Ahmet Takan
29 Aralık 2019

Kanalı kazmadan önce kendi kuyumuzu kazıyoruz!..


Tamam, eyvallah!..

At yarışı oynayın…

Futbol maçlarında iddia kuponlarına paraları basın…

Büyük ikramiye bana da çıkabilir diye hayaller kurun…

Televizyonlardaki yerli yersiz dizileri de amansız bir şekilde seyretmeye devam edin…

Şanlı Fenerbahçe’nin maçlarının ardından hocanın yorumlarını soluksuz izleyin. Kahvede, pozisyonlar üzerine saatlerce yorumlar attırın… Ersun Yanal’ın transfer yanlışlarını tek tek tespit edip yerine gelmesi gereken hocayı da belirleyin…

Ama ne olur!.. Ne olur!..

Vatanımızı yakından ilgilendiren konular için a haber çerçevesinden bir çıkın!..

Acaba “Gelişmeler gerçekten böyle mi?” diyerek etrafta neler yazılıp çizildiğine de bir bakıverin…

“Gazetecisin. İşinin adı ne? Sen takip et. Bizi de bilgilendir” derseniz… Haftada 5 gün, dar bir alanda neyi ne kadar yapabilirim ki… Üstelik kısıtlı imkanlarla…

Her zaman olduğu gibi sesinize kulak vereceğim:

TBMM Genel Kurulu, Libya’ya asker gönderilmesini görüşmek üzere haftaya olağanüstü toplanacak. Tezkerenin Meclis’ten geçeceği de kesin. Türkiye çok riskli bir maceranın içine sürüklenirken, oluşturulan yapay gündemlerle nelerin gözden kaçırıldığının farkında mısınız?.. Defalarca, Suriye gerçeklerini yazdım.  Haklı Barış Pınarı Harekatımızın sonuçlarının ne olduğunu dile getirdim. Suriye unutturuluyor diye avaz avaz bağırdım. Libya için çalınan mehter marşlarının arkasındaki dümenlere dikkat çekmeye çalıştım.

Geride bırakacağımız haftada dış basında çıkan haberlerden kısa alıntılar yapayım (ifadeler bana ait değildir. Kaynağından alıntı yaptığım için aynen vermek zorundayım -aht-):

“Amerika, Batı Kürdistan’da siyasi bir yapı kurmaya başladı.

Batı Kürdistan’dan yerel bir kaynağın verdiği bilgilere göre Amerika, Batı Kürdistanlı güçler ile bir dizi görüşmenin ardından Batı Kürdistan’da siyasi bir bölge kurmaya başladığını söyledi.

Söz konusu kaynağın BasNews’e verdiği bilgiye göre, Amerika’nın Suriye’deki Kürt güçleri ile bir araya geldiği ve toplantılarda Kürt yetkililere birlikte hareket ederek ortak tutum almaları yönünde önerilerde bulunduğunu açıkladı. Sözlerinin devamında ‘Amerika, Kürtlerin siyasi ve askeri olarak birlik olmasını istiyor’ diyen kaynak Washington’un, Batı Kürdistanlı bütün bileşenlerin siyasi ve askeri konularda hareket etmeleri ile birlikte Batı Kürdistan’da siyasi bir bölgenin kurulmasına zemin hazırlayabileceklerini söyledi.

Konuşmasının devamında aynı kaynak, Amerika’nın, Batı Kürdistan’da kurulacak siyasi bir bölge ile Kürtleri koruyacağını ve petrol ve doğalgaz yatırımlarına başlayacağını söyledi.

Diğer yandan petrol ve doğalgaz yatırımları çerçevesinde Suudi Arabistan Aramco Petrol Şirketi’nin Batı Kürdistan’da çalışmalar yaptığını ifade eden kaynak, geçen cuma günü Dêrazor petrol rafinerine gelen Suudi ve Mısırlı uzmanları korumak için bir grup Suudi subayın geldiğini söyledi. Suudi Arabistan ve Mısırlı uzmanların petrol üretimini arttırma ve eğitim için bölgeye geldiklerini sözlerine ekledi.

