Can Ataklı
4 Mart 2021

Hani kimse bedava aşı vermezdi


BUNU YAZMAK GEREK

Hani kimse bedava aşı vermezdi

Öncelikle şunu belirteyim.

Doktorlardan aldığım bilgilere göre aşılama konusu şimdilik iyi gidiyor.

Sağlık personeli canla başla çalışıyor.

Yaşı 80’in üzerinde olan 800 bin kişinin aşılanması tamamlanmış durumda.

65 yaş üstünde olup  “randevu talep edenlerin tamamı” aşılandı, bunların önemli bölümü ikinci aşıyı bekliyor.

Buraya kadar güzel.

Ancak aşılama operasyonunun iyi gitmesi aşı konusunda herşeyin iyi gittiği anlamına gelmiyor.

Örneğin henüz yeni aşı alımları konusu belirsiz.

AKP genel başkanı 9 milyon kişinin aşılandığını söyledi.

Bu durumda en az 18 milyon aşının gelmiş olması gerekiyor.

Bu rakam doğru mu, bilemiyoruz.

Çin aşısı ile ilgili gelişmelerden de kamuoyunun bilgisi yok.

Sormaya kalktığınızda karşınıza “ticari sır” engelini çıkarıyorlar.

Sağlık Bakanı CHP’nin “1 milyon aşı ücretsiz geldiği halde firmaya para ödendi” iddiasına karşı “Çin aşılarını bir firma getirmiyor. Devletten devlete anlaşma yaptık. Aşılar Devlet Malzeme Ofisi tarafından ithal edildi” dedikten sonra “1 milyon aşının bedava olduğu da nereden çıktı, kim kime bedava 1 milyon aşı verir” demişti.

Oysa Çin’in aşı gönderirken “Türkiye’ye jest olarak 1 milyon aşıdan para alınmayacağını açıkladığı” çok önceden biliniyordu.

Sağlık Bakanı nasıl unutmuş olabilir?

Tabii unutma yok, nedense inkar var.

Aslında bir firmayı koruma kollama telaşı var.

Bugün sizlere aldığım bir belgeyi sunmak istiyorum.

Sinovac aşısının ithalatında yetkili olan Türk firması, Çukurambar Mah/Semt 1460. sokakK. 50/06 Çankaya adresindeki “KEYMEN İlaç Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi”dir.

Çin ile aşı görüşmelerini Sağlık Bakanlığı yapmış olsa bile ithalatı gerçekleştiren bu firmadır.

Nitekim bütün inkarlara rağmen ilk parti geldiğinde koliler üzerindeki damgalarda da firmanın adı görülüyordu.

Burada önemli olan bu şirketin “bedava gönderilen” aşıların parasını da almış olması.

Şimdi lütfen belgeye bakınız.

Bu belge Esenboğa Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş.

30 Aralık 2020 tarihli bu belgede “4.085.736.00 USD PEŞİN ÖDENDİ; 12.000.000.00 USD BEDELSİZDİR” ifadesi yer almaktadır.

Buna göre ithal edilen toplam aşı sayısı 1.000.000 değil 1.340.478’dir .

İthalat tutarı;12 $ X  1.340.478  =  16.085.736 $’dır.

Bunun 340.478 adedi için; 12 $ X 340.478 = 4.085.736 $ “PEŞİN” ödenmiş ve 1.000.000 adedi;12 $ X 1.000.000 = 12.000.000 $ “BEDELSİZ” ithal edilmiştir.

PEŞİN denen 340.478 aşının TL tutarı; 7.41970 X 4.085.736 =  30.314.935.40 TL, BEDELSİZ ithal edilen 1.000.000 aşının TL tutarı; 7.41970 X 12.000.000 = 89.036.400 TL’dir.

İthalatın toplam tutarı 119.351.335.40 TL’dir.

İthalat belgesinde miktar 1.000.000 adet aşı olarak belirtilmiş iken, toplam olarak 1.340.478 adet aşı gümrükten geçirilmiştir.

