Ümit Zileli
23 Ekim 2020

Emeklilikte “ölseler de kurtulsak” sistemi mi?!.


Türkiye’de 9 milyonu aşkın emekli yurttaş var…

Hak sahibi” adı verilen dul ve yetimlerle birlikte bu rakam 13.2 milyona ulaşıyor. İşçi kesiminden sonraki “en kalabalık grup” olan emekliler ve hak sahipleri için şöyle bir değerlendirme de yapılabilir:

Türkiye’nin en yoksul, en kaderine terkedilmiş kesimi!..

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerinden yararlanarak hazırladığı “Türkiye’de Emeklilerin Durumu ve EYT Gerçeği” araştırması, emekli ve hak sahipleri kesiminin yaşadığı acı gerçeği tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Araştırmadaki şu başlık bile gerçeği en yalın haliyle anlatmaya yetiyor:

Yaygın bir emekli yoksulluğu yaratılıyor!

Her şey çok açık, toplumun gözü önünde yapılıyor ancak SGK, her nedense emekli ve hak sahiplerinin aylık ve gelirlerinin ayrıntılarını adeta bir devlet sırrıymış gibi ısrarla açıklamaktan kaçınıyor; emeklilerin asgari ücretin çok altında aylık ve gelir aldığını açıklamıyor, bu konuda bilgi edinme başvurularını da reddediyor!..

Zaten açıklasa da ne kadar güvenilir olur, orası da ayrı mesele!..

Sadaka bile denilemeyecek aylıklar!

Yaşlılık aylığı alan sigortalıların sayısı 9 milyon 90 bin, ölen sigortalıların hak sahiplerinin yani dul ve yetimlerin sayısı ise 3.8 milyon…

DİSK-AR araştırmasında, SGK’nın emekli aylık ve gelirleri ile verilerinin gerçeği yansıtmadığı belirtiliyor! Türkiye’de en düşük emekli aylık ve geliri alan ilk yüzde 20’lik dilimin harcanabilir aylık geliri ne kadar biliyor musunuz?

763 Türk Lirası!..

Yazıyla da belirteyim de yanlış anlama olmasın. Yediyüz altmış üç TL!.. Güne böldüğünüzde 22 lira 90 kuruş!.. Diğer bir deyişle sadaka bile değil!.. Bir diğer anlatımla bu aylığı alan 2 milyon 600 bin kişi tam anlamıyla açlık ve sefalete terk edilmiş durumda!..

Onlar bu durumda da, diğerleri çok mu farklı sanıyorsunuz; 13.2 milyon emekli ve hak sahibinin 7.9 milyonu da asgari ücretin çok altında bir gelire mahkum!

Bu da yetmiyormuş gibi Meclise sunulan yeni torba yasa teklifi çalışan emeklileri ve Emeklilikte Yaşa takılanları (EYT) çok daha beter bir geleceğe mahkum edecek maddeler içeriyor!

Bu teklif yasalaştığı takdirde daha güvencesiz çalışacaklar, kıdem tazminatları ve iş güvenceleri ortadan kalkacak!

Araştırma, o ağızlarda süreli sakız olarak çiğnenen “genç emekliler” efsanesini de ıskartaya çıkarıyor; emeklilerin yüzde 80’ine yakını 55 ve yukarı yaşlardan oluşuyor! Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ise emeklilikte baş köşeye kurulmuş vaziyette; kadınlar emeklilik hakkına çok daha zor erişiyor, istihdam edilenlerin yüzde 32’si kadınlardan oluşurken, emeklilerin yalnızca yüzde 19’u kadın!..

Gelelim daha acıklı olan duruma; OECD ve Avrupa ülkelerinde emeklilikte ortalama ömür beklentisi Türkiye’nin çok üzerinde… Fransa’da mesela 25 yıl, Yunanistan’da 24 yıl… Türkiye’de ise 17.6 yıl!..

Ölene kadar çalış devlete yük olma!..

Hepimizi acı acı düşündürmesi hatta utandırması gereken durumlara gelince…

Bu ülkede emekli kesimin yüzde 47’si yani 4.3 milyon yurttaş ya çalışıyor ya da iş arıyor!..

-Bu ülkede en düşük emekli aylığı ile en yüksek emekli aylığı arasındaki fark tam 7.5 kat! Bu oran AB’de yüzde 4.2!

-Bu ülkede en düşük emekli aylığının 1.500 TL olduğu iddiası da yalan! Emekli aylıklarının asgari ücrete oranı giderek düşüyor!

EYT’lilere gelince… Büyük bir toplumsal sorun, büyük bir dram… 1998 yılında işe giren ve o tarihte 2023 yılında emekli hakkına sahip olan işçinin, daha sonra çıkarılan bir yasayla emekliliğinin 15 yıl sonraya, 2038’e atılmasının adı EYT!..

Emeklilikte yaşa takılanlar arasında 2 yıl ile 18 yıl arasında mağduriyet bulunuyor!

İlk etapta emekli olabilecek EYT mağduru sayısı 750 bin ile 1 milyon civarında. SGK’nın ödeyeceği aylık miktarı ise 2 milyar TL civarında… Devlet kurumlarına kiralanan otomobillerin, binaların gideri yanında devede kulak bile değil!..

Sözün özü; bu trajedi yazmakla, anlatmakla bitmez! Her seçim döneminde verilen sözleri yazmaya kalksam sütunlar yetmez!

Sahi, emeklilikte “ölseler de kurtulsak” sistemine geçildi de bizim mi haberimiz olmadı!..

Yazarlar

Emeklilikte “ölseler de kurtulsak” sistemi mi?!.
Ümit Zileli