Hüsnü Mahalli
14 Ekim 2020

İnadına


Yandaş medyanın sınırsız ve ölçüsüz saldırılarına rağmen Kıbrıslı Türklerin %29.8’i inadına Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya oy verdi.

İnadına.

Erdoğan’a ve Erdoğan’ın Kıbrıs’la ilgili TÜM sert söylem ve eylemlerine karşı.

Yani müdahalelerine karşı.

CTP lideri Tufan Erhürman’a oy verenler (%21.7) de aynı konumda.

Etti %51.5.

Aynı kitle Turan Feyzioğlu’nun hazırladığı anayasa değişikliğine de “hayır” dedi. Önerilen ama reddedilen değişikliğe göre üye sayısı 8 olan Yüksek Mahkeme’nin yargıçları 16 olacaktı.

Referandumda ‘evet’ çıkmış olsaydı  12 Eylül 2010’da Türkiye’de yapılan HSYK hikayesine benzemiş olacaktı.

İkinci turda kim kazanır şimdilik belli değil ama birinci turun sonuçlarına bakılırsa Kıbrıslı Türklerin yüzde ellisi kararlı ve bilinçli olarak Erdoğan’a ya da Erdoğan’ın KKTC’deki müdahalesine karşı.

Bu yüzde elliyle birlikte başka birçok Kıbrıslı “Yavru Vatan” söyleminden de hoşlanmaz.

Onlara göre “Yavrular hep yavru kalmaz ve kalmamalı”.

Kıbrıslı Türklere 1974 sonrası Türkiye’den adaya gidip yerleşen ve Kıbrıslılarla bütünleşenler de dahil.

Bu insanların hiçbiri “Gidip Rumlar’a teslim olalım” demiyor ve demez.

Birçoğu Rumlar’la eşit koşullarda birlikte barış içinde yaşamaktan yana.

Ama karşılıklı olarak her türlü milliyetçi , dinci ve ırkçı söylemlerden uzak.

46 yıl aradan sonra böyle bir birliktelik olur mu bilinmez ama KKTC’de durum her konuda ve her alanda giderek kötüleşiyor.

Gaz ve petrol kavgası ayrı bir konu.

Savaş gemilerinin korumasında Türk araştırma ve sondaj gemileri ada etrafında dolaşıp duruyor.

Bölgede Fransa, Yunanistan, Mısır, İsrail, Suriye, Rusya, ABD ve daha başka ülkelerin en az 80 savaş gemisi var.

 

Ankara; garantör devlet olarak KKTC ve Kıbrıslı Türkler adına konuşuyor ama Kıbrıslı Türklerin en az yüzde ellisi Ankara’ya yani Erdoğan’a karşı.

Dünya olup bitenleri hayretler içinde izliyor.

Bakalım Cumhurbaşkanı Erdoğan ikinci tur için nasıl bir taktik izleyecek?

Geçen hafta yanına Ersin Tatar’ı alarak Maraş’ın sahilini açan Erdoğan belki de bu kez Maraş’ı toptan Mağusa’ya katar!

Rahmetli Ecevit ve Erbakan’dan sonra yeniden Kıbrıs’ın Fatih’i olabilir ama işe yarayacağını hiç sanmam.

Geriye bir tek çözüm kalır o da KKTC’yi Türkiye’ye katmak ve tüm dünya ile kavga etmek.

Öncesinde seçimin ikinci turunda Cumhurbaşkanlığının Mustafa Akıncı’ya kaptırılmaması gerekiyor.

Hile yapılamayacağına göre geriye iki olasılık kalıyor:

1-Bol miktarda para harcayarak Ersin Tatar’a oy satın almak.

2-Tufan Erhürman,  Kudret Özersay ve diğer bağımsız adaylara oy verenlerin Akıncı’ya oy vermesini engellemek.

İyi de nasıl olacak?

Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra hükümet formülleriyle.

Örneğin Erhürman’ın başkanlığında UBP’nin katılacağı Ankara destekli yeni bir hükümet.

Ya da UBP’yi dışarda bırakacak ve ülkeyi seçime kadar yönetecek dörtlü ( CTP+HP+TDP+DP) bir koalisyon.

Ankara’nın büyük parasal desteğiyle.

CTP başka türlü Ankara’nın isteklerini yerine getirmez.

Olur mu?

Görüşmeler

Şunun şurasında dört gün kaldı.

Erdoğan açısından bu iş ya olacak ya olacak!

Türkiye ve Erdoğan’a karşı net ve sert söylem ve tavrından sonra Mustafa Akıncı’ın mutlaka gönderilmesi gerekir.

Ne pahasına olursa olsun.

Demokrasi kimin umurumda.

Önemli olan Türkiye yani Erdoğan’dır.

Akıncı da kim!

Sonuçta arkasında 21024 Kıbrıslı var ve onların maaşını da Türkiye veriyor!

Biraz da kumarhanelerden alınan vergilerle.

Yazarlar

İnadına
Hüsnü Mahalli