Ahmet Takan
31 Aralık 2020

İnşallah, 2021’de de tuz kokmaz!..


Böyle bir ana muhalefet varken AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan Allah’tan daha ne istesin!..

Sözü, son günlerdeki CHP’deki taciz vs. gibi skandal iddialarına getirmeyeceğim. Tarafı neresi olursa olsun sadece siyasette değil toplum hayatımızda işitmek dahi istemediğimiz türden şeyler bunlar… Tuzun kokmaması için siyaset kurumunun öncü olması gereken yerde dilerim ki herkes üstüne düşen görevi yapar…

Taa geçen haftanın başında CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın çok önemli bir iddiasını köşeye taşımıştım. Toprak, ne diyordu;

– ‘9 RAKAMLI ADRES KODU’ adı altında yeni bir izleme-gözetleme düzenlemesini uygulamaya koymaya hazırlanıyor. Bu düzenleme ile tüm adresler 9 rakamlı bir koda indirgenerek Adres Kayıt Sistemi’ne yüklenecek. Böylece o adresle ilgili tüm bilgiler veriler, ziyaretler, gönderiler, kişisel ve özel hayat verileri takibe alınacak. Bu sistemin adı dijital fişlemeli polis devletidir ve seçmen kütüğünün kontrolü olanaksız hale gelecek.

-Öyle ki, seçim sonuçları bir gecede açıklanır hale geldi. Seçmen kütükleriyle oynandığı defalarca ölülerin seçmen yazıldığı, o adreste oturmayan onlarca kişinin tek adrese seçmen kaydedildiği defalarca ortaya çıktı. Mezarlıkların adres gösterildiği seçimler yaşadık. Şimdi bu sistem 9 rakamlı bir kodla tanımlanacak. Daha önce bir seçmen apartmanındaki diğer dairelerde kayıtlı kişileri isimlerini görerek, kütüğe itiraz edebilirken 9 kodlu sistem sonrası artık herkes sadece kendi 9 haneli adres kodunu bilebilecek. Sokağındaki, mahallesindeki, apartmanındaki kişilerin rakam kodlarını bilemeyeceği için adresin, apartmanın, seçmen kütüğünün kontrolü olanaksız hale gelecek.

– Seçimlerde sahte seçmen, ölü seçmen, adreste yaşamayan seçmen yazımı kolaylaşacak ve kimse denetleyemeyecek. Sadece İçişleri Bakanlığı Adres Daire Başkanlığı bu dijital sistemin kontrolünü elinde tutacak! Bunun da ötesinde iktidar, bu 9 rakamlı adres kodlarını izleyip-gözleyip-gözetleyip her adresteki yurttaşın özel yaşamını, gelen postasını, kargosunu, gönderisini, ziyaretçisini, kredi kartı harcamasını, e-alışverişini izleyebilecek, ikametini takip edebilecek.

★★★

Bu iddiayı ana muhalefet partisinden bir milletvekili hem de genel başkan başdanışmanı sıfatı ile gündeme getiriyor. Vee ülkede çıt çıkmıyor!.. Yer yerinden oynaması gerekir. Öyle değil mi?.. Mezardan ölülerin kaldırılıp oy kullandırıldığı, her seçimde çöplüklerden kullanılmış oy pusulalarının bulunduğu bir ülkede üstüne üstlük İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde yaşanan rezaletlerde ortadayken ne olması gerekir?.. Çok acıdır ki, olmaması gerekeni gördük!.. Fenerbahçe Başakşehir maçındaki pozisyonların milyonda biri kadar bile tartışılmadı…Toprak’ın iddiasına kendi partisi CHP bile sahip çıkmadı, üstüne gitmedi. İktidar ile birlikte muhalefet partileri sağıra yattı… İnanılacak gibi değil!.. Tutarsızlık, muhalefet körlüğü, ne dersem diyeyim olup biteni tam karşılamayacak.

