Ahmet TAKAN
9 Aralık 2019

Erdoğan, bir ”dolandırıcı”yı unutmuş!..


AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, kavgada bile söylenmeyecek sözlerle hücum etti  yeni oluşumcuların üzerine… Ana hedef tahtasına, bir zamanlar en yakın yol arkadaşı Dışişleri eski Bakanını, eski Başbakanını oturttu. “Dolandırıcılıkla” suçladı. Her şeyden önce bir hususu açık ifade edeyim; köşe yazılarımda Ahmet Davutoğlu’nun görevleri sırasında uyguladığı iç -dış siyaseti çok sert eleştirdim. Başbakan başdanışmanlığı görevim sırasında kısa bir süre için olsa da Davutoğlu ile yakın çalışmış biri olarak ona “dolandırıcı” lığın asla yapışmayacağını çok rahatlıkla söylerim. Üstelik, Ahmet Davutoğlu, gazetecilik hayatım boyunca rastladığım, para pulla ilişkisi olmayan ender  siyasetçilerden biridir.

Ahmet Davutoğlu, Tayyip Erdoğan’ın ağır suçlamalarına yazılı olarak cevap verdi.  Haber sütunlarında okuduğunuz için tekrara girmeyeceğim. Ağır yaylım ateşinin ardından Davutoğlu’nun karargahındaki havayı merak ettim. Davutoğlu’nun çalışma arkadaşlarında moral bozukluğu yok. Tam tersi bir hava var. Erdoğan’ın “kendi ayağına sıktığını” düşünüyorlar. En yakınındaki kurmayına, Davutoğlu’nun, Erdoğan’ın açıklamalarını duyunca ilk tepkisinin ne olduğunu sordum. Şu cevabı aldım;

“Kızdı, sinirlendi. ‘Bu şık değil. Bizim bir suçumuz yok burada. Madem öyleyse neden önceden bir şeyler yapılmamış’ dedi.”

Erdoğan’ın partisi içinden çıkan muhaliflere neden bu kadar sert yüklendiğine ise şöyle bakılıyor;

“Anketlerde, sayın Davutoğlu’nun oy oranı 7 ile 9 arasında gözüküyor. Ali Babacan’ın oyları da 6 ila 7 arası gözüküyor. Korkunç bir oy bu. Eğer partiler kurulmadan böyle gözüküyorsa kurulduktan sonra bu oylar 14-15’lere çıkar. AKP eriyor, erimeyi durdurmak adına negatif bir algı oluşturmak yolsuzluk dolandırıcılık üzerinden… Yani, bunlar dürüst değiller gibi bir algı yaratmak.”

★★★

Ahmet Davutoğlu’nun yakın kurmayı ile yaptığım sohbette oldukça  önemli değerlendirmeler dinledim. Siyasetin etkin ismi, “Sayın Erdoğan’ın konuşması çelişkilerle dolu. Kendi ayağına sıktı” dedi. Özetle o değerlendirmelere geçelim;

“Şimdi biz de diyoruz ki, Meclis’te AKP grubu bir önerge vermeli. 2002 yılından bu yana tüm başbakanlar, bakanlar, cumhurbaşkanlarının mal varlıklarını araştırılsın. Hemen  mal varlıklarını açıklasınlar. Bu yeterli değildir bir de Meclis Araştırma Komisyonu’nda bunların mal varlıkları araştırılmalıdır. ABD’nin ağzına da bir Cumhurbaşkanı sakız olmamalıdır. Hem Cumhurbaşkanına da iyilik yapmış olacağız ve bütün millete de diyeceğiz ki; bizim bakanlarımızın mal varlıkları dün buymuş bugün bu. AKP, yine bir Meclis araştırma  önergesi vermeli; 2002 yılından bugüne kadar bütün kamu bankalarının kişilere, kuruluşlara, özel üniversitelere ve vakıf üniversitelerine ne kadar kredi tahsis ettikleri üzerine bir çalışma yapılmalıdır veya bankalar açıklamalıdır. Sayın Cumhurbaşkanı talimat vermelidir. Kimler ne aldırlar neleri ödediler neleri ödemediler. Ne zaman yapılandırdılar, mal varlıkları nelerdir? Gerekirse bunla ilgili de bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalıdır. Hatta Soruşturma Komisyonu kurulmalıdır. Hem mal varlıkları ile ilgili hem bununla ilgili. Biz açığız şeffafız. Sayın Erdoğan’ın bu kadar sertleşmesinin sebebi telaştır, korkudur. Sayın Erdoğan’ın iktidarı kaybetme korkusudur. İstanbul ve Ankara’yı niçin kaybetme korkusu taşıdılarsa iktidarları içinde aynı korku ve  telaşı taşıyorlar. Hesap sorulur diye korkuyorlar. Eğer oturduğunuz koltukları kirletmemişseniz, arkanızda da şaibeli kirli işler bırakmamışsanız iktidarı rahatlıkla bırakıp gidersiniz. ‘Millet böyle uygun gördü’ dersiniz. Korkmazsınız, çekinmezsiniz.”

★★★

Davutoğlu’nun yakın kurmayı, Erdoğan’ın dolandırıcılık ithamları sırasında saklanan bir gerçeği de faş etti;

“Burada Cumhurbaşkanı dolandırıcılıkla itham ediyor ama orada İdris Güllüce de var onun adını zikretmiyor. İdris Güllüce hala AKP’nin üyesi. Onun hakkında da disiplin soruşturması açacaklar mı? Hemen AKP’den uzaklaştırılması lazım. O zaman İdris  Güllüce, Çevre ve Şehircilik Bakanıydı. Kararda bakan olarak onun da imzası var. Madem burada bir dolandırıcılık söz konusu İdris Güllüce hakkında işlem yapmalarını bekliyoruz. Dolandırıcılık varsa, Cumhurbaşkanın sözleri ağır sözler, ‘Halk Bankası’nı  dolandırmaya kalktılar’ diyor. Bunla ilgili savcıların devreye girmesi lazım.

Sayın Erdoğan, yine tarihi hatalarından birini yaptı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi tarihi hatalarından biridir. 17/25 Aralık sonrası bakanların, Yüce Divan’a gönderilmemesi tarihi hatalarından biri, ‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız’ şarkısını söylüyorlar. Üçüncü hataları da İstanbul seçimlerinin yenilenmesiydi. Dördüncü hataları da belediyelerde MHP ile işbirliğiydi, kanunsuzdu aynı zamanda etik değildi. Partilerin dokusunu bozdu. Beşinci hatası da bu son konuşmasıdır. Artık ‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız’ şarkısını hepsi söyleyebilirler.”

Aldığım son bilgi; Ahmet Davutoğlu, partinin kuruluş dilekçesini önümüzdeki cuma günü  yetişmezse pazartesi günü İçişleri Bakanlığı’na verecek. Partinin ismi konusunda, kamuoyunda konuşulanların dışında bir sürpriz olabilir.

Yazarlar

Erdoğan, bir ”dolandırıcı”yı unutmuş!..
Ahmet TAKAN