Memduh Bayraktaroğlu
17 Ağustos 2020

İmam hatipli öğrenciler neden böyle mutsuz?


Haber şöyle:

Ensar Vakfı’na bağlı Değerler Eğitimi Merkezi’nce paylaşılan bir araştırmaya göre, İmam Hatip Liselilerin yüzde 27.8’i “Bugün yeniden İmam Hatip’e gelmezdim” diyor.

Yüzde 27.6’sı imam hatip lisesinden okumaktan memnun olmadığını veya kararsızlık yaşadığını belirtirken; ailesinin isteğiyle imam hatip seçenlerin oranı yüzde 36.3, puanı başka liselere yetmediği için İmam Hatip’e gidenlerin oranı yüzde 6.7”.

Araştırma, dinsiz bir araştırma şirketi tarafından değil…

Aksine…

AKP iktidarından en çok destek gören Ensar Vakfı tarafından yapıldı.

Durum bugün böyle ise…

10 yıl sonra imam hatip liselerine gidecek çocuk bulamazlar…

Sebep ne peki?..

Çünkü…

İnsanları dinden soğuttular…

Samimi Müslümanlığın yerini vıcık vıcık dincilik aldı da ondan…

NEYMİŞ, ENFLASYONU YÜKSEK FAİZ Mİ ARTIRIRMIŞ?

Sıradan bir insan hatta bir esnaf, bir tarım üreticisi, “Yüksek faiz enflasyonun sebebidir” derse, bunu anlayışla karşılarım…

“Bankalar canını yakmış zavallının” diye düşünürüm…

Ama…

Bir ülkenin cumhurbaşkanı aynı şeyi söylerse, yüreğim yanar…

İçim acır…

“Ülkemi kim yönetiyor Allah’ım!” diye kaderimize isyan edesim gelir…

Gördük işte…

Yüksek enflasyonun sebebi yüksek faiz değilmiş…

Nasıl mı gördük?..

Biliyorsunuz ama bilmeyenler olabilir diye hatırlatayım…

Faizler emirle indirildi…

İnsanlar korona virüsü nedeniyle sokağa bile çıkamadı…

Tüketim neredeyse durdu ama…

Başta konut ve otomobil fiyatları olmak üzere gıda fiyatları aldı başını gitti…

Neden?..

Çünkü…

Emirle düşürülen faiz oranları tasarrufları bankalardan kaçırdı…

Devlet kaynak açığını karşılıksız para basarak kapattı…

Bankalardan kaçan mevduatlarla, maliyetinin altında faizlerle verilen krediler ya tüketime yöneldi para

Ya da altın ve döviz satın alımında kullanıldı…

Ve…

Üretim olarak bile olsa karşılığı olmadan basılan para bilhassa otomobil ve konutta talebi patlattı…

Talep patlayınca fiyatlar da patladı…

AYAKTA KALAMAZ…

Bir iş insanı kur artışlarını değerlendirirken, “Stoklar bitince kur artışları fiyatlara yansır” dedi…

Bunu sıradan biri söylese güler geçer…

“Bilmeden konuşuyor” derdim….

Ama…

Bunu söyleyen kişi aynı zamanda iş dünyasında bir sektör grubunun da başkanı…

Yani…

Kur artışlarının stoklar eridikten sonra değil hemen fiyatlara yansıyacağını bilmesi gereken bir kişi…

Canlarım benim…

Bugün en sıradan bir bakkal bile kur artışlarının raflarındaki ürünleri olumsuz etkileyeceğini bilir…

Ve yine bilir ki…

Bugün rafındaki fiyatı 11 lira olan malı sattıktan sonra yerine koymak için satın almaya gittiğinde, fiyatın 11 liradan daha fazla olduğunu görecektir.

Yani…

Yerine koyma maliyetinin yükseldiğine tanık olacaktır…

Haliyle canlarım…

Hiçbir iş insanı (Sıradan bir esnaf da olsa) daha pahalıya alacağı malı, elinde var diye eski fiyatından satmaz…

Satıyorsa da ayakta kalamaz…

“O iş insanı neden böyle söylemiş olabilir?” sorusunun cevabını tahmin ediyorum ama…

“Niyetimi okuma” denilebileceği ve bir de:

“Maaşını dolarla mı alıyorsun be ihtiyar” diye azarlanacağım için sormuyorum…

AYIPTIR EFENDİLER AYIPTIR…

ABD Başkan adayı Biden geçtiğimiz ocak ayında: “Erdoğan’ı darbeyle değil seçimle mağlup edin” demiş meğer…

Bizimkiler, İsa’nın çarmıha gerilişinden 1500 yıl sonra masum bir Musevi’yi neden dövdüğünü, “Ben yeni öğrendim de onun için şimdi” diye açıklayan yeniçeri ağası gibi…

Joe Biden

Demecin üzerinden 7 ay geçmiş…

Ve…

Demecin kızılacak hiçbir yanı yok…

Aksine…

“Erdoğan’ı darbeyle değil seçimle mağlup edin” harika bir söylem…

Bu kafa…

28 Şubat sürecinde,dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya’nın darbe bekleyenleri, “Bizden bir şey beklemeyin bundan sonrasını silahsız kuvvetler (Halk) halletsin” deyişini de yanlış anlayıp ortalığı ayağa kaldırmıştı…

O günlerde Refahyol’a destek verdiğim halde köşemde Güven Erkaya’nın bu açıklamasını desteklemiş, yaygaracılara itiraz etmiştim…

Hiç değişmemiş kafalar…

Ülkenin meclis başkanı bile abuk sabuk laflar etmiş, Biden’ın 7 ay önceki sözleri için…

Ayıptır efendiler ayıptır…

BEN DE Mİ BİR PARTİ KURSAM…

Eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül bile parti kurmaya karar vermiş…

Kuracağı partinin genel merkez fotoğrafları ele geçirilmiş…

Düşünmeye başladım…

Acaba…

Ben de mi bir parti kursam…

Youtube’da 223.000 abonem; 1.300.000’den fazla bireysel takipçim var…

Her biri iki kişiyi daha ikna etse yaklaşık 4 milyon oy…

Mustafa Sarıgül

Fena değil be…

Hiç vakit geçirmeden; iktidar olursam kendilerine köşeyi döndüreceğim sponsor iş insancıkları bulayım da kurayım şu partiyi anasını satayım…

Yazarlar

İmam hatipli öğrenciler neden böyle mutsuz?
Memduh Bayraktaroğlu