Memduh Bayraktaroğlu
4 Eylül 2020

Ey iktidar sahipleri, kabul edin ki reel sektör ve bankacılığımız komada…


Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’deki 21 bankanın kredi notunu BB- olarak teyit ederken not görünümünü durağandan negatife çevirdi.

Aynı kuruluş 22 Ağustos’ta Türkiye’nin kredi notunu da BB- olarak teyit etmiş, görünümünü de durağandan negatife çevirmişti.

Gerekçe neydi?..

Düşük döviz rezervi ve…

İtibarsız para politikası…

22 Ağustos’tan bu yana değişen bir şey var mı?..

Döviz rezervlerimiz artıya geçti mi?..

Para politikalarımız itibar kazandı mı?..

Her iki sorunun da cevabı:

Hayır…

Peki…

Bankacılık sektörümüz bu rapordan sonra ne yapacak?..

İlk 8 ayda elde ettikleri kârlar dertlerine derman olacak mı?..

Yaklaşık olarak 3.5 trilyon kredi kullandıran sektörde geri dönmeyen kredi oranı yüzde 4.5

Bir an için bu yüzde 4.5’uğun tümüyle geri dönmediğini düşünün

Yaklaşık 160 milyar TL

Bu durumda sektör ne yapar?..

Kimileri bana öfkelenip:

“Efendi efendi, takibe düşmüş kredilerin hepsinin battığı nerede görülmüş?..” diye sorabilir…

Ben de onlara:

“O halde siz de bana takipteki kredilerin yüzde yüzünün hatta yüzde ellisinin geri döndüğünü kanıtlayın” derim…

ÖLEN GERİ GELİR Mİ?..

Her şey bu kadar kötü…

Yani…

“Reel sektör, bankacılığımız; kısaca tüm ekonomimiz” komada…

Ama…

Birileri ya “akıl tutulması” yaşıyor…

Ya da ekonomi bilimi özürlü…

Neden mi?..

Bu durumdaki bir ekonomi için ancak; akıl tutulması yaşayanlar ile ekonomi bilimi özürlü olanlar:

“Hiçbir şeyimiz yok, turp gibiyiz” der de ondan…

Yahu kabul edin şu koma durumunu da ona göre tedavi uygulayın

Yoksa…

Reel sektörü de bankaları da öldüreceksiniz…

Hastanın, komada bile olsa kurtulma şansı var ama…

Ölenin geri gelme ihtimali sıfır…

KİMDEN KORKUYORSUNUZ?..

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Biz karar verici değiliz” diyor…

Peki be arkadaş…

Siz karar verici değilseniz…

Ne vericisiniz?..

Ne işe yarıyorsunuz?..

Tavsiye mektubu verip maaş almaya mı?..

Tevfik Özlü

Peki tamam…

O da kabul…

Ama…

Tavsiyelerinizi kamuoyuyla neden paylaşmıyorsunuz?..

Kimden korkuyorsunuz?..

Paylaşın şu tavsiyelerinizi…

Karar alıcıların ne yaptıklarını ya da ne yapmadıklarını bilelim ki…

Sesimizi yükseltmemiz gerekiyorsa yükseltelim…

BİR KERE DE SAMİMİ OL…

Ömer Çelik AKP Sözcüsü…

AKP Genel Başkanı aynı zamanda cumhurbaşkanı da olduğuna göre…

AKP’nin Kalın’ı

Bilim Kurulu Üyesi Tevfik Özlü’nün “Biz karar verici değiliz” deyişini destekliyor…

“Adam haklı” demeye getiriyor…

Ömer Çelik

İyi de kardeşim…

Burada söz konusu olan milyonlarca insanın hayatı…

Bunlar…

“Kuyudan su çıkaralım mı çıkarmayalım mı?” sorusuna cevap arayan sondajcının tavsiyeleri değil…

Yahu ekonomide de kararları bilenler değil sizinkiler aldı

Aha gör ne haldeyiz?..

Bir kere de partizanlık yapma…

Bir kere de samimi ol…

Bir kere de gerçekleri söyle be kardeşim…

Bir kere…

Göreceksin ki sonra hep gerçekleri söyleyeceksin…

BIYIKLAR YİNE ÇIKAR AMA…

Olmadı be Özgür (Özel)…

Hiç olmadı…

Yahuuuu.

Adamcağız tam da bıyıklarını kesmişti

30 Ağustos mesajında Atatürk’ü de anmıştı…

Bu sene 10 Kasım günü okumak için Behçet Kemal Çağlar’dan bir de Atatürk şiiri ezberlemişti…

Özgür Özel

Yani şu “Abdullah Gül’ün CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali bile yok” cümlesini en baştan kursaydın olmaz mıydı?..

Abdullah Gül

Hayır yani…

Bıyıklar yine çıkar…

Nihayet buğday tanesi uzunluğunda

Ama be kardeşim …

Cumhurbaşkanlığı umudunun yıkılıp gitmesi geri gelecek bir şey değil hani…

İNANANLAR İÇİN TÜİK’TEN HABER VAR…

2020 yılı ağustos ayı enflasyon oranı yüzde 0.86

2019 – 2020 ağustos arası (1 yıllık) enflasyon oranı ise yüzde 11.77…

Yani, düşmek bir yana yükseliyor…

Hem de en verimli, enflasyonun en düşük hatta “eksi” çıktığı aylardan biri olan ağustosta

Bu da demektir ki…

Ulusal paramızın akümülatör (Değer saklayıcı) olma özelliği çok zayıf…

Haliyle nakdi olan altın ya da dövize gidiyor

Yarın, “yastık altı altınlarını” ele alacağım…

Yazarlar

Ey iktidar sahipleri, kabul edin ki reel sektör ve bankacılığımız komada…
Memduh Bayraktaroğlu