Hüsnü Mahalli
31 Mayıs 2020

Fırat’ın doğusuna geçelim


Cuma yazımda Libya’daki durumu özetlemiştim.

Bir gün sonra Libya’nın yaklaşık 500 yıllık gerçeklerini YouTube kanalımda anlattım.

Bugün de Fırat’ın doğusuna geçelim.

Farkındaysanız artık hiç kimse bu konuları konuşmuyor.

Yandaş medya talimat gereği içerdeki kavgaya kilitlenmiş.

Bekamız tamam olduğuna göre “Beka”dan söz eden de yok artık.

Ankara tehdit edince bölgede bulunan ABD, Rusya, İran, Fransa, İtalya, İngiltere, Esad ve İsrail asker ve istihbaratçıları bırakıp kaçtı!

TSK da 9 Ekim’de yani Öcalan’ın 1998’de Suriye’den ayrıldığı günün 19. yıldönümünde ÖSO’cu militanlarla birlikte bölgeye girip yerleşti.

500 kilometrelik sınır boyunun 110 kilometrelik bölümünde.

Yaklaşık 20-25 kilometrelik derinliklerde.

Geri kalan bölgelerde biraz Rus biraz da Suriye askeri ama ağırlıklı olarak YPG’liler var.

Fırat’ın doğusundaki PYD/YPG/PKK’nın 50-60 bin militanı var ve adamlar aklınıza gelecek ya da gelmeyecek   her türlü hafif ve ağır silah kullanıyor.

Ankara da sessiz durduğuna göre herkes yerinden memnun demektir.

Ama memnun olmayan bir Trump var.

İki hafta önce bölgede bulunan 25 kadar Kürt parti ve oluşumu PYD/YPG ile birleştirdi.

Bazen rüşvet bazen de şantaj ve tehditle.

ABD oraya yerleşmek istiyor.

ABD Kürtlere “Esad’ı boş verin gelin devletinizi kuralım” diyor.

İki hafta sonra uygulanacak çok ağır ve yeni yaptırımlarla Trump Esad’ı sıkıştırabileceğini ve Suriye devletini çökerteceğini hesaplıyor.

Trump Kürtlere “Yaptırımların sizi kapsamasını istemiyorsanız bağımsızlık ya da özerklik konusunda acele edin” diyor.

Bununla yani Fırat’ın doğusunu kontrol etmekle Trump İran’ın Irak üzerinden Suriye ve Lübnan’a uzanmasını engellemeye çalışıyor.

Bu plan İsrail için çok önemli.

Trump için en önemli hesap İsrail’dir.

Bunun için Trump Iraklı Mesut Barzani’ye de çengel atmış durumda.

Bildiğiniz emperyalist plan:

“Kürtlere devlet verelim”.

Sevr’in 100. Yılı’na üç ay kaldı.

Peki Ankara ne yapıyor.

Hiç ya da Trump’la diyalog halinde.

Trump üç ay önce “PYD/YPG ile Ankara’yı barıştırmaya çalışıyorum” demişti.

Trump’a kim nasıl güvenir bilinmez ama bu adam hep tezgah peşinde.

Attığı twitler ve yazdığı mektuplar ortada duruyor.

Trump doğru söylüyorsa ki, Arap ve batı medyasında bu yönde haberler var, o zaman Ankara ABD’nin planına karşı çıkmıyor gibi görünüyor.

Yine yazılıp çizilenlere bakılırsa Ankara Trump’ın teminatıyla Suriye’nin “parçalanmasına karşı değil hatta mutlu olabilir”.

Yani böyle bir olasılık gerçekleşecekse TSK şimdi bulunduğu Tel Abyad – Rasülayn arasındaki 110 kilometrelik alanda yerleşir ve bölgede olup bitenleri seyreder!

Ya da TSK o bölgeden Türkiye’ye yönelik saldırıları önleme hesabı yapar!

Güneydoğu ne olur bilinmez ama Ankara Fırat’ın batısından da vazgeçme eğilimi içinde görünmüyor.

Oralarda 50 bin kadar militan var ve hepsinin maaşını Ankara ödüyor.

İdlib ısrarı ve bölgeye gönderilen binlerce asker ve dört bin kadar araç ve gereç bunun içindir.

Orada da binlerce Nusra’cı militan var.

ABD’nin planı ve Ankara’nın hesabına karşı Suriye, Irak, İran ve Rusya nasıl bir hamle ha da hamlelerle karşılık verir bilinmez ama çok yakın gelecekte orası çok karışacak.

Tıpkı Libya gibi.

AKP maceradan maceraya koşuyor.

Halkı oyalamanın en başarılı yöntemi budur.

“Vatan, millet ve bayrak” dedin mi bu iş tamam.

Arada din ve imandan da söz etmeli!

Sonuçta ABD ve müttefikleri “kafir”!

Putin şimdilik “dost” olabilir ama sonuçta o da “eski komünist”!

Bölgede bulunan İran ve Irak Şii Esad ise Alevidir!

Onlar için de çok fetva var!

Fırat ve Dicle’ye ulaşma hayalleri kuran İsrail pusuda.

Bu coğrafyada tezgah bitmez.

100 yıllık coğrafyanın tarihi bunu gösteriyor.

Onun için Mustafa Kemal uzak durmuş Ortadoğu’dan.

Onun için Mustafa Kemal “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” demiş.

Peki AKP ne diyor?

Osmanlı bakiyesi”.

Ayasofya’da Fetih Süresi boşuna mı okundu!


Not: Salı günü konunun tüm detaylarını YouTube kanalımda anlatırım.

Yazarlar

Fırat’ın doğusuna geçelim
Hüsnü Mahalli