Memduh Bayraktaroğlu
13 Aralık 2020

Kanal yönetime baskı yaptıysa benim için hayal kırıklığı…


Barış Yarkadaş CHP eski milletvekillerinden…

Halk TV’de yayınlanan “Şimdiki Zaman Siyaset” isimli programın da demirbaşlarından…

Geçtiğimiz gece yayınlanan bölümde, teşkilâtlardaki taciz olaylarında suçlanan CHP’lilerin isimlerini açıklamış…

“…mış” diyorum çünkü kulaklarımla duymadım…

Sosyal medyadan öğrendim…

Barış’ın iddiası o ki…

O açıklamasından sonra Canan Kaftancıoğlu kanal yönetimini aramış…

Barış Yarkadaş’ın da konuşmacı olarak sürekli yer aldığı “Şimdiki Zaman Siyaset” isimli programı yayından kaldırtmış…

Yani…

Kaftancıoğlu ve Halk TV yönetimi Barış’a öfkelenip; programın diğer konuklarını da cezalandırmış…

Askerlikte olduğu gibi…

“Ödül tekil, ceza toplu…”.

Barış’ın söyledikleri doğruysa eğer…

AKP ve MHP yönetimi bu tür konularda gazetecilere ne yaparsa…

Kaftancıoğlu da aynı yasakçı kafayı devreye sokmuş…

CHP için bir şans olarak nitelendirdiğim Kaftancıoğlu, gerçekten de Barış’a öfkelenip de programın yayından kaldırılması için Kanal yönetimine baskı yaptıysa…

Benim için hayal kırıklığı…

YA KANITLAYACAK YA ÖZÜR DİLEYECEK…

“Şimdiki Zaman Siyaset” adlı programın, Barış Yarkadaş’ın Canan Kaftancıoğlu’nu suçladığı konuşması nedeniyle yayından kaldırılması tabii ki yanlış…

Ancak…

Olayın bir de “dil” tarafı var…

(Kulaklarımla duymadım ama) Barış, “tacizci” CHP’lilerin isimlerini açıklarken şöyle demiş:

“CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, taciz vakalarını örtbas ediyor…”.

Barış’ın bu cümlesi “Hüküm Cümlesidir…”.

Halen devam etmekte olan bir olayın çıplak gözle görülmekte olan halidir yani…

Barış demek istiyor ki:

“Ben, bu taciz skandallarını Kaftancıoğlu’nun örtbas ettiğini bizzat görüyorum ve bu örtbas etme halen devam ediyor…”.

Bir nevi “suçüstü” hali yani…

Oysa…

Doğru olan, Barış’ın bu cümleyi şöyle kurmasıydı:

“Canan Kaftancıoğlu’nun bu taciz olaylarını örtbas ettiği kanaatindeyim…”.

CHP’li ve aynı zamanda uzun yıllardır gazetecilik yapan bir kardeşimizin “haber” diliyle “yorum” dili arasındaki farkı biliyor olması gerekirdi…

Çünkü…

Kurulan cümle “örtbas ediyor” diye bitince somut bir olayı anlatır…

“… örtbas ettiği kanaatindeyim” diye bitseydi, “yorum” olurdu…

Barış’a düşen şu:

Bu cümleyi dil sürçmesi sonucu kurduğunu söyleyip Kaftancıoğlu’dan özür dilemek…

Ya da…

Somut kanıtlarını kamuoyuyla paylaşıp Kaftancıoğlu’nun skandalı örtbas ettiğini kanıtlamak…

TÜRKİYE’Yİ YÖNETENLERİN MUCİZELERİ…

Dört tane (AKP–MHP–BBP–VP) harika(!) iktidar partimiz var…

Medyası da tabii ki mükemmel…

El ele verdiler ve…

Türkiye’yi “Mucizeler Diyarı” bir ülke haline getirdiler…

Örnek mi?..

Bir tane değil ki…

Elvan elvan…

Meselâ:

Ekonomi küçülerek büyüyor…

Meselâ:

İşsiz sayısı artarken aynı anda istihdam oranı da yükseliyor.

Meselâ:

Koronavirüs vaka sayısı çoğalırken ölüm sayısı azalıyor.

Yine mselâ:

Sipariş edilen aşı miktarı artıyor ama…

Teslim alınan aşı sayısı azalıyor.

Ve meselâ:

Enflasyon oranı düşerken hayat pahalanıyor…

Ve meselâ:

Faiz oranları yükseliyor ama…

Kredi maliyeti düşüyor.

