Can Ataklı
28 Ocak 2021

Haber yapılmasa haberleri olmayacakmış!


CANIMI SIKAN ŞEYLER

Haber yapılmasa haberleri olmayacakmış!

Başta Bursa Uludağ olmak üzere kayak merkezlerinde kar tatili yapanların durumu ister istemez konumuz olmuştu.

Türkiye’nin her yanında tek bir lokanta, cafe, kahvehane, bar açık değilken, kayak merkezlerindeki durum pek çok kişinin canını sıkmıştı.

Tüm Türkiye’de uygulanan maske-mesafe kurallarına hiç uyulmayan kayak merkezlerinden gelen insanların adeta üst üste yığıldığı “eğlence” görüntüleri, bir anlamda bardağı taşırdı.

Medyada sert eleştiriler yapıldı.

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerin altına çok ağır mesajlar yazıldı.

O ana kadar olan bitenden haberi bile olmayan Bursa Valiliği, medyadaki haberleri okuyunca muhtemelen tepeden de fırça geldiği için harekete geçti.

Mesafe ve maske kuralının hiçe sayıldığı otelin işletmecisi ve terasta eğlenceye katılan gruba, 76 bin 380 lira para cezası kesti.

Buraya kadar “tamam” diyelim.

Ama sonrası tam bir şenlik…

Çünkü bu cezalar kesildikten sonra otelin kapısına da kilit vuruldu.

Neden mi?

Çünkü, meğerse;

1- Otelin son 2 katının kaçak olarak inşa edildiği,

2- Doğa Koruma ve Milli Parklar 2. Bölge Müdürlüğü’nün bilgisi ve izni haricinde bir alt taşeron şirkete usulsüz şekilde kiralama işlemi yapıldığı,

3- Otelde yüksek ses müzik yayını yapıldığı ve pandemi kurallarına uyulmadığı ortaya çıkmış.

Üstelik; yüksek sesle müzik yayını yapıldığı ve pandemi kurallarına uyulmadığı ortaya çıkmasın diye kamera görüntüleri silinmeye çalışılmış.

Düşünebiliyor musunuz Türkiye’nin en büyük illerinden birinin valiliği, koskoca otelin iki katının kaçak olduğunu, izinsiz ve usulsüz işlemlere imza attığını bilmiyor.

Neden bilmiyor?

İki şık var;

1-Denetleme yapılmıyor.

2-Göz yumuluyor.

Eğer okulların ara tatili nedeniyle otel dolmasa, milleti kızdıran parti havası fotoğrafları yayınlanmasa ve bunlar tepki yaratmasa yine hiçbir şey yapılmayacak.

Valilik otelle ilgili işlemleri bitirdiğine göre, şimdi sıranın valilikle ilgili soruşturma açılmasına gelmelidir.

Böyle bir şey olacak mı?

Muhtemelen hayır.

Çünkü her şey bir gösteriden ibaret de ondan…

KOMİK

Korona, AKP’nin olduğu yere giremiyor

Üç beş işçi bir araya gelip hakkını aramak için basın bildirisi açıklamaya kalksa, polis anında tepelerine biniyor çünkü “pandemi kuralları” ihlal edilmiş oluyor.

Öğrenciler, kayyum gibi atanan rektörü proteste etmeye kalksa, polis yine biniyor tepelerine çünkü “pandemi kuralları” ihlal edilmiş oluyor.

Dernekler, vakıflar, genel kurul yapmak istese valilik tepelerine biniyor, çünkü “pandemi kuralları” ihlal edilmiş oluyor.

Kapalı olan bir kahveden üç çay alıp kapı önünde içmeye kalkarsanız, zabıta tepenize biniyor, çünkü “pandemi kuralları” ihlal ediliyor.

Örnekleri kendi bildiklerinizle çoğaltabilirsiniz.

Ancak sıra AKP’ye gelince “pandemi kuralları” orada geçmiyor.

Birkaç gündür AKP’nin il kongrelerini izliyor musunuz?