Aynı haber kaynağı Suriye rejiminin söz konusu proje hakkındaki tutumu hakkında da şöyle konuştu: ‘Suriye Ulusal Güvenlik Kurumu Başkanı Ali Emiluk bölge aşiretleri ile bir araya gelerek proje karşıtı tutum alınmasını istedi. Fakat Suriye rejiminin bu çabası boşa çıktı. Çünkü bölgedeki Arap aşiretler HSD (Demokratik Suriye Güçleri) ile iş birliği içinde olmaya devam edeceklerini ve HSD’nin yanında yer alacaklarını ifade ettiler.’

Kürt haber kaynağı, ‘Suriye rejimi Amerika’nın bu tutumu karşısında sessiz kalacak. Çünkü Amerika bölge halkı ile anlaştı ve halk da Amerika’nın projesine destek veriyor’ ifadelerini kullandı.

Haber kaynağı konuşmasının devamında, ‘Amerika, Türkiye’yi Akdeniz’de gaz ve petrol bulma ile meşgul edip ve Mısır, Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail ile sorunlar yaşamasını ve böylece Türkiye’nin Suriye’nin işgalinin önüne geçmek istiyor’ ifadelerini kullandı.”

Bizim meslekte buna “açık istihbarat” diyorlar!.. Zaten kurulmaya çalışılan yeni dünyada çoğu şey açıktan, gözün içine sokula sokula yapılıyor. Görebilene!..

Sahte mehter marşları ile kandırılıyoruz diye orasını burasını yırtan sadece ben değilim!..

21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı stratejist Cahit Armağan Dilek, “ABD, Türkiye’yi Libya’da savaşa itiyor” başlıklı makalesinde, “İçinde boğulacağımız bu sanal ve yapay gündemle sizce aslında hangi gerçek gündemin üstü örtülüyor?” diye soruyor. Dilek’in şu tespitlerine dikkat;

“ABD Türkiye’yi Libya’da savaşa girmeye yönlendiriyor hatta teşvik ediyor.

Suriye doğusundan gelen bilgiler ABD’nin yerel, bölgesel ve uluslararası güçlerle işbirliği içinde Suriye’de Fırat’ın doğusunda özerk bölge yönetiminin çekirdeğini kurmaya, ortak askeri ve siyasi çerçevede Fırat’ın doğusundaki tüm bileşenleri SDG temelli bir özerk yönetimde birleştirmeye başladığını, ekonomik-askeri destek bağlamında S.Arabistan ve Mısır’ın bölgeye geldiğini gösteriyor.

Türkiye’nin bu oluşumu benimsemeyeceğini düşünen ABD’nin Suriye’yi unutması adına Türkiye’yi Libya’ya daha büyük bir şekilde karışmaya ittiğini ve Doğu Akdeniz’de Rum-Yunan merkezli ittifakla karşı karşıya gelmesine neden olacak gelişmeleri tetiklediği bildiriliyor. ABD’nin Doğu Akdeniz ve Libya bağlamında Türkiye’den gelen açıklamalara tepki göstermemesi de bu tespitleri teyit ediyor.

Suriye savaşının Türkiye’ye yönelik yarattığı adeta bir kavimler göçü niteliğindeki 5.3 milyon Suriyeli sığınmacı krizinden, Suriye’de içine düşülen açmazdan ve ekonomik krizden çıkış; Libya’da iç savaşın parçası olmak ve siyasi-ekonomik-askeri-çevresel bedeli çok ağır olacak Kanal İstanbul projesi değildir.

Yapay konularla gündemi değiştirip iç politika hedefli dış politika yaparken;

– Rusya ile Suriye ve Libya’da karşı karşıya gelme olasılığının arttığını,

– Libya’ya asker göndermekle sözde karşımızda olan ABD’nin bölge planlarının önünü açtığımızın ve kendi kuyumuzu kazdığımızın farkında mısınız?”

Farkında mısınız?..

Yazarlar

Kanalı kazmadan önce kendi kuyumuzu kazıyoruz!..
Ahmet Takan