Meral Akşener ve Muharrem İnce…

2 Ocak 2020

Yeni yılın ilk yazısı…

Herkese, sağlıklı, mutlu, huzurlu, bereketli ve güler yüzlü bir 2020 dilerim…

Eski yılı çok çetin tartışmalarla çok hararetli gündem maddeleri ile geride bıraktık. Bazen 1 gün içerisinde 1 yıla yetecek gündem maddesini tükettiğimiz oldu. Eldeki verilere bakıldığında yeni yıl eski yılı aratmayacak gibi. Türkiye’nin içinde bulunduğu iç ve dış siyasi konjonktür, “hayli zorlu bir yıl daha sizi bekliyor” diyor.

Eski yılın son günlerine “Saraya giden CHP’li” tartışmaları damgasını vurmuştu. O tartışma, bence en çok CHP’li Muharrem İnce’ye yaradı. Muharrem İnce, yaklaşan CHP kurultayı öncesinde şöyle bir silkindi.  Gündeme tekrar oturma, adından çokça bahsettirme fırsatını tekrar yakaladı. CHP’yi silkeleyen açıklamalarının AKP’lileri çok memnun etmesini pek umursamadı. Medyadaki  rayting fırsatçılarını da kullanmasını iyi bildi!.. Giden yılın son gününde de önüne gelen fırsatı iyi kullandı.  Bir televizyon kanalında katıldığı tartışma programında siyaset gündemini etkileyecek açıklamalarda bulundu. Hoş!.. İç siyaset gündemi ile ilgili konularda biraz yuvarlak, dış siyaset ile ilgili daha köşeli konuştu ama yeni yıla girerken “Muharrem İnce”yi gündeme oturtmayı başardı. Kanal İstanbul maçı, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında sürerken, sağ kulvardan Mansur Yavaş, Sinan Aygün ile kapışıp atak yaparken, “hoop durun burada ben de varım” dedi.

İç siyasetin çok sertleştiği giden yılın son günlerinde,  normal seçim takvimi 2023 gibi gözükse de her kafadan  Tayyip Erdoğan’ın karşısına kim çıkacak tahmini fışkırıyordu. Katıldığı son televizyon programında kendisine soru soran gazetecilere pek renk vermese de CHP’li Muharrem İnce, potansiyel Cumhurbaşkanı adayı olarak ismini tekrar gündemde tutmayı başardı.  Tayyip Erdoğan’ın karşısına merkez sağdan bir isim çıkmasındansa CHP’den biri çıksın da kim çıkarsa çıksın modunda olan  reisçiler, “İmamoğlu mu yoksa İnce mi” papatya falına tekrar bakmaya başladılar. O televizyon programından öyle manalar çıkarıldı ki; CHP, Abdullah Gül’ü aday gösterirse Muharrem İnce tekrar aday olacakmış. Gerçekten öyle mi?.. Muharrem İnce,  Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı yeni bir mücadeleye girip tekrar CHP Genel Başkanlığına aday olmak istiyor mu?..  Etrafta esen/estirilen Ekrem İmamoğlu rüzgarlarına rağmen Cumhurbaşkanlığı adaylığı iddiasını sürdürecek mi?.. Muharrem İnce’nin yakın çevresinden edindiğim izlenimleri aktarmaya 3-5 satır sonra başlayacağım. Ancak, öncelikle şunu bir kez daha ifade edeyim. Abdullah Gül’ün de, Ekrem İmamoğlu’nun da, Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, Muharrem İnce’nin de, Temel Karamollaoğlu’nun da, Mansur Yavaş’ın da, Devlet Bahçeli’nin de, Tayyip Erdoğan’ın da “ne yapacak” diye baktığı tek isim var… O da İYİ Parti lideri Meral Akşener. Geçen bir yazımda ısrarla altını çizdim; Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı yarışı öyle iç siyaset dengelerinin akışına bırakılmayacak kadar dünya dengelerini etkileyecek öneme sahip. Meral Akşener, Türkiye’de dış bağlantıları olmayan ve sırtını millî sınırlar dışına yaslamamayı tercih eden ender siyasetçilerden biri.  Gerek Türkiye’deki hassas iç dengeler gerekse dışardaki güç odakları Akşener’in ne yapacağını tahmin etmeye, ne karar verebileceğini anlamaya çalışıyor. Çünkü, ortada  apaçık duran ve anketlerden de bağıran bir gerçek var; Türkiye’deki millî güçleri etkileyecek ve etkin bir şekilde yönlendirebilecek en etkili siyaset insanı Meral Akşener. Ha!.. Şunu ,burada bir kez daha söyleyeyim, ben, Akşener’in  siyasi taraftarı falan da değilim!.. Sadece, herkesin farkında olduğu ve istemeye istemeye de olsa zaman zaman dile getirmek zorunda kaldığı bir durum tespitinin fotoğrafını veriyorum. İnanmayan, Abdullah Gül’ün, Tayyip Erdoğan’ın, Ekrem İmamoğlu’nun, Muharrem İnce’nin kendilerine ve taraftarlarına sorabilir!..