Genel başkanları ekrandan konuşuyor, salonu hınca hınç dolduran partililer onu dinliyor.

Tepelerine polis falan da binmiyor.

AKP Genel Başkanı, bazı bakanları da yanına alarak kimi şehirlere gidiyor, anında kalabalık toplatıyorlar, pandemi kuralları burada da geçmiyor.

O mitinglerde üst üste kürsü önünde bekleşenlerin üzerine AKP paketler fırlatıyor, millet bunları kapmak için birbirini eziyor, herkese “Maske-mesafe-temizlik kurallarına mutlaka uyacaksınız” diyen AKP Genel Başkanı, sadece seyrediyor, MMT aklına bile gelmiyor.

Anladığım kadarıyla koronavirüsün AKP’ye asla bulaşmayacağına inanıyorlar.

Nedenini tam bilemiyorum.

Koronavirüsün AKP’lilere bulaşamayacağını mı düşünüyor yoksa “Aman ben bulaşmayayım” mı diyor?

FIKRA GİBİ

Bu da AKP’li ama pandemi kuralları ona işliyor

Şahsın adı Metin Kaya.

Trabzon’da yaşıyor.

Trabzon Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı aynı zamanda.

Gelelim konumuza;

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki gün önce İl Başkanı Haydar Revi’yi görevden alıp yerine Sezgin Mumcu’yu atadı. Mumcu görevi devralırken, kongre adaylığını koyacağını söyleyen isimler de ortaya çıkmaya başladı.

İşte Metin Kaya da il başkanlığına aday olmak istedi.

Doğal olarak bunu duyurması gerek.

Kaya, dün Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenlemek istedi.

Ama valilik “Olmaz” dedi, “çünkü pandemi kuralları var.”

Oysa adam AKP İl Başkanlığı’na adaylığını açıklayacak.

Yani AKP’li.

Diğer yerlerde olduğu gibi söz konusu AKP olunca pandemi kuralları işlemiyor.

Anlaşılan Metin Kaya sarayın tercih ettiği isimlerden biri değil.

Bu durumda “öz AKP’li” olmuyor ve etrafına birkaç kişi toplaması halinde koronavirüsün saldırısına kapı aralamış oluyor.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Ligler oynanıyorsa halı sahalarda da oynanabilir

Geçen yılın kasım ayının 18’inde alınan yeni “pandemi kurallarına” göre halı sahalar yılın son gününe kadar kapatılmıştı.

Ancak yılbaşı geçmesine rağmen halı sahalara açma izni verilmedi.

Halı sahalarda arkadaşlarıyla maçlar yapan pek çok kişi, “Ligler oynanıyor, biz de burada en fazla 14 kişi sahada oluyoruz, seyirci de yok, bize neden izin verilmiyor?” diye soruyor.

Bütün lokantalar, kahveler, barlar kapalı.

Turizm ve hizmet sektöründe çalışan 2 milyona yakın kişi işsiz.

Böyle bir ortamda “halı sahada top oynamak isteyenleri” konu etmek belki size garip gelebilir.

“Bu kadar çile çekilirken, sırf birkaç kişinin keyfi olacak diye halı sahaları açmak olmaz” diyen de çıkabilir.

Ancak konuya öyle bakmamak gerek.

2 bini İstanbul’da olmak üzere tüm Türkiye’de 12 bin halı saha var.

Buralar saatlik hizmet veriyorlar.

Buralardan on binlerce kişi yararlanıyor.

Pandemi nedeniyle herkes sıkıldı, bunaldı.

Gerçekten de 7’şer kişiden iki takımla 14 kişinin bir buçuk saat top oynaması o kadar da büyük tehdit olmasa gerek.

İnsanların psikolojilerini de düşünmek gerek.

Önlemler gevşetilmesin tabii ama moral desteği de şart değil mi?

YENİ ÖĞRENDİM

İktidar her il ve ilçeden suç duyurusu yapılmasını pek sevdi

Önce aralarında benim de bulunduğum üç kişiye uygulandı.

