Ahmet Takan
29 Aralık 2020

Libya’da tornistan eder miyiz?..


AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz Cuma namazı çıkışı konuştu;

“İsrail ile istihbari noktada münasebetlerimiz zaten kesilmiş değil, devam ediyor. Burada en tepe noktadaki kişilerle bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Gönlümüz arzu eder ki münasebetlerimizi daha iyi bir noktaya taşıyalım.”

Aynen Mavi Marmara olayında olduğu gibi “ümmet” yine ters köşe mi oluyor?..

Erdoğan’ın bu sözlerinin 2-3 gün öncesini hatırlamak lazım. Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Çaşın, İsrail’in olumlu bir adım atması halinde Türkiye’nin tekrar büyükelçi göndereceğini açıklamıştı. Çaşın, Türkiye’nin İsrail’den silah alımı yaptığını hatırlatmış ve iki ülkenin savunma teknolojileri konusunda birlikte ilerleyebilecekleri üzerinde durmuştu…

Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan’da okuduğu İran’ı çok kızdıran şiir stratejisinin devamı mı?..

Ortalıkta, iktidarın akıl hocası emekli Tümamiral Cihat Yaycı’nın Türkiye ile İsrail arasında Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması  taslağı hazırladığına yönelik iddialar dolaşıyor. Yaycı, bir zamanlar “Türkiye ile İsrail denizden komşudur” demiş daha sonra da nasıl olduysa “Filistin Türkiye’nin denizden komşusudur”a dönmüştü.

★★★

Kafanız çok mu karıştı?.. “Boş ver, geç bunları… Kovid aşısını nasıl buluruz onu anlat” mı diyorsunuz!.. Vallahi, ben bir yolunu  bulursam size de yazarım. AKP yandaşı olmadığım ve herhangi bir AKP yetkilisinden “hamili kart yakınımdır” bulamayacağım için çok ümitli değilim. “Kaderde ne varsa” deyip bekleyeceğim.

Görebilip izleme imkanı bulabildiğim gerçekleri yazmaya devam…

Libya ve Suriye’ye dikkat kesilmek lazım;

Türkiye, Libya’da asker bulundurma süresini 18 ay daha uzattı. Hafter, Mehmetçiği tehdit etti. Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile Libya’ya gitti. Hafter’e anladığı dilden cevap verildi.

(Geçtiğimiz aylarda, Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı’nın da Libya’da olduğu ve TSK’nın üsse malzeme ve teçhizat nakli sırasında üsse hava saldırısı düzenlendi ve bombardıman gerçekleşti. TSK’ya karşı kimin, hangi ülke uçaklarının bu saldırıyı gerçekleştirdiği hâlâ bilinmiyor. Bunu unutmadık!..)

Hafter ile Türkiye arasında gerginlik artarken Libya’da çok önemli bir gelişme daha yaşandı. 2014 yılından bu yana Libya’ya ilk defa resmi bir Mısır heyeti gitti. Mısır heyeti, Ulusal Mutabakat hükümetinden yetkililerle diplomatik, siyasi ve güvenlik dosyalarını görüştü. Mısır heyeti başkanı İstihbarat Başkan Yardımcısı Ayman Badie, Mutabakat hükümetinde İçişleri bakanı Fethi Başağa ile Trablus’ta bir araya geldi. Güvenlik meydan okumaları ve iki ülke arasında güvenlik işbirliği yolları hakkında görüşüldü. Libya İstihbarat birim başkanı İmad El-Trablisi’nin hazır bulunduğu toplantıda siyasi diyalog konusunda uluslararası çabaların desteklenmesi için 5+5 askeri komitesinin kararlarının tartışılması, ateşkes anlaşmasının desteklenmesi ve hali hazırdaki krizden barışçıl ve siyasi yollarla çıkılması yolları ele alındı.

Mısır heyeti 2014 yılından bu yana kapalı olan Mısır büyükelçiliğini ziyaret etti. Libya hava yolları seferlerinin Mısır’ın başkenti Kahire’ye yeniden başlaması için acil çözümler bulunması gerekliliği üzerinde anlaşıldı.

