Ahmet TAKAN
14 Kasım 2020

Hulusi Akar, “teyze oğlu”na cevap veremedi!..


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda önceki gün Savunma Bakanlığı bütçesi görüşüldü. Bakan Hulusi Akar’ın S-400’ler konusunda yeni seçilen ABD Başkanı Biden’a yolladığı sıcak mesaj başlıklara taşındı.

★★★

Abdüllatif Şener, CHP Konya Milletvekili, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi. Abdüllatif Şener, AKP kurucularından…  Başbakan Yardımcılığı yaptı… Tayyip Erdoğan’ı ve çevresini en iyi tanıyan siyasetçilerden…

★★★

Kamuoyu, Damat Berat Albayrak’ın görevden alınması ve sonrasında meydana gelen çalkantılarla, döviz piyasasında iniş çıkışlarla meşgulken, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda memleketin delik deşik bütçesinin görüşmeleri devam ediyordu. Tayyip Erdoğan ve etrafında neler olduğunu geçmişten bu yana çok iyi bilen ve takip eden Abdüllatif Şener, Savunma Bakanlığı bütçesinde çok önemli iddialarda bulundu. Ee, ne oldu bu iddialara?.. Medya yine penguen madundaydı!..

★★★

Abdullatif Şener’in söylediklerini komisyon tutanaklarından (parça parça aktaralım;

-Sayın Bakan, özellikle son dönemlerde neyin devlet politikası neyin kişisel politika olduğuyla ilgili tereddüt etmemizi sağlayacak pek ciddi görüntüler ortaya çıkıyor. Eğer bir siyasi iktidar “millet menfaati”, “milletimizin menfaati” derken kendisi siyasi menfaatlerini milletin menfaatleri yerine koyuyorsa, “vatan” derken kendisini anlatmaya çalışıyorsa, “ülke” derken yine kendi çıkarlarını korumaya almaya çalışıyorsa burada hangi politikaların ve süreçlerin devlet aklıyla ve kamu mantığıyla sürdürüldüğü, hangilerinin özel mantık, özel beklenti, özel çıkar nedeniyle sürdürüldüğünü ayırt etmemiz lazım.

★★★

Ortamı yavaş yavaş ısıtan Şener devam ediyor;

– Eğer devlet yapısında bu bütüncül görüntü ortadan kaybolmuşsa denge denetim mekanizmaları kaybolmuşsa karar verici tek bir özneye doğru evrilmişse evrilmeye devam ediyorsa burada ortaya çıkan politikaları ister istemez sorgulamamız gerekmektedir. Çünkü devlet çok büyük bir güç, devleti bir kişi temsil ettiği zaman bu ülkenin bütün kaynaklarını kullanıyor, bütün parasını kullanıyor hem bir taraftan topluyor ve diğer taraftan harcıyor, bölüştürüyor ve dağıtıyor. Sadece kamu kaynaklarını değil tüm milli geliri değişik vasıtalarla yönlendirme, kamuya aktarma ve istediği yere paylaştırma gücüne sahip oluyor. Bunun ötesinde para dışında da kamu gücü büyük bir güç, istediğinizi cezalandırıyorsunuz. Allah’tan Anayasa’da idam cezası kalktı da hayatına son verilmiyor ama Anayasa’da olmadığı halde bazı durumlar meydana gelmiyor mu derseniz onlar da meydana geliyor. Böylesine büyük kaynakları dağıtan, tüm kamunun gücünü kullanan bir mekanizmayı tek karar vericiye indirdiğiniz zaman ülke açısından bir milli güvenlik sorunu var demektir. Burada sürekli olarak benim sorgulamaya çalıştığım nokta budur ve bu noktada hassas olmamız lazım.

★★★

Sobaya biraz daha odun atıyor Abdüllatif Şener;

-Bu politika üreticilerinin ve uygulayıcılarının bireysel çıkarlarını bir tarafa, bir köşeye bırakarak söylüyorum. “Libya” dediğiniz zaman “Suriye” dediğiniz zaman, başka bir dış politika dediğiniz zaman “İşin içinde bireysel ne var?” diye düşünüyorum ben. On dakikada tartışılmayacağı için yarıda kalıp da pisletmek istemiyorum söylediğim sözleri ama ciddi tereddüt etmemiz gereken noktalar vardır. Bu silah sanayisine takıldığım zaman arkadaşlar tereddüt ediyorlar “Yahu, işte silah sanayimiz şu kadar gelişti, bu kadar gelişti” falan… Yahu, kardeşim, bu silah sanayinin Türkiye’de geçmişi çok eski, ta Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar gidiyor; hatta 1860’lı yıllarda Osmanlı’da sanayileşme politikaları vardı, ta o dönemlere bile uzatabilirsiniz. Ama 70’lerde kurulmuş fabrikaların bugün bu ülke adına tek karar verici konumuna gelmekte olan Sayın Hükûmetin yakınlarına verilmesi…

★★★

Ve… Abdüllatif Şener’den gol vuruşu;

-1 lira karşılık olmadı yani muhalefet de çok söylüyor Tank Palet Fabrikası’nı. Efendim, işte ya Ethem Sancak’ın ismi anılıyor veya Katar’ın ismi anılıyor, kimse de başka bir şey telaffuz etmiyor. Hayır, tek lira alınmadan verilen o fabrikanın arkasındaki asıl güç teyze oğludur. Bunu iş çevreleriyle konuştuğunuz zaman görüyorsunuz. Ne Sancak’tır ne Katar’dır, teyze oğlu var orada. Ee, şimdi yıllardır ASELSAN’ın, TAI’nin bu İHA’larda, SİHA’larda geliştirdiği teknolojiler ne oldu? Tank Palet gibi orada da bir başka hısım ve akrabaya 1 lira alınmadan o gelişen teknolojiler devir mi edildi? Burada bir risk yok mu, burada bir yanlışlık yok mu? Buna vurgu yapıyorum.

★★★

Komisyon toplantılarının sonunda bakanlar, üyelerden gelen eleştirilere ve sorulara cevap verirler. Tutanakları dikkatle inceledim. Savunma Bakan’ı Hulusi Akar, Şener’in iddialarına ve sorularına cevap vermemiş, kıyısından bile geçmemiş. Enişteyi, damatları biliyoruz. Sahi kim bu teyze oğlu?.. Ne iş yapar?.. Hulusi Akar, neden konuşamıyor?.. Acaba, YİK üyesi Bülent Arınç bu konuda da bir şeyler yapabilir mi?..

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Hulusi Akar, “teyze oğlu”na cevap veremedi!..
Ahmet TAKAN