Hüsnü Mahalli
20 Ağustos 2021

Hacivat Karagöz


Son durumu özetleyelim:

Taliban’ı kurduran ve 1996’da iktidara taşıyan ABD ve onun “stratejik” müttefiği Pakistan, Suudi Arabistan ve BAE’dir.

Öncesinde Kaide’yi kurduran ve dünyanın başına bela edenler de aynı ülkelerin istihbarat örgütleridir.

Sonrasında 11 Eylül saldırısını bahane eden ABD aynı müttefiklerin yardımıyla Ekim 2001’de Afganistan’ı işgal edip Taliban’ı devirdi.

Geçen süre içinde aynı müttefikler Taliban’a yardım ederek ayakta kalmasını ve 20 yıl sonra ABD, NATO ve her ikisinin eğittiği 300 bin kadar asker ve güvenlik güçlerini yendi.

Dünyanın ‘tek süper gücü’ Amerika rezil bir şekilde çekilmek zorunda kaldı. ‘Koskoca’ Amerika her zaman yaptığı gibi işbirlikçilerini bırakıp kaçtı.

Amerika’ya güvenip kendi ülke ve halklarına karşı ihanet içinde olanların Afganistan hikayesinden çıkarabilecekleri çok ders var ama çıkaramazlar çünkü onlar ruhlarını “büyük şeytana” satmışlardır.

Gerisi teferruat.

Gelelim Türkiye’ye…

ABD 2001’de Afganistan ve 2003’de Irak’ı Katar’daki üslerinden işgal etti. Aynı ABD şimdi de PYD/YPG’ye taşıdığı askeri yardımları bu üslerinden ulaştırmaktadır.

Aynı Katar son dört yıldır Taliban’la ittifak halinde.

ABD ile Taliban’ı barıştıran yine aynı Katar.

Taliban’ın bir diğer müttefiği Pakistan.

Ankara; Katar ve Pakistan’la olan “ittifak” ilişkileriyle Taliban’a çengel atmaya çalışıyor.

Ankara; Taliban’ı Rusya, İran ve Çin’den uzak tutma çabası içinde.

Yani yeni bir macera kargaşa peşinde.

Anlaşılan son 10 yılın heyecanı yetmemiş Ankara’ya.

Hata üzerine hata.

Bir haftalık hikayelere bakalım…

Çarşamba günü BAE Başkanı Muhammed Bin Zayid’in kardeşi Tahnun Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü.

Son 4-5 yılda Erdoğan, danışmanları, bakanları ve özellikle yandaş medya BAE ve Bin Zayid’e en ağır ifadelerle yüklenmişlerdi.

Anlaşılan her şeyi unutma modundayız.

Sisi için söylenenler de geride kaldı.

BAE; her yerde Sisi’nin müttefiği.

Özellikle Türkiye’nin fiilen bulunduğu Libya ve Somali’de.

Mısır, BAE ve Suudi’ler Müslüman Kardeşleri terör örgütü olarak kabul ediyor.

Nisan 2019’da Müslüman Kardeş Ömer El-Beşir’i deviren askeri cuntanın başı Abdülfettah El-Burhan beş gün önce Saray’da misafir edildi.

Kimse de bu adam darbecidir üstelik Erdoğan’ın dostu El-Beşir’i devirdi demedi.

Üstelik adam darbeden birkaç ay sonra gidip Erdoğan’ın düşmanı Netanyahu ile buluşmuştu.

Ankara’nın barışmak üzere olduğu BAE da geçen yıl İsrail ile barış anlaşması imzalamış ve Ankara tepki olarak oradaki büyükelçisini geri çekmiş ve iki ay önce yenisini göndermişti.

Önceki gün Ankara’ya gelen Etiyopya Başbakanı Abbi Ahmed de İsrail’in müttefiği.

Adam Mavi Nil üzerinde inşa ettiği barajdan dolayı Mısır ve Sudan ile kavgalı.

Ahmed’i Saray’da misafir eden Erdoğan belki de kendisiyle barışma konusunda acele davranmayan Sisi’ye mesaj vermiş olabilir.

Hem de önümüzdeki hafta sonu Bağdat’ta yapılacak olan toplantı öncesinde.

Irak’a komşu ülke liderlerinin katılması beklenen toplantıya Fransa Cumhurbaşkanı Macron da katılacakmış.

ABD’nin talimatıyla Esad’ın davet edilmediği toplantıda esas sürpriz Erdoğan’ın toplantıya katılacak olan önce Sisi ve BAE Başkanı Muhammed Bin Zayid ile barışması olacaktır.

Suudi Veliahd Muhammed Bin Selman da gelirse şamata çok daha büyük olur.

Hem de uzaydan Irak’a komşu ve Sevr’in sponsoru Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un tanıklığında.

Herkese hayırlı uğurlu olmasın.

Ayıp olacak ama biraz da Hacivat Karagöz oyununa döndü bu iş.

 

Yazarlar

Hacivat Karagöz
Hüsnü Mahalli