Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında yeni gözaltı ve tutuklama kararları verilirken, Kozinoğlu'nun cezaevinde bulunduğu döneme ait güvenlik kamerası kayıtları da incelemeye alındı.

KOZİNOĞLU'NUN KOĞUŞ ARKADAŞLARI GÖZALTINA ALINMIŞTI

Soruşturma kapsamında Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli jandarma albay Hasan Atilla Uğur'un yanı sıra, o dönem dosyayla ilgili takipsizlik kararı veren ve sonraki yıllarda FETÖ'den ihraç edilen savcı Ali İşgören ile cezaevi savcısı olarak görev yapan ve darbe girişiminin ardından FETÖ'den ihraç edilen Necip Doğan hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Yaklaşık iki gün süren gözaltı işlemlerinin ardından Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında, yaş ve sağlık durumları dikkate alınarak ev hapsi kararı verildi. Eski savcılar Ali İşgören ve Necip Doğan ise mahkeme tarafından tutuklandı.

CEZAEVİNDEKİ KAMERA KAYITLARI İNCELEMEYE ALINDI

Soruşturmanın önemli başlıklarından biri de Kozinoğlu'nun tutulduğu Silivri Cezaevi'ndeki güvenlik kamerası kayıtları oldu. Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı ve hastaneye kaldırıldığı güne ilişkin görüntüler incelemeye alınırken, koğuşta yaşanan hareketlilik de mercek altına alındı.

Bu kapsamda Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım'ın olay günü koğuştaki hareketlerini gösteren görüntüler ortaya çıktı. Sabah gazetesinin haberine göre, kamera kayıtlarında Uğur ve Yıldırım'ın koğuş içerisindeki hareketleri yer alıyor.

14 DAKİKALIK GÖRÜNTÜ SORUŞTURMANIN ODAĞINDA

Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı gün ortak yaşam alanındaki ışıkların yaklaşık 14 dakika boyunca neden kapalı kaldığı da soruşturma kapsamında inceleniyor. Ayrıca Hasan Ataman Yıldırım'ın Kozinoğlu'nun odasından çıkarken elinde tuttuğu beyaz nesnenin ne olduğu araştırılıyor.

Kamera kayıtlarında Hasan Atilla Uğur'un da Kozinoğlu'nun koğuşuna girdiği belirlenirken, Uğur'un yıkadığı kahve bardağının Kozinoğlu'na ait olduğu yönündeki iddiaların da araştırıldığı öğrenildi.

"ŞÜPHELİ SIFATIYLA BURADA OLMAKTAN HİCAP DUYDUM"

Hasan Atilla Uğur, Silivri Adliyesi'ndeki işlemlerinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, soruşturmanın kapsamlı şekilde yürütülmesini istediğini belirtti.

Uğur, "Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük kahramanlardan olan, benim de koğuş arkadaşım ve silah arkadaşım, birlikte terörle mücadeleyi de üsteğmen rütbesiyle birlikte yapmış olduğumuz Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesi neticesinde, tekrar soruşturma başlatılması üzerine buraya geldim." dedi.

Soruşturmanın en ciddi şekilde sonuçlandırılmasını gönülden arzu ettiğini belirten Uğur, "Bu konuda da kitaplar yazan, televizyon programlarında söyleyen bir emekli Türk subayıyım. Bu soruşturmanın açılmasını çok değerli ve önemli buluyorum." ifadelerini kullandı.

Uğur sözlerini şöyle sürdürdü:

"Elbette ki bu soruşturmada şüpheli sıfatıyla burada olmak beni hicap duymama sebep oldu. Bundan dolayı üzüntü içerisindeyim ama çok yakın bir gelecekte gerçeğin anlaşılacağı ve özellikle Fethullahçı yapılanmanın o dönemde de, bu dönemde de hala bir takım faaliyetler içerisinde olduğunu belirlenmesi açısından bu soruşturmanın neticesinin ortaya çıkmasını çok değerli buluyorum."

KOĞUŞ ARKADAŞI YILDIRIM, KOZİNOĞLU'NUN SON GÜNÜNÜ ANLATMIŞTI

Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım da daha önce mahkemeye gönderdiği dilekçede, koğuş arkadaşı Kaşif Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği günü anlatmıştı.

Yıldırım, dilekçesinde Kozinoğlu'nun olay günü yaşadığı sağlık sorunlarına ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaşmıştı. Yıldırım'ın anlatımına göre Kozinoğlu, bir süre önce rahatsızlanan Hasan Atilla Uğur için sabaha kadar koğuşta nöbet tutmuştu.

Yıldırım, Kozinoğlu'nun olay günü saat 15.45'te uyandığını, ardından birlikte avluda yürüdüklerini ve Kozinoğlu'nun daha sonra koğuşundaki odasında yaklaşık 45 dakika spor yaptığını belirtmişti.

