıktığı bir ülkede, otobüslere karşılıklı koltuk yapmak çok mantıklı gerçekten.

+ Dişini fırçalayan erkeği bulmuş da, macunu ortadan sıkmayanını istiyor. Bak bak lükse bak.

+ Arabada kemer takmak zorunluyken, otobüslerde milletin ayakta gidebilmesini bana bir anlatın…

+ Türklere özgü ikna şekli, “ölümü gör”

+ Bazen başımı alıp gidesim geliyor ama Müge Anlı’dan korkuyorum beni de bulur diye.

+ Asansör çağırma tuşuna defalarca basarak daha hızlı geleceğini zanneden tek milletiz .

+ Annem beni ders çalışırken gördü, gözleri yaşardı, bıraktım ders falan çalışmıyorum. Ondan değerli mi, kıyamam ben ona.

+ Pizzayı yuvarlak yapıp üçgen kesip kare kutuya koyanla, evleri kare ve dikdörtgen yapıp adını daire koyan kişi aynı kişi olmalı.

+ Eve gelen misafirin “tuvalet var mı?” diye soruşuna ayar oluyorum. Yok biz poşete yapıp karşı apartmanın damına atıyoruz.

+ Anneme, anne “ben evlatlık mıyım?” dedim. “Öyle birşey olsa seni mi seçerdik?” dedi. Haklı kadın.

+ Gözleri aşka gülen en taze söğüt dalsın diyor şarkıda. Bu hayatımda duyduğum en kibar, en naif ODUNSUN deme şekli.

+ Her “ne yapıyorsun?” diye sorduğumda, “napiim sen napıyorsun?” diyen bi arkadaşım var. Yıllardır ne yaptığını bilmiyorum.

+ Sadece Türklere özel bir ağırlık birimi ‘gavur ölüsü gibi’ 

+ Fırıncı bana “sıcak ekmek veriyorum” dedi. “Abi nasıl olsa eve gidince annem bayatları yedirecek” dedim. Sarıldık ağlaştık.

+ Bizler “arkası gelmez dertlerimin” şarkısını söylerken göbek atan bir toplumuz. Kimse bana normal olduğumuzu söylemesin. Yemem.

+ İnsanımız gariptir. Camı siler, “ayna gibi oldu” der, aynayı siler “cam gibi oldu” der.

+ Pazarda çocuğunu kaybedince feryat figan ağlayan, bulunca da öldüresiye döven anne Türk annesidir.

 

Yazarlar

Muhalefete akla ziyan sorular
Can Ataklı