Memduh Bayraktaroğlu
6 Aralık 2019

Gelir dağılımında adalet


TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, Ankara’da yapılan toplantıda şöyle dedi:

“Adaletsizlikler sosyal ve siyasi dengeleri sarsıyor. Örneğin, sokak hareketleriyle sarsılan Şili, gelir adaletsizliğinin en şiddetli olduğu ülkelerden birisi…”.

Türkiye’nin en güçlü işveren kuruluşu TÜSİAD:

Gelir dağılımında adalet istiyor…

Demokrasi istiyor…

Kuvvetler Ayrılığı İlkesinden sapılmaması gerektiğini hatırlatıyor…

Yargının her hal ve şart altında bağımsız olmasını öneriyor…

Hem işsizlik hem pahalılık ve hem de ekonomik durgunluk konusunda siyasal iktidarı uyarıyor…

Ekonomiye devlet (Siyaset) müdahalesinin tehlikelerine ve yanlışlarına işaret ediyor…

Yani…

Ülkenin ve halkın geleceğinin partilerin siyasi geleceklerinden çok daha değerli ve önemli olduğunu haykırıyor…

Canlarım be…

Lütfen, eğer konu halk ve devletin geleceği ise bu tür olaylara aidiyet penceresinden bakmayalım…

Siyasi veya iktisadi ideoloji açısından da bakmayalım…

“Ama TÜSİAD zengin kulübü….” falan diyerek de bu iş insanlarını aşağılamaya başlamayalım…

Bu “güzel ve yalnız ülke” (Söz Nuri Bilge Ceylan’a aittir) muasır medeniyetleri yakalayacaksa (Ki yakalamaya mahkum) TÜSİAD anlayışıyla yakalayacak…

O İKİSİNİN AMACI BELLİ…

TOBB ve MÜSİAD ne yapıyorlar?..

İşsizlik konusunun yakıcı ve yıkıcılığını ağızlarına bile almıyorlar…

Tek adam rejiminin demokrasimizi çürüttüğünü hatırlamak ve hatırlatmak bile istemiyorlar…

Suriyeliler evlerine dönecek diye ödleri patlıyor…

Çünkü onlar için Suriyeli demek çok ucuz emek demek…

Çünkü Suriyeli demek SGK pirimi de vergi de ödememek demek…

TOBB ve MÜSİAD’ın amaçları belli…

Devletin kaynaklarıyla halkı soymak, ucuz emekle kâr oranını arttırmak…

Diğer yanda bu ülkenin öz çocukları işsiz kalmış…

Sürünmüş…

En temel ihtiyaçlarını bile karşılayamamış…

Çocuklarının eğitim harcamalarında çaresizlik içinde perişan…

Bunlar TOBB ve MÜSİAD’ üyelerinin umurlarında bile değil…

Ne acıdır ki…

İktidar; demokrasiden ve hukuk devletinden yana olan TÜSİAD’ı halkın dışına iterken…

Demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında hiçbir hassasiyetleri olmayan TOBB ve MÜSİAD’ı başına taç yapıyor…

Yazık…

Çok yazık…

ÖZDE İKİSİ DE HALK…

Canlarım benim…

Ülke yangın yeri gibi ve fakat…

GSMH’nın yarısından çoğunu üreten…

İstihdamın yarısından çoğunu sağlayan…

Vergi gelirlerinin yarısından çoğunu ödeyen…

İhracatın yarısından çoğunu yapan TÜSİAD (İktidar partilerine göre “aç gözlü sermaye” olarak tanımlanıyor…), gelir paylaşımında adalet, demokrasi, daha yüksek istihdam, daha çok özgürlük, daha yüksek medeniyet, daha adil ve bağımsız bir yargı istiyor…

Ve fakat ne yazık ki…

Devleti yöneten zihniyet termik santral bacaları konusunda bile “halk ile sermaye” arasında tercih yapmak zorundaymış gibi tavır takınıyor…

Oysa halk ve sermaye (İktidar için sermaye sadece TÜSİAD) sadece farklı harflerden oluşan iki kelime…

Özde ikisi de halk…

SON YEDİ YILDA MI BU HALE GELDİK

Balerin Ceren Özdemir, adalet ve içişleri bakanlıklarının ihmali sonucu öldürüldü…

Çünkü…

Katil hem kriminal bir tip..

Hem de vurdumduymaz bir mecliste kabul edilen infaz yasasıyla cezalandırılacağına adeta ödüllendirilmiş…

Devlet caniye “iyi hal” kağıdı bile vermiş…

Yüzbinlerce masum KHK mağdurunu süründüren zihniyet, bir caniye rahatça gidip bir can daha alsın diye “iyi hal kağıdı” veriyor…

Ve…

Sorumsuz bürokratlar yüzünden bir can daha gidiyor..

O cinayette ihmalleri nedeniyle ortak olanlar ise katili lanetleyecek, cinayeti kınayacak ve sonra “çal, çengi oynasın” yaşamlarını sürdürecekler…

Onların ihmali nedeniyle evlatlarını kaybeden aile ise uzun yıllar mahkeme kapılarında adalet ve hak arayacaklar…

Sahi ya…

Biz hep mi böyleydik?..

Yoksa son yedi yılda mı bu hale geldik?..

Yazarlar

Gelir dağılımında adalet
Memduh Bayraktaroğlu