Yazıyı Muharrem İnce’den açmıştık. Konu bütünlüğünü dağıtmayalım… CHP kurultayı yaklaşıyor. ”Saraya giden CHPli” tartışmaları yüzünden  Kemal Kılıçdaroğlu yara bere almış gibi gözükse de parti içinde kendisine karşı güçlü bir rakibin çıkma olasılığı şu gün itibariyle düşük görünüyor. Muharrem İnce, tüm itelemelere rağmen Kılıçdaroğlu’nun karşısında bir kez daha aday olur mu?.. Yakın çevresi buna pek ihtimal vermiyor. Olasılığın çok düşük olduğu söyleniyor, “ en az 700 delegenin imzasını cebimize koymadan olmaz” diyenler var. 31 Mart seçimlerinde elde ettiği başarı ile Kemal Kılıçdaroğlu ve genel merkez yönetimi teşkilat üzerinde gücünü arttırdı. O rüzgar hala devam ediyor. “Ama burası CHP… ‘Aslan sosyal demokratlar’ın neyi ne zaman yapacağı belli olmaz” deyip kendimize yanılma payı da bırakalım. Muharrem İnce, CHP kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu’na yenildikten sonra yılmadı, kendisine yeni daha büyük bir hedefe koydu. “Cumhurbaşkanı adayıyım” dedi. CHP’nin 40 yıl elde edemediği oy oranını yakaladı. Muharrem İnce ve yakın çevresi, seçimlerin 2021 yılında yapılacağını hesaplıyor ve şunları söylüyor;

“Şimdi buradan geriye dönülemez artık. ‘Ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diye gidilecek. Ancak seçimler geldiğinde, o günkü konjonktür ne olacak? Konjonktür neyi gösterecek, bu ayrı bir mesele ve tartışılır. O zaman CHP aday gösterir mi? Konjonktüre bağlı. Bunu kabul etmek gerekir. Burada İnce, kendi görüşlerini ortaya koyuyor ve kendi iddiasını sürdürüyor. İnce, Cumhurbaşkanı adayıdır. 2021’de seçim olur olmaz o ayrı konu. Olsa da konjonktür ne olacak bu çok önemli. Bunların hepsini bir arada hesap etmek zorundasınız.”

Muharrem İnce’nin etrafında, tekrar CHP Genel Başkanlığına aday olmayı “hedef küçültme” olarak değerlendirenler de var. Yakın çevresinde  yapılan bir başka değerlendirmeye göre, Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetmesinde en önemli etkenlerden biri de “uluslararası çevrelerde destek görmemesi ve yurt dışı lobilerinin olmayışı”. “CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı kim olabilir” diye sorduğumda ise şu yanıtı aldım;” İmamoğlu olmayabilir. Çok sürpriz bir isim de çıkabilir”.

Gözlemim o ki; Muharrem İnce var gücüyle güçlü bir şekilde siyasete tutunmaya devam ediyor…