Ahmet Takan
25 Ocak 2020

Milli tank motoru Kore’de mi aranıyor?..


Savunma sanayinde “milli”lik denince mangalda kül bırakmıyorlar. Yazıya giriş yaptığım  fotoğraf mutlu bir gün hatırası olarak anılarda mı kalacak?..
Hani şu Altay Tankı motor üretimi imza töreninde yedi düvele hava atılarak çektirilen o fotoğraf!..

Libya’ya Türk askeri gönderme tartışmaları arasında çaktırmadan gündemden düşürme oyunlarına gelmesine vicdanım razı olamazdı!.. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, 6 Ocak’ta yaptığı açıklamada, yerli ve milli ilk tank olan Altay Tankı konusunda “Elimizde motor kalmadığı için Altay’da T0 başlatılamıyor. Motor olduktan sonra 18 ay başlayacak” demişti.  BMC ile 9 Kasım 2018’de imzalanan sözleşme uyarınca şirketin seri üretim sonucu ilk tankı 18 ay içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim etmesi gerekiyordu. Keza, ihaleyi gerçekleştiren Savunma Sanayi Başkanı, 9 Kasım 2018’de “İlk Altay Tankı 18 ay aradan sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilecek” diyerek kesin tarih vermişti. İki gün önce de yaptıkları zehir zemberek bir açıklama ile iktidar ile gayet içli dışlı olan Albayraklar Şirketler Grubu’nun savunma sektöründen çekildiğini duyduk…

“Milli “ve “yerli” tayfaya sorsan milli tank projesi olan Altay isminin Orta Asya’daki malum dağdan geldiğini sanır ama gerçek farklıdır. Altay Tankı, ismini Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan askerlerini İzmir’e kadar kovalayan Beşinci Süvari Kolordu Komutanı Orgeneral Fahrettin Altay’dan alır.

Katarlılara peşkeş çekilen Sakarya Tank Palet Fabrikası vs. gibi eleştirilere, yorumlara girmeyeceğim. Faydası olmadığını gördük!.. Okurlarımıza gerçekleri aktarabilmek adına yetkili uzman bir isimden (bende saklı kalacak -AHT-) görüş aldım. Şöyle;

“ Modern bir tankın AR-GE yoluyla geliştirilmesi veya teknoloji transferi yoluyla ortak üretilmesi için ilk karar 1996 yılına Tansu Çiller dönemine kadar uzanır. Olmaz.

1999 yılında, lisans altında yurt içinde üretim ana muharebe tankı üretimi için bu sefer rahmetli Bülent Ecevit bir karar alır. Olmaz.

2004 yılında modern bir tank üretimi için proje başlatılmasına karar verilir. Kararı veren Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu karara istinaden, 2007 yılında OTOKAR üretici firma olarak belirlenir. İlk prototip üretilir, kalifikasyon süreci uzar ama sonunda başarılır. Gel gör ki, gezi olaylarında KOÇ grubuna bilenen tepkiden dolayı hükümet seri üretim sözleşmesine geçmemek için direnir. Çok da mevzuata uymadığı halde, ayar verilir, OTOKAR firmasından en iyi teklifi istenir, allem edilir kallem edilir, yeniden ihaleye çıkılır. Katarlıların da yarı hissesine sahip olduğu BMC firması seri üretim ihalesini alır. Tarih, Kasım 2018’dir. 250 adet tank üretimi yapılacak, ilk tank 18 ay sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilecektir.

Ancak gel gör ki motor ve şanzıman (güç grubu) ortada yoktur. Neden mi?

Biraz geriye saralım. 2010 yılında Altay Tankı’nın güç gurubunun milli olarak geliştirilmesine yönelik olarak yurt içinde Güç Gurubu Geliştirilmesi Projesi başlatılır. İhale yapılır. 2014 yılında ihaleyi Nuri Albayrak’ın firması TÜMOSAN kazanır. 190 Milyon Euro bedelle ihaleyi alır. Avansı çeker. 54 ayda teslim edeceğini taahhüt eder. Beceremez. Nedense hiçbir ceza ödemeden, bırakın cezayı aldığı avansa faiz ödemeden sözleşmesi 2017 yılında feshedilir. Çözüm olarak ihale yapmaksızın, motor yapma görevi bu sefer yükselen yıldız BMC firmasına verilir.

BMC, Altay Tankı seri üretimini almıştır, motor projesini almıştır, çalışacak mühendisin ücretini bile kapsayan süper teşvik almıştır, Almanlarla ortaklık kurup BMC Power şirketi bile kurmuştur. Sözler aşklara, aşklar vaatlere, vaatler dolarlara dönüşmektedir. Ama yetmez. Sakarya Karasu’da arsa, tank palet fabrikası da ihalesiz koşulsuz önlerine serilir.

Şimdi millet adına sormak gerekir;

– BMC firması altına imza attığı sözleşmeye göre geçen yıl teslim etmesi gereken ilk tankı neden teslim edememiştir?

– SSB Başkanı, ‘motor kalmadığı için teslimat yapılamıyor’ derken ne demek istiyor? Motor üretme görevini BMC firmasına vermediniz mi?

– Gerek motor gerekse seri üretim sözleşmelerinde yer alan teslim süreleri geçirildiğine göre, BMC firmasına bir gecikme cezası, tazminat uygulanacak mı? Yoksa sözleşmeye öyle bir madde konulmadı mı? Hangi gerekçeyle konulmadı? Konulduysa neden gecikme cezası uygulanmadı?

– ‘Verilen sözler havada kaldı’ diye, Kore’de tank motoru peşinde koşulduğu doğru mu? Geçmiş yıllarda da tank motoru için Kore yolları aşındırılmıştı, o zaman vazgeçilen çözüme neden tekrar dönüyorsunuz?..

– Bu kadar başarısızlığa karşılık (ne motoru ne tankın kendisi) BMC ile olan sözleşmeleri iptal edebilecek misiniz?”

Türkiye’nin acı gerçeklerini dile getirdiğimiz zaman iktidarın irili ufaklı yandaşları malum tepkileri gösteriyor… Mahkeme kapılarında süründürülüyorum, evimin önünde hayasızca saldırıyorlar… Zerre kadar umursamadım, umursamıyorum ve umursamayacağım!..  Büyük Türk Milleti’nin kervanı yürüyecek!.. Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ege’de işgal edilen adalarımız konusunda çok geç kalmış bir uyarı yaptı. Yunanistan’ın işgal ettiği Türk toprakları hakkında yıllardır belgeleriyle yazdıklarımızı okurlarımız çok iyi bilirler. Bir manada, Hulusi Akar yaptığı o açıklama ile haklılığımızı da belgeledi. Kim bilir?.. Akar, belki bir gün çıkar, savunma sanayinde döndürülen dolapları da açık eder… Ya sabır!..

Yazarlar

Milli tank motoru Kore’de mi aranıyor?..
Ahmet Takan