Yıldırım dilekçesinde şu ifadeleri kullanmıştı:

"Kaşif Kozinoğlu, geçen hafta hasta olan Atilla Uğur için sabah saat 06.30'a kadar koğuşta nöbet tuttu. Atilla'yı kalp krizinden kaybedebiliriz diye düşünüyorduk. Kaşif, o gün 15.45'te uyandı. Avluda beraber 16.15'ten itibaren yürüdük. Ben 30 dakika, Kozinoğlu ise 60 dakika yürüdü. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Ben bu sporu bana göre ağır spor olarak değerlendirdim ancak bu şekilde yürüyüş ve sporu düzenli olarak yapmaktaydı."

KOZİNOĞLU'NUN RAHATSIZLANMA ANINI ANLATTI

Yıldırım, dilekçesinde Kozinoğlu'nun saat 18.15 sıralarında göğüs ağrısı nedeniyle Hasan Atilla Uğur'un odasına geldiğini, ardından Kozinoğlu'nun odasına geçildiğini aktardı.

Yıldırım'ın anlatımında şu ifadeler yer aldı:

"Kozinoğlu, ağrısı olunca saat 18.15'te Atilla'nın odasına gelerek yardım istedi. Kaşif'in odasına geçildi. Göğsünde şiddetli ağrı vardı. Tansiyonu 12.7/20.5 olarak ölçüldü ve 18.17'de acil butonuna basıldı. Dil altı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye binmek istemedi ve hatta 19 basamaklı merdiveni kendi inmek istedi. Fakat görevli memurlarca, sedyeyle merdivenlerden indirilerek bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı."

Yıldırım, Kozinoğlu'nun daha sonra cezaevinin mahkum kabul bölümünde bekletildiğini ve 112 ekiplerinin yaklaşık 18.50'de olay yerine geldiğini belirterek şöyle devam etmişti:

"Daha sonra öğrendiğimize göre, mahkum kabul kısmında bilinci açık, nabız atar ve konuşur durumda bekledi. 112 acil, yaklaşık 18.50'de geldi ve ambulansla Silivri Devlet Hastanesi'ne götürüldü ancak ambulansta olması gereken doktor yoktu. Teknisyenler müdahale etmişler. TEM yolunda giderken başka bir ambulans ile temas edilip TEM çıkışına gelen diğer ambulans doktoru ile birleşerek Silivri Devlet Hastanesi'ne varıldığı zaman 19.15'te vefat etmişti."

Yıldırım, dilekçesinde ayrıca "Kozinoğlu'nun ilk ağrısının gelmesinden bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını" iddia etmişti.

KOZİNOĞLU 2011 YILINDA HAYATINI KAYBETMİŞTİ

Eski bordo bereli subay ve MİT mensubu olan Kaşif Kozinoğlu, Bosna-Hersek ve Afganistan'da uzun süre görev yaptı. Afganistan'dan Türkiye'ye döndükten sonra 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetti.

Kozinoğlu'nun cezaevinde spor yaptıktan sonra kalp krizi geçirdiği açıklanmıştı. Ölümüne ilişkin soruşturma başlatılırken, ailesi "Sporcuydu, ölümü normal değil, araştırılsın." diyerek olayın araştırılmasını talep etti. Açılan soruşturma yaklaşık bir yıl sonra kapatıldı.

Yıllar sonra dosyanın yeniden gündeme gelmesiyle birlikte Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeni iddialar da soruşturma kapsamına alındı. Kozinoğlu'nun ölümünde zehirlenme ihtimali bulunduğu yönündeki iddiaların da araştırıldığı belirtildi.

CEZAEVİ GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ İDDİALAR DA ARAŞTIRILIYOR

Soruşturma kapsamında, Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı sırada yardım istediği ancak gardiyan Ferhat Veysi Gül'ün bu seslerin duyulmasını engellemek amacıyla radyonun sesini açtığı yönündeki iddialar da yeniden gündeme geldi.

Söz konusu gardiyanın daha sonra FETÖ üyesi olduğu ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçtığının ortaya çıktığı iddia edilmişti. Bu iddialar ve önceki soruşturmalara ilişkin yeni değerlendirmelerin ardından Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı.

KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA DAHA ÖNCE DE OPERASYONLAR YAPILMIŞTI

Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin ilk operasyon 7 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirilmişti. Cezaevinde görev yaptığı belirtilen 11 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, 10 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden o dönemde jandarma er olarak görev yapan bir kişi tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmişti.

İkinci dalga operasyon ise 10 Eylül Perşembe günü düzenlenmişti. Aralarında bir kameraman, bir muhabir ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alınmıştı. Mahkeme, aralarında gazeteci Selahattin Günday'ın da bulunduğu üç kişi hakkında tutuklama kararı vermişti.

Son operasyon kapsamında ise eski savcılar Ali İşgören ve Necip Doğan hakkında tutuklama kararı çıktı. Soruşturmanın, Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybettiği güne ilişkin kamera kayıtları, tanık anlatımları ve geçmişteki soruşturma dosyaları üzerinden sürdüğü öğrenildi.