Hüsnü Mahalli
24 Haziran 2020

Limon satamadım


Tam bu işi bırakıp limon satayım derken, işler yeniden kızışıyor.

“Bırak karışsın” der gibi oluyorum ama dayanamıyorum, çünkü işler daha da karışıyor.

Üstelik piyasada satabileceğim iyi limon da yok.

Diplomalarım var ama kavun karpuzdan da hiç anlamam.

En iyisi ben havadan sudan konulara bakayım.

Örneğin savaş tantanalarına.

Hani şu beyaz adamın, Kızılderilileri toptan yok ettiği Amerikan kovboy filmlerinde izlediğimiz türden…

Çin’le Hindistan, Kuzey’le Güney Kore, ABD’yle Venezuela…

Suudilerle Yemen arasındaki hikaye demode oldu.

Etiyopya ile Mısır arasındaki savaş olasılığı çok popüler.

Bahisler bile başlamış.

Etiyopya, Mavi Nil üzerinde baraj yapınca; Mısır kıyameti kopardı.

Savaş çıktı çıkacak.

Mısır’ı zayıflatacak bir savaş, Sisi’den hoşlanmayan Ankara’yı sevindirir.

Türkiye ile Mısır her an Libya’da karşı karşıya gelebilir.

Herkes kendine göre bir senaryo yazıyor.

Türkiye’nin yanında Katar, Mısır’ın arkasında BAE ve Suudi Arabistan var.

Rusya, Fransa, İtalya, Almanya ve diğerlerini unutmayalım.

ABD klasik olarak ikili oynar.

Ankara’ya destek verir gibi görünür ama karşılığını ister.

Örneğin Fırat’ın doğusunda bir tezgah.

Trump’ın elinde çok kart var: FETÖ, Zarrab, Halk Bankası, PYD/YPG, F-35…

Türkiye’nin Libya, Katar, Somali, Suriye, Irak, Afganistan ve Bosna’da askeri var. 

Neden?

Ankara’nın Arap coğrafyasında ve Osmanlı’nın bulunduğu topraklarda tüm İslamcılarla ilişkisi var.

Türkiye; dünyanın birçok yerinde cami inşa ediyor.

Hayır işi yapıyor!

Bu iş nereye kadar uzanır bilinmez ama AKP yönetiminde Ankara bu işten vazgeçecek gibi görünmüyor.

Her yerde kavga, gerginlik ve farklı tonlarda savaş söylem ve eylemi var.

AKP kendi ideolojisine uygun Osmanlı rüyası görüyor olabilir ama nihai hedefini halka açıklasa da herkes rahatlasa.

Mehter Takımı ‘hazır ol’da bekliyor!

Örneğin şu anda Türk askerinin bulduğu ülkeler Osmanlı’da olduğu gibi Türkiye’ye mi bağlı olacak?

Ya da AKP’nin şimdi ‘yardım eli uzattığı’ İslamcılar, İslam aleminin lideri Erdoğan’a biat mı edecek?

Türkiye’nin devlet ve millet olarak bu işten nasıl bir kârı olacak?

Ekonomik ya da mali!

Belki de psikolojik tatmin peşindeyiz.

Hani şu Allah yolunda cihat ve Allah için sevap hikayeleri.

Bilen yok, konuşan çok az

Öyle olsaydı avukatlara böyle
davranılmazdı.

Cihanda sulh olmayınca, yurtta hiç olmaz.

Avukatlar bile dövülüyor ve ‘kıyamet kopmuyorsa’, bu işte gariplik var.

Bizi savunan avukatlara biz sahip çıkmıyor ya da çıkamıyorsak o zaman bizde iş yok.

Ülkede hemen hemen herkesin bir avukatı var ama her nedense insanlar avukatların haklı mücadelesine yeteri kadar destek vermiyor.

Birçok yerde avukatlar bile arkadaşlarına vermeleri gereken desteği yeterince vermedi.

İYİ Parti lideri Meral Akşener’i kutlamak gerek.

Keşke CHP lideri Kılıçdaroğlu ve diğer partilerin liderleri de baro başkanlarını ziyaret etseydi.

Bir gün gelir; herkesin avukata, hukuka ve adalete ihtiyacı olacaktır.

İktidarın TBB Başkanı Feyzioğlu ile iş tutup baroları dağıtma operasyonu çok anlamsız.

Barolar devletin bir kurumu değildir.

İktidar istediği kişiyi savcı ve hakim yapabilir ve yapıyor ama avukatları esir alamaz ya da alma çabası içinde olamaz.

Ben kendi davamdan biliyorum mahkemeler avukatları dinlemiyor ama bu süreç adalete, hukuka ve demokrasiye büyük darbe vuruyor.

Belki de dünyanın en güzel ülkesi olan Türkiye bunu haketmiyor. 

İktidarın böyle bir çaba içinde olduğu net olarak görülüyor ama muhalefet başka bir alemde.

Tıpkı dış politikada olduğu gibi.

“Milli Dava” denildi mi akan sular durur.

Türk askeri bu dava uğruna artık her yerde.

İktidarın emirinde.

İktidar neyin peşinde?

Bir bilene sormalı?

Yazarlar

Limon satamadım
Hüsnü Mahalli