Ahmet Takan
21 Aralık 2019

Harita skandalı!..


Ohh ne güzel!..

Üzerine milli bir kılıf geçir… Adını da beka koyuver… Sonra, ver millete yutturmacayı!.. Mehteran kıyafeti giymiş yandaş basın bölükleri de zaten “hazır ol” da bekliyor… Göbekten ve de dosyalardan bağlanmış uzman kılıklı destek kıtaları da o biçim… İstediğin gibi çal çal oyna…

Yok öyle!..

Bu kaçıncı zafer havası sayamadım ancak Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarını belirleyen Mutabakat Muhtırası’nın akıbeti parlak gözükmüyor. “Suriye’ye girip Emevi Camii’nde namaz kılma” işine benzeyecek gibi. Ortada büyük bir harita skandalı var. Söylenen hatlar ile imzalanan hatlar arasında büyük fark var. Daha açık ifade edeyim; AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın Mutabakat Muhtırası’nı savunmak için bir televizyon kanalında ekrandan gösterdiği koskocaman harita ile Resmi Gazete’de yayımlanan arasında büyük farklılık ortaya çıktı. Biraz daha anlaşılır hale getireyim; Resmi Gazete’de yayımlanan koordinatlara bakıldığında televizyon kanalında gösterilen harita ile Akdeniz’de kıta sahanlığımızın 86 kilometre geriye çekildiği saklanmış. Peki bu ne demek ?… Akdeniz’de 80 bin kilometre karelik kıta sahanlığımızdan vazgeçildiğinin kamuoyunun gözünden  zafer naraları ile kaçırmak demek.

Harita skandalını Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım belgeleyerek anlattı;

“Resmi Gazete’de yayınlanan coğrafi koordinatlar haritaya tatbik edildiğinde ortaya ilginç bir durum çıktı. Daha önce kamuoyuna haritalar ile deklare edilen Kalkan-Kaş kıyı hattının batıya kaydırılarak Datça-Fethiye hattına çekildiği görüldü.

AKP Hükümeti muhtırayı savunamayınca devreye emekli general/amiraller ile akademisyenler ve diplomatlar girdi. Ancak onlar da kamuoyunu tatmin edici açıklama yapamadılar. Bunun üzerine Erdoğan, 15 Aralık 2019’da, a haber TV  kanalına çıkarak canlı yayında Libya Muhtırası’nı savunmak zorunda kaldı.

Erdoğan’ın canlı yayında gösterdiği haritadaki kıyı hatları ile 6 Aralık’ta imzaladığı Libya Muhtırası’ndaki kıyı hatlarının farklı olduğu ortaya çıktı. Muhtıra’da gösterilen kıyı hattının doğuya kaydırılarak Kalkan-Kaş hattına çekildiği görüldü.

Türk kamuoyuna, gerçek harita yerine farklı harita gösterilerek Doğu Akdeniz’deki kayıplarımız gizlenmeye çalışılıyor. Libya Muhtırası ile Dr. Cihat Yaycı’nın tezi de çöktü. Yaycı’nın kıta sahanlığı tezine göre Türkiye ve Libya’nın karşılıklı kıyıları ile ana kıtaların kıta sahanlığı esas alınıyordu. Yaycı’nın Girit doğusundan geçirdiği hat Libya Muhtırası’nda Girit Adası’nın üzerinden geçiyor. Yaycı’nın tezine göre 115 mil olması gereken Türkiye-Libya Sınırı, muhtıra ile kuşa çevrilerek 18.6 mile düşürüldü. Mavi Vatan haritasındaki sınır 86 km. doğuya çekilerek Exxon Mobil, Qatar Petroleum, Total ve Hellenic Petroleum şirketlerinin de önü açıldı.

Libya Muhtırası ile ABD, Yunanistan, Katar ve yabancı petrol şirketleri ihya edildi. Türkiye, Girit Adası’nın dörtte üçü ile Girit’in etrafında bulunan 14 ada ve 80 bin kilometrekarelik kıta sahanlığını kaybetti. Yunanistan’ın egemenliği altına koyulan ada sayısı 18’den 27’ye çıktı. Erdoğan, ‘Sevr’i ters köşe yaptık’ diyor ama Sevr Antlaşması’nda bile verilmeyen 27 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı Yunanistan’a terk edildi. Türkiye, Erdoğan ve AKP Hükümeti eliyle Adalar (Ege) Denizi’ne hapsedildi.”

Mutabakat Muhtırası’nı savunan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u da eleştiren Ümit Yalım, şöyle konuştu;

“Başbuğ’a hatırlatalım;

1974 yılında, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Adnan Ersöz’ün görüşleri doğrultusunda, Ecevit- Erbakan Koalisyon Hükümeti tarafından TPAO’ya, Ege Denizi’ndeki Türk Adaları’nın kıta sahanlığında petrol arama ruhsatları verildi.

Türkiye, 2011 yılında KKTC ile Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması imzaladı ve 2 Aralık 2019’da Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan harita ile hem KKTC’nin hem de GKRY’nin kıta sahanlığını kabul ve deklare etti. Yani adaların kıta sahanlığı olduğu resmi olarak kabul edildi.

Yunanistan, Türkiye’ye ait olan Gavdos, Gaidhouronisi ve Koufonisi adalarının kıta sahanlığını parselleyerek satışa çıkardı. Libya Muhtırası ile deniz sınırımız anılan parsellerin doğusuna çekilerek adaların kıta sahanlığı olduğu kabul edildi.

Kıta Sahanlığı sınırlarının belirlenmesinde hem ana kıta hem de adaların kıta sahanlığı esas alınmalıdır. Aksi halde Türkiye, kıta sahanlığının önemli bir bölümünü kaybeder.”

Yazarlar

Harita skandalı!..
Ahmet Takan