Memduh Bayraktaroğlu
8 Ekim 2020

Hacı hacıyı Mekke’de, hoca hocayı tekkede bulur…


GATA başhekim eski yardımcısı Dr. Ali Edizer görevden alındı…

Neden?..

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Sağlık Bakanına şikayet ettiği için…

Özel, şikayet etmeseydi de görevden alınır mıydı?..

Zannetmem…

Çünkü…

Onu o göreve getirenler, adamın fikrinin ve zikrinin ne olduğunu zaten biliyorlardı…

Kaldı ki…

Onu oraya getirenler de…

Atatürk Türkiye’sinin medeni kanununu aşağılamakta o şeytandan farklı düşünmüyorlar…

Yani…

Özel’in şikayeti işe yaramış olsa da…

Yerine atanacak olan, (Büyük ihtimalle) görevden alınandan daha beter olacak…

Yani canlarım…

“Anamı öpen kadı kime şikayet edem dadı…”.

Hem ne demiş atalarımız…

“Hacı Hacıyı Mekke’de, hoca hocayı tekkede bulur…”.

Bunlar da arar sorar birbirlerini yine bulur Özgür kardeşim…

Siz en iyisi mi?..

Seçim kazanmaya bakın…

Aksi halde bir süre sonra…

Yönetecek ülke de bulamayacaksınız…

BÖYLESİNİ GÖRMEDİM…

Duydunuz mu bilmem…

GATA Başhekim eski yardımcısı edepsiz ve şeytani adam “FETÖ’cü” imiş…

Kim mi diyor?..

Erdoğan’a yağcılık yapmaya başlayan bir arkadaş öyle yazıyor…

Dr. Ali Erdez

Canlarım be…

Çok edepsiz gördüm ama…

Böylesini görmedim…

Yahu utanmasalar…

Havada uçarken kafalarına pisleyen kuşlar için bile “FETÖ’cü kuş kafama şeytti” diyecekler…

DÜNYANIN EN MERHAMETLİ İKTİDARI BURADA…

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım, Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı haklı bir mücadele verdiğini söyledi…

“Evet hepimiz gönülden destekliyoruz” dedikten sonra sordu:

“Ermenistan Dağlık Karabağ’ı işgal etmesin fakat Yunanistan kalkmış 2004’ten beri 16 yıldır benim topraklarımda, buna neden sesiniz çıkmıyor, burası vatan toprağı değil mi?..”.

Ümit Yalım

Ümit Bey; o kadar da değil hani…

Ülkemizi yöneten büyük insanlar o kadar büyük insandırlar ki…

Başka devletlerin topraklarını koruyacak kadar fedakar…

Kendi topraklarını işgal edenlere merhamet edecek kadar rikkat-i kalp…

ESKİ DEDİYSE O KADAR DA DEĞİL

Akşamın alaca karanlığında top patlamasını beklerken canı sıkılmış kadının…

Kendisi gibi pencere önünde oturmuş iftar saatini bekleyen kocasına:

“Adam be” demiş… “Gel şu boşlukta seninle biraz eskilerden konuşalım…”.

“Olur” demiş adam ve başlamış anlatmaya: “Hani sen gerdek gecesi bakire çıkmadıydın da…”.

Kadın kocasının sözünü kesmiş…

“Amaaan adam” demiş… “Eski dediysem o kadar da eski değil yani…”.

VATAN TOPRAKLARI İÇİN SAVAŞIYORLARMIŞ

Azerbaycan ve Ermenistan savaşıyorlar…

Milyarlarca dolar; kan akıtmak ve karşılıklı olarak birbirlerini öldürmek için harcanıyor yani…

Bir tarafta…

Bu iki devletin az sayıda politikacısı, üst düzey bürokratı ve silah komisyoncusu (Her silah satın alımından kendilerine komisyon verildiğini bütün dünya biliyor) kazanıyor…

Diğer yanda ise…

Fukara insanlar ölüyor…

Onlardan tahsil edilen vergilerle inşa edilen pek çok kamu binası, köprü, hava alanı yerle bir ediliyor…

Böylece…

Silah satın alımından kazandıkları komisyona bir de kamu inşaatlarının yenilenmesi ihalelerini kazanacak olan müteahhitlerden gelecek kâr paylarını ekleyin…

Neymiş?..

“Vatan toprakları için savaşıyorlarmış…”.

Yalan…

Yüz bin kere yalan…

21. yüzyılda bütün savaşlar, politikacıların ve ortak çalıştıkları yüksek bürokratlarla kamudan geçinen hırsız iş insanlarının para kazanmaları için yapılır…

O KADAR DA ELEŞTİRİN DEMEDİK HANİ…

Ülkede iktidara sahip olanlar “Bizi eleştirin, olumlu ve uyarıcı eleştiriye saygımız var” diyorlar…

Eleştiriler başladığında ise seslerini yükseltip yargıya mesaj çekiyorlar…

“Eleştirin dediysek o kadar da değil… Bu yaptığınız ulusal çıkarlarımıza zarar veriyor…”.

Adaları komşu devlet işgal etmiş, efendilerin umurlarında değil…

Ama…

“Hasta sayılarını çok eksik açıklayarak halka hem yalan söylüyor hem de tedbir almasını engelliyorsunuz” denildiğinde “ulusal çıkarlarımızzzz!” diye bağırmaya başlıyorlar…

Yazarlar

Hacı hacıyı Mekke’de, hoca hocayı tekkede bulur…
Memduh Bayraktaroğlu