Şimdi bakanın “Bedelsiz aşı gelmedi” açıklamasından sonra bu belgenin gösterdiği bir başka skandal daha var.

1.000.000 aşının BEDELSİZ geldiği kesin.

Ama bakan bunların parasının ödendiğini söylüyor.

Ama bu belgede görünen ve bedeli peşin ödenen 340.478 aşının nereye gittiği meçhul.

YENİ ÖĞRENDİM

İstanbul’daki CHP belediyelerdeki sözleşmeler bitti Bakırköy’de ise sorun çıkabilirmiş

İstanbul’daki CHP’li ilçe belediyelerinde toplu sözleşme görüşmeleri vardı biliyorsunuz.

Bunlardan bazılarında anlaşma sağlanamayınca grev kararları alınmıştı.

Grev başlayınca bu ilçelerde diğer hizmetlerin yanında çöp toplama hizmetleri de durmuş ve ortalığı bir anda çöp dağları kaplamıştı.

Sonunda bütün ilçelerde anlaşmalar imzalandı, işçiler yeni haklara kavuştular.

Genel-İş genel merkez yöneticilerinden aldığım bilgiye göre dün en son Kartal Belediyesi ile de sözleşme imzalanmış.

Beşiktaş ile de bu hafta imzalanacakmış.

Genel merkezden konuştuğum bir yetkili “İyi bir sonuç elde ettik ancak önümüzdeki günlerde Bakırköy Belediyesi ile sorun çıkabilir” dedi.

Söylediğine göre Bakırköy Belediyesinde sendikal örgütlenmeye karşı işten çıkarmalar olmuş.

Genel merkez yöneticisi “Arkadaşlarımız Bakırköyde örgütlenip yetkiyi alacakları anlaşılınca sendika öncüleri işten çıkarılmaya başlandı. Şu ana kadar 100’e yakın kişi işten çıkarıldı. Çalışanlara ücretlerinin düşürülmesi teklifi yapıldı. Ekonomik kriz bahanesiyle işten çıkarmaların yaşanacağı söyleniyor. Bunun önüne geçmek için maaşların düşürülmesini öneriyorlar. Belediye ile görüşmelerimiz sürüyor, yakın bir zamanda burada bir sorun yaşanması kaçınılmaz olabilir” dedi.

Bİ SORALIM BAKALIM

65 yaş üstünün “ceza gibi” kısıtlamaları neden devam ediyor

Yumuşama tedbirlerini açıklayan AKP genel başkanı 65 yaş üstünün sokağa çıkma süresinin bir saat uzatıldığını adeta bir “müjde” gibi duyurdu.

65 yaş üstünde olanlarla 20 yaş altında olanlar artık 3 saat yerine 4 saat sokağa çıkabilecek.

Ama toplu taşıma araçlarından yine yararlanamayacak.

Çocuklar anne babaları yanlarında olsa bile toplu taşıma araçlarına binemeyecek, alışveriş merkezlerine ve büyük marketlere giremeyecek.

Bunun nesi “müjde” anlamak mümkün değil.

Randevu talep eden 65 yaş üstü vatandaşların hepsine aşı vuruldu.

Bu bir bölümü ikinci aşısını da oldu, bunu  bekleyenler de var.

Dün 65 yaş üstü birçok okurum ve izleyicim aradı.

Sordukları soru aynı ve çok basit;

“Bizler aşı olduğumuz halde bu ilkel yasak hâlâ neden devam ediyor?”

Sahi, 65 yaş üstü olanlar “yüksek risk taşıdıkları” gerekçesiyle yasaklı.

Dünyanın başka hiçbir ülkesinde yaşlılara bu muamele yapılmıyor, ayrıca bizdeki ve dünyadaki istatistiklere göre 65 yaş üstü olanların daha küçük yaşlarda olanlara oranla koronaya daha az yakalandıkları görülüyor.

