İbrahim Daş
2 Ağustos 2022

Federasyon da dağılıyor, Irak tarihten siliniyor!


Şii lider Sadr taraftarlarının Irak Federal Meclisi’ni yolsuzluk gerekçesi ile basması gündemde yer alıyor. Ülkesi işgal altında parçalanıyor Sadr ise yolsuzluk diyerek parlamento basıyor! “Yeşil bölge” hala ABD güvencesinde bir bölge olduğu halde Sadr taraftarları nasıl olur da elini kolunu sallayarak parlamentoyu basabilir?

Tek gerekçe Irak’taki karmaşa devam etmeli ve ABD’nin İran’a saldırısı alt yapısı oluşturulmalıdır. Ne diyelim Sadr da görevini yapıyor…

Ekim 2021 seçimlerinde, İran yanlısı sandalye sayısı 48’den 17’ye düştüğü ve Maliki’nin güçlenerek çıktığı ortadayken Maliki’ye İran yanlısı demek ABD’ye hizmet etmektir. Maliki dâhil 2003’ten beri seçilen Irak başbakanlarının hepsinin ABD veya İngiltere vatandaşı olduğunu bilmeyen yoktur…

Baas rejimi karşıtı bir adam olan Maliki, Irak-İran savaşı sırasında Irak aleyhinde yer alması O’nu İran yanlısı yapmaz, Şii olması da yapmaz! Maliki ailesi, Irak’ın 1920’de İngiliz mandası olarak, Kral Faysal’a kurdurulduğundan beri İngilizlerle birlikte olan bir ailedir.

Irak’ta ABD’nin emrinde bir başbakan, bir meclis başkanı ve cumhurbaşkanı vardır. Irak, aslanın kediye boğdurulduğu ilk ülkedir! Fiili olarak parçalanmış olan Irak Federal Devleti, şimdi de resmi olarak dağılma sürecine girmiştir.

Irak ve Suriye’de başarıya ulaşan BOP, Türkiye’de de iktidara rağmen Türk Milleti’ne kabul ettirilememiştir. Buna rağmen ne yazık ki proje işliyor…

O nedenle iktidar yerli ve milli kartını oynuyor. Muhalefet ise yerli ve milli olmasına rağmen ne yazık ki bunu anlatamıyor!

ABD Fırat’ın doğusundan İran’a kadar olan bölgeyi güvence altına alacaktır. Bu güvence hem ABD’nin yaklaşan İran saldırısı için hem de Türkiye’nin BOP kapsamında, anayasal olarak federasyona geçişi için önemlidir.

Bu plan; Türkiye büyüyor, Musul ve Kerkük’ün içinde yer aldığı Misak-ı Milli sınırlarımıza kavuşuyoruz söylemi ile gerçekleşecek görülüyor.

Hatta Irak’ın kuzeyi ya da eski tabirle Musul vilayeti, bir referandum ile Türkiye’ye bağlanmayı isteyebilir!

O günün Milletler Cemiyeti bugünün Birleşmiş Milletleri, Lozan Barış Antlaşması aşamasında bugünkü Irak ve Suriye sınırımız ile ilgili belirsizlik yaratmak için içerde; Nasturi, Şeyh Sait, Şemdinli ve Raçkotan-Raman isyanları ile Türkiye’yi meşgul ederek bugünkü Irak-Suriye sınırını kabul ettirmiştir.

Lozan sonrası sorunun çözümü için Milletler Cemiyeti, Kasım 1925’te iki komisyon oluşturarak çalışma yapmıştır. İki ayrı komisyon çalışması sonucu, Milletler Cemiyeti 16 Aralık 1925’te Irak sınırımızı belirlemiş, bize de kabul ettirilmiştir.

Buraya kadar Fırat’ın doğusunun, Türkiye’ye bağlanması ile ilgili bir bilgi yok diyebilirisiniz ancak komisyonların çok önemli bir kararı var!

Bu karar neden Lozan’ın süresi 2023’te bitiyor, yalanının temelidir!

Karar, Irak’ın kuzeyine yani Musul vilayetine Irak mandasında özerklik verilmesi şartı getiriyor ve eğer bu gerçekleşmezse Musul vilayetinin Türkiye’ye bağlanma hakkı olduğunu içeriyordu. 1932’de İngiliz mandası sona erdiğinde bu şart gerçekleşmemişti.

İşte ABD emperyalizminin ve BOP eşbaşkanlığının dayanak noktası burası olacaktır.

ABD’nin zamanında Özal’a söylettiği bu durum mümkün müdür?

Mümkündür çünkü Türkiye’de rejim değişti!

Parlamenter rejime dönüş bu nedenle önemlidir…

Yazarlar

Federasyon da dağılıyor, Irak tarihten siliniyor!
İbrahim Daş