Ahmet Takan
19 Kasım 2020

Erdoğan, Akşener üzerinden neyi hesaplıyor?..


Siyasetin tozu dumanı tüm kirliliği ile devam ediyor. Seviye yerlerde sürünüyor. Kavgada dahi söylenmeyecek sözler, milyonların önünde televizyon ekranlarında  fütursuzca sarf ediliyor. İki kişi arasında sonsuza dek kalması gereken özel görüşmeler siyasi hesaplar uğruna faş ediliyor. Eline kasap bıçağını geçiren, bir de “yürü ya muhterem” denmişse karşısına çıkanı dilim dilim doğruyor, parça pinçik ediyor. Bir hedefi darp etmek için, siyasetle alakası olmayan araçlar hunharca sahaya sürülüyor. Yeminle söylüyorum; at izi it izine karışmış durumda. Ortada öyle bir büyük kirlilik var ki; vatandaş ne yapsın, kime inansın?.. Doğru ile yalan nasıl ayırt edilsin?..

★★★

Gayet kasıtlı, bilinçli ve planlı bir şekilde her şey birbirinin içine sokuldu. Karartma var!.. Klavyenin başına oturduğumda nerden başlayacağımı şaşırıyorum. Çare; klasik gazetecilik yöntemi ile devam etmekte… Önce yazının flaşı;

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, seçilen ABD Başkanı Biden ile köprüleri kurmak için diplomasinin arka kanallarını devreye soktu. Kulağıma gelen bilgilere göre, Washington’da, Erdoğan için arka kapılarda yoğun bir diplomasi trafiği başladı. Tayyip Erdoğan, Biden’ı ilk tebrik eden liderler arasına girmedi ama attığı adam ve  adımlarla yeni Amerikan yönetimine göre pozisyon alan ilkler arasına girmeyi başarabildi. En yeni reform hamlelerine de bu bağlamda bakmak lazım!..

★★★

Basamak basamak gidelim;

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun iddia edilen bağlantıları ile FETÖ iltisakı kurulmaya çalışılan, HDP ile gizli anayasa çalışmaları yapmakla suçlanan Meral Akşener, neden hedef tahtasından hiç indirilmiyor?.. Tamam, İYİ Parti’nin oy dengeleri açısından kilit duruma geldiği apaçık ortada. Zaten bu gerçek, hiçbir anket tarafından da inkar edilemiyor. Ortalıkta gördüğünüz yumruklaşmaları, sıradan bir parti içi kapışma, hesaplaşma olarak değerlendirmeyin. Meral Akşener, dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada iç kavgalara değinmedi ama mesajları çok önemliydi. Sadece birkaç alıntı yapacağım. Akşener, “Sayın Erdoğan’ın derdi, reform yapmak falan değil. Aslında bu vaadin gizlediği bir başka şey var. Nedir o? Acı reçete!” dedikten sonra lafı ekonomik eleştirilerine getirdi ve çözüm önerilerini sunduktan sonra devam etti;

“Bir an önce, ekonomi yönetiminden sorumlu, işinin ehli bir Cumhurbaşkanı Yardımcısı atayın.

Saraydan derhal çıkın.

Tüm bu önerilerimizi yapabilmeniz için, önce aklınızı başınıza almanız, sonra da hepimizi içine soktuğunuz bu ucube sistemden vazgeçmeniz gerekli. Çünkü Türkiye’nin yaşadığı sıkıntıların temelinde bu ucube sistem var. O yüzden, kalıcı ve sürdürülebilir reformları yapabilmek için önce, iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmeniz gerekli.”

Meral Akşener’in konuşmasının tümüne baktığınızda bu sözler size sıradan ve daha önce duyduğunuz iktidar eleştirisi gibi gelebilir. Ama bence öyle değil!.. Meral Akşener, “reformların” perde arkasını ve siyasi hesapları biliyor. Akşener, saraya “Her şeyin farkındayım. Çizgimde değişiklik yok. Geri adım atmayacağım. İşine gelirse” mesajı yolluyor. Bu konuşmanın diplomatik kodları var. Hatırlarsınız, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisine “Evine dön” çağrısı yaptığında Akşener, “Sayın Erdoğan lütfen ortağınızı üzerimize sardırmaktan alın, yeterli ilgiyi gösterin lütfen” demişti ya… Onun gibi bir şey oldu işte!..

Biraz daha açıklık getirelim;

Türkiye’de siyasetin gerçek ayak izlerini takip edebilmek için görünürdeki siyasi aktörler kadar görünür olmayan etkin aktörlerinde çok iyi izlenmesi gerektiğine inanırım. Görünmeyenlerin cephesinde neler olup bittiğine baktığımda, oradan süzülüp gelen değerlendirmeleri değerli okurlara şöyle özetleyebilirim;

-Tayyip Erdoğan, Biden’ın seçilmesinden sonra uluslararası masada “muhatabınız  benim” demek için hamleler yapıyor.

– CHP ve İYİ Parti karıştırılarak güçsüz, yetersizler fotoğrafı verilmek isteniyor.

– Tayyip Erdoğan, Meral Akşener’e “yerli ve milli” derken havuç politikası, iç karışıklıkları ile ilgili tek bir laf etmezken “daha karışmadım” mesajı vererek arkada duruyor sopa gösteriyor.

– İYİ Parti ile CHP’nin HDP ile birlikte anayasa yapma çalışmaları suçlaması AKP’nin çözüm süreci ve geçmişteki açılımlarının izlerini silmek için hamleler.

(Cemil Çiçek’in TBMM Başkanı olduğu döneminde kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu ve ortaya çıkan taslak hâlâ Meclis arşivinde duruyor. Tüm partiler, o zaman HDP ile aynı masaya oturmuştu, MHP dahil- aht-)

-Erdoğan’ın en önemli gayesi İYİ Parti’yi yanına alabilmek. Böylece uluslararası masada kendisini meşrulaştırmak. Başka bir çaresi kalmadığını görüyor.

-Tayyip Erdoğan, İYİ Parti’yi yanına alamazsa, seçim kozunu ve oradan almayı hesapladığı yüzde 50 gücünü uluslararası masaya sürmeyi deneyecektir. 2021 Haziran ayında erken seçimi gündeme getirebilir. O seçimi “HDP’den yana mısınız, değil misiniz?” seçimine sokabilir.

★★★

Kısa bir zaman önce, kilit parti haline gelen İYİ Parti’nin lideri Meral Akşener’in üzerine psikolojik harp taktikleri ile gidildiğini yazmıştım. Savaşın şartları kademe kademe ağırlaştırılacak. Şunu da belirtmem gerekir; Akşener’in, son hücumların ardından sinirlerinin bozulmuş olduğunu görüyorum. İYİ Parti liderinin elinde çok önemli bir gücü var “yerli ve milli” olması…  Meral Akşener’in ara sıra parti genel merkez çevresinden bir süreliğine uzaklaşarak, yalnız başına bir odada sakin sakin düşünmesinin faydalı olabileceğini düşünürüm.

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Erdoğan, Akşener üzerinden neyi hesaplıyor?..
Ahmet Takan