Hüsnü Mahalli
17 Ocak 2020

Kim daha demokrat?


Mısır yönetimi başkent Kahire’de bulunan Anadolu Ajansı ofisini kapatarak çalışanlarını gözaltına aldı. Mısır İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ‘ofisin aynı zamanda SETA araştırma merkezi adına çalışmalar sürdürdüğü ve Müslüman Kardeşler propagandası yaptığı’ söylendi.

Gerekçesi ne olursa olsun bir gazetecinin gözaltına alınması asla kabul edilemez.

Mısır ve Türkiye çok ilginç iki ülke.

Yavuz Selim 22 Ocak 1517’de Kahire’ye girdiğinde Türk kökenli Memlüklüler ile savaşmıştı.

1923’te Türkiye’de laik Cumhuriyet kurulduktan beş yıl sonra Mısır’da Müslüman Kardeşler örgütü kuruldu.

Sonraki yıllarda Türkiye ABD ve NATO’ya yanaştı Mısır Sovyetler Birliği müttefiği oldu.

2011 Arap Baharı sonrasında Müslüman Kardeşler iktidar olunca AKP çok sevindi ve Erdoğan atlayıp Kahire’ye gitti.

Sevinç uzun sürmedi.

3 Temmuz 2013’te askerler Müslüman Kardeşler iktidarını devirdi ve Savunma Bakanı Sisi Cumhurbaşkanı oldu. Hazırladığı anayasa ile 2030 yılına kadar iktidarda kalacak gibi görünen Sisi’den sonra üç oğlu sırayla başkan olabilir.

Şimdi her üçü çok önemli görevlerde.

Sisi darbe yapınca Müslüman Kardeşler’in çok sayıda yöneticisi ve yandaşı kaçarak İstanbul’a gelip yerleşti.

Bunlar arasında yüzlerce ‘gazeteci’ var.

Bunlar Müslüman Kardeşlere bağlı televizyon, gazete, ajans ve internet sitesinde çalışıyor ve Sisi aleyhine propaganda yapıyorlar.

Başka ülkelerin de İstanbul’da benzer adamları var.

AKP onlara bakıyor.

AKP Müslüman Kardeşlere sahip çıkınca Sisi Müslüman Kardeşleri terör örgütü ilan etti. Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn benzer kararlar alıp Müslüman Kardeşlere karşı savaş ilan ettiler.

Libya’da olduğu gibi.

Müslüman Kardeşler’den dolayı Türkiye ile yukarda saydığım dört ülke şimdi Libya’da karşı karşıya gelmiş durumda.

AKP’nin iç ve dış politikalarından hoşnut olmayan tüm ülkeler Libya’da Türkiye’ye karşı…

Suriye ve Irak’ta olduğu gibi her şey Müslüman Kardeşler’den dolayı oluyor.

Dönelim Kahire’deki AA ofisine.

Tek tek anlatmadan son yıllarda Türkiye’de birçok yabancı gazeteci gözaltına alınmış ve basın kartları iptal edilerek sınır dışı edilmiştir.

Alman Die Welt gazetesinin muhabiri Deniz Yücel’in 17 Şubat 2017’de gözaltına alınmasını herkes hatırlar. ‘Örgüt propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlarından bir yıl içerde tutulan Yücel, Merkel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonla aramasından sonra serbest bırakılmıştı.

Uluslararası meslek örgütlerine göre Mısır ve Türkiye’nin basın özgürlüğü sicili çok kötü. Hapishanelere atılan gazetecilerin sayısı bakımından bazen Mısır bazen de Türkiye birinci sırada.

Türkiye’de Erdoğan medyanın %95’ini Mısır’da Sisi %100’ünü kontrol ediyor.

Demokrasi ve özgürlükler bakımından iki ülke arasında hemen hemen hiç fark yok.

Mısır’da darbeci Sisi her şeyi kontrol ediyor Türkiye’de Erdoğan 15 Temmuz darbe girişiminden sonra her şeyi kendine bağladı.

Tek fark var o da Erdoğan seçimle Cumhurbaşkanı oldu Sisi darbeyle kendini başkan ilan etti.

AKP’nin tavrından dolayı Ankara’ya kızan Sisi komşusu Libya dışında Doğu Akdeniz’de de Erdoğan’a cephe almış durumda. Doğal gaz konusunda İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs (güney) ile anlaşmalar imzalayan Sisi başta İtalya, Fransa ve Almanya olmak üzere birçok AB ülkesinin de desteğini almış durumda.

Nedeni de çok basit: Batılı ülkeler AKP’nin ideolojik söylem ve davranışlarından ve dünyanın her tarafında İslamcılara sahip çıkmasından çok tedirgin.

Buyurun size son bir örnek:

Tunus İslamcı Nahda Partisi lideri Gannuşi parlamento başkanı olarak geçen Cumhurtesi günü kimseye haber vermeden İstanbul’a gelip Erdoğan’la görüşmüş. Konu duyulunca Tunus’ta kıyamet koptu. Gösteriler yapıldı, bazıları Gannuşi’yi vatana ihanetle suçladı ve parlamentoda yapılan oylamayla Gannuşi’nin sorgulanmasına karar verildi. Muhalefete göre Gannuşi ülkesinin Libya’da Türkiye’den yana tutum alması için uğraşıyordu.

Konu Türk medyasında hiç haber olmadı.

Yüzde 95’i AKP’nin kontrolünde olan yandaş medyanın bu ve benzeri konulara değinmemesi çok normal.

Yandaş medyanın bir tek derdi var o da Erdoğan’a şirin görünmek.

Kısa vaade işe yarar gibi görünen zavallı medyanın bu hali uzun vadede kesin ters tepecektir.

Son İstanbul seçimleri bunu kanıtlamıştır.

Yazarlar

Kim daha demokrat?
Hüsnü Mahalli