★★★

Farkında mısınız?.. Erdoğan’ın desteklediği Libya Başbakanı ihvancı Serrac’tan hiç ses seda yok. Ortalıkta  görünmüyor. Ne Türk ne de Mısır heyeti ile görüştüğüne dair bir bilgi yok. Damat Berat Albayrak gibi buhar oldu!..

Bu gerginliğin asıl sebebi şu olabilir mi?.. Hafter ve Serrac tarafları 23 Ekim’de bir barış anlaşması imzalamıştı. Buna göre de 3 ay içinde yabancı silahlı gruplar Libya’yı terk edecekti. Libya’nın yaptığı askeri anlaşmalar askıya alınacaktı, yabancı ülke güçleri çekilecekti. Trablus’taki hükümetin Mısırlı yetkililerle yaptığı görüşmelerden sonraki açıklamalardan paylaşımlardan anladığım;     Mısır tarafı UMH’ye 23 Ekim’deki anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasını hatırlatmış. Yani 23 Ocak’a kadar süre var. TBMM tezkereyi uzattı. Yani, Türkiye Libya’da bulunmaya devam edeceğim diyor. UMH’den Türkiye’ye anlaşmayı askıya alalım askeri eğitim danışmanlık faaliyetlerini durduralım diye bir talep var mı?.. Bilmiyoruz!..

UMH içinde Serrac ile İçişleri bakanı Başağa arasında anlaşmazlık var malum. UMH güçlerini kendi kontrollerine almak üzere yapı oluşturmaya çalıştıkları iddiaları var. Bu arada hem Hafter hem de UMH tarafı birbirlerini Sirte ve Cufra’ya operasyona hazırlanıyorlar diye suçluyorlar.

Şöyle bir fotoğraf çekmek mümkün;

Serrac yönetimi Hafter-Akile tarafıyla anlaşmaya devam etme taraftarı. Başağa nasıl bir tavır sergileyecek bilinmez. Perde arkasında tahrik edilip çatışmanın önünü açar mı ya da Hafter’in geçen gün tehdit ettiği gibi “Türkler 23 Ekim anlaşmasına uymadı biz gereğini yapacağız” deyip saldırır mı? Şu an tahminde bulunmak çok güç. 23 Ocak’a daha çok var. Çok şey değişir. Aslında bu anlaşmanın mimarı ABD. Dolayısıyla Türkiye zaten AB ile aralar bozukken ABD’ye rağmen Hafter saldırmadığı sürece durup dururken bir çatışmayı tetikleyebilir mi? Sanmam. Ama oradaki gruplar aynı Suriye’de olduğu gibi taraf değiştirebilir sabotaj yapabilir. Türkiye’yi saldırgan pozisyonuna düşürebilir. Buna dikkat etmek lazım.

★★★

Biraz da Suriye’deki son duruma bakalım;

Ayn İsa’dan gelen son haberlere göre, SDG/YPG/PKK Ruslarla ve Suriye ile anlaşmış. Ama biraz görüntüde bir anlaşma sanki. Ayn İsa Suriye güçlerine teslim edecek deniyor ama SDG kaynakları böyle bir şey olmayacağını kontrolün SDG’de olacağını söylüyor. Türkiye ile Rusya da anlaştı haberleri var yerelde. Buna göre Rus gözlem noktaları kurulacakmış. Rus polis güçlerinin Ayn İsa’ya geldiği haberleri var.

İdlib’de Suriye rejiminin kontrolüne giren alanlarda gözlem noktalarımızı boşalttığımızı hatırlayalım!..

Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyetin son Libya ziyareti ile “direniyoruz” fotoğrafı verilmeye çalışılıyor. Bunu iç kamuoyu pekala afiyetle yiyebilir. Ya ABD ve AB başta olmak üzere dış dünya?..

Oruç Reis gemisini  6 aylığına Antalya körfezine hapsedersen Libya’da dolaşmanın ne anlamı var?..

Devletin bağışıklık sistemi çöküyor!..

İşimiz Biden aşısına kaldı…

O da Cuma namazı çıkışında yapılan vaazlara kulak veriyorsa eğer!..

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Libya’da tornistan eder miyiz?..
Ahmet Takan