Şimdi 65 yaş üstü büyük o randa aşılandığına göre bu yasakların sürmesinin bir anlamı var mı?

Mantıken yok.

Zaten başından bu yana haksız, hukuksuz uygulanan bu yasaklar artık tamamen kalkmalı.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Suriye’ye de İmam Hatip yapıyorlar

Cerabulus Suriye’nin Halep iline bağlı bir kent. Fırat’ın batı yakasında, Esad Gölü’nün kuzeyinde bulunan Cerablus’un nüfusu 12 bin kadar.

Cerablus’un hemen karşısında Gaziantep’e bağlı Karkamış İlçesi var.

Arapların çoğunlukta olduğu kentte Türkmen nüfus bulunuyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri, 8 Ağustos 2016’da bölgenin IŞİD’den temizlenmesi amacıyla başlatılan Fırat Kalkanı operasyonu çerçevesinde Cerablus’a girmişti.

Geçen süre içinde IŞİD’den temizlenen kentte huzur ve güvenlik Türk askeri tarafından sağlanıyor.

Terör nedeniyle hayli hırpalanan Cerablus’un imarı da yine Türkiye tarafından yenileniyor.

AKP iktidarı Cerablus’a hizmet olarak bir de İmam Hatip Lisesi yapma kararı almış.

Peki neden İmam Hatip Lisesi?

Cerablus’un mutlaka okula ihtiyacı vardır.

Bu ihtiyacın giderilmesi için İmam Hatip Lisesi mi gerekiyor bunu bilmiyorum.

Ayrıca Suriye’nin eğitim sisteminde İmam Hatip Lisesi var mı, bu okul Suriye’nin eğitim sistemine entegre olacak mı, yoksa eğitim kadrosu Türkiye’den mi gönderilecek?

Bu tür girişimler, askerimizin Suriye’de kalıcı olduğu yönünde işaret mi sayılmalı?

Cerablus’ta yapımı süren İmam Hatip Lisesine operasyonlarda şehit düşen Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Süleyman Demirel’in adı verildi.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

İstanbul’da asfalt yamaları facia

İstanbul’da yaşayanlar mutlaka fark ediyordur son zamanlarda ana yollarda yapılan asfalt yamalama çalışmaları korkunç.

Yama adı altında küçük tümsekler oluşturuluyor.

Peki neden?

Bilemiyorum üstelik kime soracağımı da bilemiyorum.

Muhtemelen büyük şehire bağlı İsfalt var galiba, onlar yapıyorlar.

Birkaç gün önce Çengelköy’de yamalama çalışması yapılıyordu.

Sanki ellerindeki bir mala ile delinmiş, hasarlanmış yerlere asfaltı atıp gidiyorlar.

“Bunlar” dedim çalışanlardan birine “Tümsek olarak kalıyor, araçları çok zorluyor niye yolla eşit hale getirmiyorsunuz?”

Suratıma baktı, “Arabalar geçtikçe düzelir onlar merak etme” dedi azarlarcasına.

Ertesi gün daha sonra baktım hiç de dediği gibi olmamış.

Sadece Çengelköy’de değil pekçok yerdeki yamalamalar böyle.

İyi de ne oldu da bu kadar sallapati işler yapılıyor.

Sanıyorum büyükşehir ciddi bir sabotajla karşı karşıya,.

Kadrolar aynı eski kadrolar.

“Biz kimsenin ekmeği ile oynamayacağız” diyerek yönetici kadroları da iş başında tutuyorlar.

Galiba onlar da alttan alttan böyle oyuyorlar belediyeyi.

Sadece asfalt mı, otobüsler, metrobüs, metro, İSKİ hizmetlerinde de halkı rahatsız eden işler yapılıyor.

İşin kötüsü belediye yetkilileri bunları yazıp anlatsak da ciddiye almıyor.

Benden söylemesi.

Yazarlar

Hani kimse bedava aşı vermezdi
Can Ataklı