Muhalifler bu mucizeleri tıpkı, Almanya ve Fransa’nın ülkemizi kıskandığı gibi kıskanınca

Bu mucizelerin keyfini çıkaramıyorlar yani…

KARAR SİZİN EY OKUR…

Halk TV’de yaşanan olaylara bir gazeteci, bir demokrat penceresinden bakıldığında…

Barış’a yapılanlar anti demokratik…

Baskıcı bir tavır…

Barış doğru söylüyorsa…

Kaftancıoğlu’nun ve Halk TV yönetiminin yaptığı çok çirkin…

Peki…

Kaftancıoğlu’nun Halk TV yönetimine; Barış yüzünden bütün programın kaldırılması için baskı yaptığı iddiası doğru mu?..

Halk TV içinden aldığım bilgiye göre “doğru değil…”.

Kaftancıoğlu, Barış’ın yaptığı açıklama nedeniyle yönetime telefon açıp sitem bile etmemiş…

Bu arada aynı olayla ilgili bir diğer bilgi ise programın yöneticisi Gürkan Hacır’dan geldi…

Gürkan’ın sosyal medyada hesabından paylaştığı bilgiye göre:

Genel Başkan Kılıçdaroğlu kendisini arayıp, çok üzüldüğünü…

Programın yayından kaldırılmasını onaylamadığını söylemiş…

Olayın iki yanını da anlattım…

Karar sizin ey okur…

BARIŞ YANLIŞ YAPMIŞ DA ABDÜLKADİR DOĞRU MU YAPMIŞ?..

Barış yorum yaparken haber dili kullanmış…

Tabii ki eleştireceğim…

Peki…

Abdülkadir Selvi’nin de aynı yanlışı yapmasını pas mı geçeceğim…

Elbette onun yanlışını da söylemeliyim…

Abdülkadir Selvi, Ruşen Çakır’a konuk olan Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelik eleştirilerine çok öfkelenmiş…

Bence haksız…

Çünkü Kılıçdaroğlu sitem etmekte haklı…

Zira Selvi de şöyle bir cümle kurdu geçenlerde:

“Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül…”.

Bu da bir “hüküm cümlesi…”.

Selvi, kulaklarıyla duymuş gibi yazdı bunu…

Kılıçdaroğlu da Ruşen’in konuya ilişkin sorusuna:

“Ben Sayın Selvi ile bu konuda hiçbir şey konuşmadım” cevabını verdi…

Bu konuda da Selvi’ye düşen şu:

“Kemal Bey haklı çünkü kendisiyle bu konuyu görüşmedik… ‘Kılıçdaroğlu’nun Abdullah Gül’ü millet ittifakının cumhurbaşkanı adayı olarak göstereceğini tahmin ediyorum’ demeliydim. Böyle söylemediğim için kendisinden özür dilerim…”.

Yani canlarım…

Kimi arkadaşlarımız gazeteciliğin çok kolay bir meslek olduğunu mu zannediyor ne?..

Oysa bir gazeteci, “yorum” diliyle “haber” dili arasındaki farkı bilmiyorsa…

Ya öğrenecek…

Ya da…

Bu işi yapmayacak…

HAY ALLAH MÜSTEHAKINIZI VERSİN…

Tarih, 14 Mayıs 1950 seçimlerinden bir gün önce…

Yer: Taksim Meydanı…

CHP’nin son mitingi yapılacak…

Acayip bir kalabalık var..

İstanbul’un “mini mini” valisi ve belediye başkanı Dr. Fahrettin Kerim Gökay, mitinge katılan kalabalığı CHP Genel başkanı ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye gösterip:

“İşte Paşa’m İstanbul” diyerek seçimi kazanacaklarını anlatmak istemişti…

Ama…

Sandıklardan %54 ile DP çıkmıştı…

Ben de CHP teşkilâtlarındaki taciz iddialarına karşı, tarafların aralarındaki kavgaya bakıp şöyle diyorum:

“İşte canlarım Türk siyasetçisi ve medyası…”.

İslamcı bir vakfa ait Kuran kurslarında küçücük erkek çocukları

Hem de…

Kuran kursu hocaları tarafından taciz edildiğinde

Adının tacizcilerle birlikte anılmasına öfkelenen iktidar partisi sözcüleri…

Bugün…

Kendilerine o dönemde yapıldığında çok kızdıklarını yapıyor…

Teşkilâtlarda olduğu iddia edilen tacizlerden dolayı CHP Genel Merkezi’ni aşağılıyorlar…

Hey efendiler…

Yahu; hırsızlığın ve hırsızın, tecavüz ve tecavüzcünün partisi mi olur?..

Hay Allah müstehakınızı versin…

Yazarlar

Kanal yönetime baskı yaptıysa benim için hayal kırıklığı…
Memduh Bayraktaroğlu