Sarayda hazırlanan bir suç duyurusu dilekçesi, 81 ilin il başkanlıklarına gönderildi.

İl başkanları da bunları çoğaltıp tüm ilçe başkanlarına gönderdiler.

Ardından AKP’nin 81 il ve 400’ü aşkın ilçe başkanı, aynı anda bulundukları yerdeki adliye binalarına giderek savcılara önceden hazırlanmış suç duyurularını verdiler.

İlk partide Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ vardı.

Başbuğ’un “darbe imasında bulunduğu, halkta kin ve nefret duyguları oluşturduğu” ileri sürüldü.

Aynı suç duyurusu benim için de yapıldı.

Üçüncü kişi ise CHP eski milletvekili ve bakanı Fikri Sağlar için yapılmıştı.

Sağlar’ın da inanç özgürlüğünü çiğnediği, kadınları aşağıladığı iddia ediliyordu.

Sanıyorum saray, AKP teşkilatlarını bir eylemle ayağa kaldırdığı için pek memnun kalmış.

Şimdi de CHP eski Milletvekili Berhan Şimşek için de 81 il ve 400’ü aşkın ilçe başkanı, savcılara ellerindeki matbu suç duyuruları ile koştu.

Şimşek hakkında KRT’de vali ve kaymakamlar için söylediği sözler nedeniyle suç duyurusu yapıldı.

Normal bir hukuk düzeninde bu tür toplu suç duyurularından bir sonuç alınması mümkün değil.

Çünkü yapılan bütün suçlamalar tamamen “siyasi algı yaratmaya” yönelik, ortada bir suç yok.

Ama burası “Yeni Türkiye” burada hayal bile etmedikleriniz yaşanabilir.

Bu arada AKP Genel Başkanı’nın dünkü çok çok öfkeli konuşmasından sonra aynı tip suç duyurusunun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için de yapılacağı anlaşıldı.

SORDUM ÖĞRENDİM

Aşı olan sıradan vatandaşın izlenimleri

Bu köşenin çok sıkı takipçilerinden biridir Abdullah Cenkçiler.

Yazılarımı paylaşır, sık sık mesajlar atarak eleştirilerini, önerilerini, uyarılarını iletir.

YouTube sohbetlerimi tanıdığı herkese gönderir.

Yaşı da 70’in üzerindedir.

Birkaç gün önce mesaj atmış; “Bugün aşı sıramın geldiğini bildirdiler” demişti, bu nedenle hastaneye gidecekti.

Dönüşünde, “Aşımı oldum, kendimi çok iyi hissediyorum, henüz bir yan etki de olmadı” mesajı atmıştı.

Ben de “Geçmiş olsun, peki ikinci aşı için randevu verdiler mi?” diye sordum.

Vermişler, “22 Şubat ile 1 Mart arasında gelin ikinci aşıyı yapacağız” demişler.

Bu hoşuma gitti.

Aşı işi ciddiyetle yürüyor demek ki.

Abdullah Cenkçiler dün bir mesaj daha gönderdi. Mesajı tüm dostlarına da göndermiş.

Diyor ki, “Sizlere önceki gün korona aşısı olduktan 2.5 saat sonra hiçbir yan etki görmediğimi iletmiştim. Ancak dün akşam saatinde yani aşı vurulduktan bir tam gün geçmişti ki, baş ağrısı oldu. Önce biraz telaşlandım ama bunun normal bir yan etki olduğunu öğrendim. Aşı yapıldıktan sonra  2-3 gün içinde böyle baş, kas ve eklem ağrıları, diyare, hafif ateş, yorgunluk v.b. etkiler görülebiliyormuş. Hemen parasetamollü bir ilaç aldım. 2-3 bardak limonlu ılık su içerek istirahate çekildim. Kısa zaman içerisinde baş ağrısı kayboldu. Henüz aşı olmamış dostlarımı, başlarına böyle bir şey gelirse telaşa kapılmamaları için bilgilendireyim istedim.”

Yazarlar

Haber yapılmasa haberleri olmayacakmış!
Can Ataklı