Aklımdan hiç çıkmıyor…

AKP eski İstanbul Milletvekili Emin Şirin açıklamıştı, bu köşede yazmıştım;

Sayın Canan Kaftancıoğlu’na, Taksim toplantısında; ‘Partiniz, iktidarın Türkiye’yi çok kötü yönettiğini, siz iktidara gelirseniz Türkiye’yi daha iyi yöneteceğini söylüyor. Madem öyle neden 3 sene bekliyorsunuz da erken seçim istemiyorsunuz?’ diye sordum. Bana cevaben, ‘Biz erken seçim istemiyoruz. Çünkü, biz seçim gününe ve seçimden sonra Türkiye’yi idare etmeye tam olarak hazır değiliz.”

Nasıl olur diye hayretler içinde kalmıştım. Hayret etmemek gerekiyor… CHP İstanbul  İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu yerden göğe haklıymış meğer… Nasıl olsa “Adam kazandı” deyip işin içinden kolayca sıyrılıveriyorlar…

Sandıksız “demokrasi” CHP’nin de işine geliyor herhalde!.

★★★

Canım memleketimde muhalefet partisiyim diye ortaya çıkanların durumu gerçekten de traji komik…

DEVA Partisi Genel Müdürü Ali Babacan partisinin 1’nci olağan kongresinde geçmişteki baş örtüsü yasağına değinirken göz yaşları dökmüş. Bunun arkasında nasıl bir algı operasyonun yattığı hiç umurumda değil!.. Çünkü, o göz yaşları sahte!..

Genel müdür Ali Babacan’a soralım;

FETÖ ile iktidar ortaklığı yaparken kurulan kumpaslarla kodese tıkılan, haysiyet ve şerefleri ile oynanan, ölüme mahkum edilen, aileleri perişan edilen insanlar feryat figan ederken neden göz yaşı dökmüyordunuz?..

O sıralar en yetkili ve etkili makamları işgal ediyordunuz… Vatan, FETÖ tarafından parsel parsel paylaşılırken odanızda bu hainlerle oturup kahkahalar atıyor, otel toplantılarında gününüzü gün ediyordunuz, aynı kaba kaşık sallıyordunuz… İşgal ettiğiniz makamlarda FETÖ’cülere koltuk dağıtıyordunuz… Partinizin olağan kongresinde neden bu günlerden tek satır bahsedip göz yaşı dökmediniz?.. Belki yerdik!..

İktidarda koltuk sahibi olduğunuz ekonomiyi tek başınıza yönettiğiniz günlerde ülke yolsuzluktan geçilmiyordu, ayakkabı kutularından fışkıran kirli paralar ortalığa saçılıyordu… Vatanın en değerli en stratejik kurumları yabancılara, yandaşlara peşkeş çekiliyordu… O günlerde de ağlıyordunuz da biz mi görmedik?..

Sayın Ali Babacan, ağlaklık stratejinizde çok büyük acemilik yaptınız. Siz en iyisi Bülent Arınç abinize gidip iyi bir kurs alın. Sonra ağlama numaraları ile sahnede yeriniz alın!..

★★★

2020’yi uğurluyoruz…

Sıkıntılı bir yıl oldu. Ancak sıkıntı ve kötülük 2020 yılında değildi… 2020’ye çamur atıp kendimizi kandırmayalım!..

Pandemiyi bir tarafa koyun… Bir yılda bu kadar kadın cinayetini 2020 mi işledi?.. Gözü dönmüş pislik canilerin eline silahları 2020 mi verdi?.. Bir yılda rekor sayıda işlenen taciz ve tecavüz suçlularının sorumlusu 2020 mi?.. Hunharca katledilen, eziyet edilen hayvanların suçlusu 2020 mi?..

2020 cebimize para koyup “Git belediyedeki şu memura rüşvet ver, kaçak çürük binanın ruhsatını al, sonra içeriye insanları sok da ilk deprem, sel de ölsünler” mi dedi!..

Biz değişmedikçe hayatımızdan geçen senelerin sadece ve sadece rakamları, sıfatları değişir…

Mutlu, huzurlu, sağlıklı ve insana yakışır yeni bir yıl dileklerimle…

Salı günü tekrar görüşmek ümidiyle…

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

İnşallah, 2021’de de tuz kokmaz!..
Ahmet Takan