Ahmet TAKAN
29 Mayıs 2020

Kılıçdaroğlu’nun Akşener’e bayram ziyaretinin sebebi…


Geride bıraktığımız Ramazan Bayramı’na, seçim yasası, siyasi partiler yasasında değişiklikler, seçim barajı, ittifak tartışmalarıyla girdik. Bayram süresinde bu tartışmalar evlerde hapis olmamıza rağmen devam etti. Diğer yandan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın açıklamaları ve gündemin gerisinde kalmamak için yoğun çaba sarf eden Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun geçmişteki  defterin kirli sayfalarından itirafları ile meşgul olduk.

Seçim sistemi dar bölge mi, yoksa daraltılmış bölge sistemi üzerinde mi inşa edilsin?.. Mebus transferinin ve ittifakların önüne geçilmesi için şöyle yapılsın böyle yapılsın… Seçim barajı düşürülsün mü, düşürülmesin mi?.. AKP içinde kafalar çok karışık. Açıktan kamuoyuna yansıyor. Saraydan gelen talimatlara göre, AKP Grup Başkanı Naci Bostancı etrafı toparlamaya çalışıyor. Gelen aykırı sesleri düzeltmek için açıklamalar yapıyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den gelen tekliflerin AKP’de derin fay kırıklarını görmemek için kör ve sağır olmak lazım. AKP’deki aykırı sesleri biraz da Cumhur İttifakı ve Tayyip Erdoğan’ın içinde bulunduğu zor şartlara göre değerlendirmek gerekiyor. Devlet Bahçeli’nin çıkışı ve ardından yapılan “AKP’den kaçacaklar var” yorumu ve sayısal tahminler, iktidar partisinde durumdan vazife çıkaran mebusları oldukça duygusal bir ortama sürükledi. Anladınız siz onu!.. Bildiğim kesin olan şey; saray, Devlet Bahçeli’nin çıkışları ve talepleri doğrultusunda bir şey yapacak. Şu anda kendisini çaresiz ve eli kolu balı hissediyor.  Geçmişe dönün bakın. Tayyip Erdoğan, kendisine en ağır hakaretlerde bulunan Alaattin Çakıcı için Devlet Bahçeli’yi kıramadı ve af çıkardı. Bir şey daha yapılacak ama ne ve nasıl yapılacak!.. Vee, iktidar partisi içinde yerinde duramayan, zıp zıp zıplayan mebusların talepleri nasıl karşılanacak?..

Bu tartışmaların en yoğunlaştığı dönemde, iç siyasette 2 önemli karşı atak seyrettik. İlki, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti lideri Meral Akşener’e İstanbul’daki evinde bayram ziyaretine gitti. Cumhur İttifakı, bu atağa, Yassıada’nın Demokrasi ve Özgürlük Ada’sı olarak açılışında karşılık verdi. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan kolay kolay Ankara’dan ayrılmayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi yanına alarak adaya götürdü. Bahçeli orada, beyaz camdan konuştu!.. Saray bürokrasisi de konuşmayı pek abartmadan alkışladı. Mağduriyet algısı ile karışık bu iktidar hamlesinden Cumhur İttifak’ı istediği verimi alabilecek mi?.. Sorunun cevabı, Bahçeli’nin taleplerinin ne oranda karşılanacağı ile de çok ilgili. Gördüğüm fotoğraf, Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun 367’si gibi bir mağduriyet alanı muhalefet lehine oluşabilir.

Tüm bu olup bitenlerin içinde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Meral Akşener’e yaptığı bayram ziyaretini çok ayrı bir yere koymak gerekir. Bu ziyaretin perde arkası ve daha sonraki gelişmeler, haziran ayı içinde iyice kızışmaya başlayacak iç siyasetin çok önemli bir kilometre taşı olacak. Perde arkasını biraz daha aralamaya çalışalım;

CHP ve İYİ Parti liderlerinin Meral Akşener’in evinde verdiği fotoğraf, Millet İttifakı’nın moral motivasyonu için çok önemli sayılabilir. Bence, bu ziyaretin önemli 2 yönü vardı. Birincisi, Cumhur İttifakı’nın CHP’yi “darbeci” suçlamalarıyla sıkıştırdığı süreçte, Meral Akşener “memleket masası”nı gündeme getirerek gündemi değiştirdi. “Memleket masası”nın tartışılmaya başlaması ve gündemin birinci sırasına yükselmesiyle sıkışan CHP ve lideri derin bir “oh” çekti. Bana sorarsınız, bu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Meral Akşener’e adı konulmamış teşekkür ziyaretiydi. Şimdi gelelim işin bam teline basmaya;

Hatırlar mısınız?.. Mahalli seçimlerin ardından CHP’de “Millet İttifakı” yerini “demokrasi platformu” söylemine bırakmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu’da bu söylemi korona dalgası başlayana kadar sık sık tekrarlıyordu. Bugünlerde, CHP içinde güçlü bir damar, “demokrasi platformu” söylemini tekrar kaşımaya başladı. Bu güçlü damarın talebini, “HDP ile resmi evlilik yapalım. İYİ Parti’yi de buna zorlayalım” şeklinde özetleyebilirim. Meral Akşener’in tavrı ise çok net. HDP ile resmi, gayri resmi hiçbir birlikteliğe yanaşmıyor. Elinin tersi ile itiyor. Kapıları sonuna kadar kapalı. Ayrıca, Akşener, demokrasi platformcularından ve söylemlerinden çok rahatsız. Bunu da saklamıyor!.. Demokrasi platformcuları, DEVA ve Gelecek partilerinin içinde Kürtçü kanatlardan da destek alıyor. Anlayacağınız, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bir yandan partisi içindeki demokrasi platformcuları ile uğraşıyor diğer yandan İYİ Parti’yi tutmaya çalışıp ince ayarı tutturmaya çalışıyor. Kılıçdaroğlu’nun işi çok zor!..

Madalyonun diğer yüzü;

HDP’li Sırrı Süreyya Önder’in İYİ Parti’ye saldırmasından istediği verimi elde edemeyen saray yeni arayışlara girdi. Yok canıım, öyle sandığınız gibi değil!.. HDP’nin kapatılması tartışmalarına kenardan bakıyor gibi yapan iktidar partisi Yargıtay’a koşmayacak. Hatırlayın, yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye seçimi öncesinde, bebek katili Abdullah Öcalan’ın kırmızı bültenle aranan kardeşi terörist Osman Öcalan’ın TRT ekranına çıkarılmasını… Saraydan kulağıma gelenlere göre, iktidar ortakları HDP’nin Kandil’in kontrolünden çıkarılıp tamamen Abdullah Öcalan’ın kontrolüne girecek planlamalar üzerinde kafa yoruyor.

Sizde o zaman şu soru üzerinde kafa patlamaya hazırlanın;

İmralı Adası ne olacak?..

Yazarlar

Kılıçdaroğlu’nun Akşener’e bayram ziyaretinin sebebi…
Ahmet TAKAN