Memduh Bayraktaroğlu
26 Haziran 2020

İhanet, kurnazlık, acımasızlık, vicdansızlık ve sözünü tutmamak ile yalancılık cezasız kalmaz…


Bu yazımın konusu mitolojide Sisyphos…

Lütfen okuyunuz…

Aynı zamanda çok değerli bir kıssa…

Çıkarılan hisse…

Sisyphos, Rüzgar Tanrısı Aiolos’un oğlu ve Korint kralıydı…

Haindi…

Hilebazdı…

Sahtekârdı…

Vicdansızdı…

Acımasızdı…

Zeus’a göre ise bir muhbirdi Sisyphos

Çünkü…

Ufacık bir kişisel çıkarı için…

Tanrılar tanrısı Zeus’u; Tanrı Asopos’a, kızı Aigina’yı kaçırıp ırzına geçtiği için ihbar etmişti…

O da, Ölüm Tanrısı Hades’ten Sisyphos’u cehennemde zincire vurmasını istemişti…

Sisyphos, ölüm meleği Thanatos’u kandırmış kendisini bağlaması için getirdiği zincirle Thantos’u zincirlemişti…

Ölüm Meleği zincire vurulunca yer yüzünde ölümsüzlük başlamış, ölümsüzlük ise kaosa sebep olmuştu…

Yaptığı savaşlarda rakipleri de ölümsüz olduğu için onları öldüremeyen Savaş Tanrısı Ares, Thanatos’u kurtarmış, Sisyphos’u yeniden yer altına ve hem de en dibe (Tartaros’a) göndermişti.

Sisyphos orada da hile ve kurnazlık sergilemeye devam etmiş, Yeraltı Kraliçesi Persephone’yi aldatarak kendisini dünyaya döndürmeye ikna etmişti…

Ama…

Sarayına varınca yüklendiği görevi yerine getirmediği gibi yeraltına geri dönmeyi de kabul etmemişti…

Zeus bu defa da oğlu Hermes’i, Sisyphos’u geri, getirmekle görevlendirmişti…

Hermes’in yeraltı dünyasına götürdüğü Sisiyphos, Tanrılar tarafından, kendi bedeninden çok daha büyük ve çok daha ağır bir kayayı dik bir tepenin doruğuna yuvarlamaya mahkûm edilmişti…

Ne var ki…

Sisyphos tam tepenin doruğuna ulaştığında kaya her zaman elinden kaçıyor ve lânetlenmiş Sisyphos her şeye yeniden başlamak zorunda kalıyordu…

HOMEROS, SISYPHOS’U ANLATIRKEN…

Homeros da anlattı mitolojik Tanrı-Kral Sisyphos efsanesini…

Ve şu dersleri verdi:

İhanet, kurnazlık, acımasızlık, vicdansızlık, sözünü tutmamak, yalancılık; önünde sonunda mutlaka cezalandırılır…

Ölümsüzlük insanlık için çok daha büyük bir kaos olacağına işaret eder…

Ve bir de…

Önemli olan zirveye çıkmak değil, orada kalabilmektir…

MUHALEFET DE BİR OMUZ ATSA…

Ülkelerin içinde bulundukları felaketlerin tek sorumlusu iktidar değildir…

Muhalifler de en az iktidar kadar sorumludur…

Mesela, AKP yıllardır ekonomide ve dış politikada başarısız…

Ama…

Başarılı olduğu dönemler de var…

AKP’nin başarısızlıklarına bahane bulması abestir ancak…

Muhalefetin bu başarısızlıklarda payı olduğu da bir o kadar gerçektir…

“Acaba” diyorum…

Muhalefet de bir omuz atsa…

2013 YILINI NE ZAMAN YAKALAYACAĞIZ?

2013 yılında Türkiye’de kişi başına milli gelir 12.480 dolardı…

2019 senesi kişi başına milli gelir 9.200 dolar

6 yılda neredeyse yüzde 25’lik bir fakirleşme söz konusu…

Bu duruma göre CHP, AKP’ye şunu sormalı:

Türkiye ekonomisi 2013 yılındaki düzeyine en geç ne zaman, hangi yılda çıkabilecektir…

Bunu başarmanız için ne gibi politikalar uygulamayı düşünüyorsunuz?..

Bu süreçte muhalefetten beklentileriniz nedir?..

AKP KENDİNİ DOĞURAN SEBEBİ YARATIYOR…

Önce sebepler sonucu doğurur…

Bir süre sonra ise sonuçlar, sebepleri üretmeye başlar.

Mesela…

AKP’yi doğuran, Devlet’in İslamcı siyaseti baskılamasıydı…

Tıpkı Kürtlere yapılan baskının sonunda terörü ve Kürt siyasi hareketini yaratması gibi…

Bugün olan ise, 17 yıldır mağduru oynayarak iktidarda olan AKP’nin mağdur yaratarak iktidardan gidiyor oluşudur…

Baskıcı bir devlet otoritesi sebebiyle doğan AKP, artık kendi çöküş sebebi oluyor

Baskı, AKP’yi doğuran sebep; AKP iktidarı ise sonuçtu…

Bugün, AKP kendini doğuran sebebi yaratıyor…

Ama…

Kendi yeniden doğuşu için değil…

Rakiplerinden birinin yeniden doğuşu için…

A BE KARDEŞİM NEDEN GİTMEZSİN?..

Metin Hara yazılarıyla mı ünlendi yoksa Adriana Lima ile yaşadığı aşkla mı inanın halen bilmiyorum…

Neyle ünlenirse ünlensin artık o hemen herkesin tanıdığı bir “sağlıklı yaşam koçu…”.

Meğer, “Diploması olmadığı halde hasta tedavi etmek veya tabip unvanını takınmak” suçlamasıyla 5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyormuş…

Koronavirüs salgını mazeret gösterip duruşmaya katılmamış…

Metin Hara – Adriana Lima

İyi de kardeşim Metin…

Sen genç adamsın…

Yaşın on sekizin üzerinde, 65’in altında…

Neden gitmedin kardeşim duruşmaya…

Ya sabahın köründe gelip alırlarsa?..

Yazarlar

İhanet, kurnazlık, acımasızlık, vicdansızlık ve sözünü tutmamak ile yalancılık cezasız kalmaz…
Memduh Bayraktaroğlu